Giriş
(18)

hayata karşı önde başlayanlar

tuborg yesili
Olduğunu gördüğünüzde ne hissediyorsunuz ve bu sizin motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?Evet hayat adil değil vs.kimisi başkasının elde etmek için deli gibi çaba sarf ettiğine zaten sahip olarak doğuyor.Bu gerçeğe dair tutumunuzu merak ediyorum aslında.
Olduğunu gördüğünüzde ne hissediyorsunuz ve bu sizin motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?

Evet hayat adil değil vs.

kimisi başkasının elde etmek için deli gibi çaba sarf ettiğine zaten sahip olarak doğuyor.

Bu gerçeğe dair tutumunuzu merak ediyorum aslında.
0
tuborg yesili
(21.08.24)
Dediğin gibi hayat adil bir yer değil. Ben hayat standartlarımı elimden geldiği kadar yükseltmeye çalışıyorum. Belki bir başkasının hiç zahmet etmeden elde ettiği bir şey için ben mücadele ediyorum. Asla kurban rolüne girmiyorum. Hayat bana örnek veriyorum 1 birim bir şey verdiyse ben onu 2 birim yapmaya çalışıyorum.

Bir de diğer taraftan benim de bazı kişilerden daha şanslı olduğum gerçeği var. Bana imrenen, ne kadar şanslı diyenler olabilir.
0
rock n roll
(21.08.24)
Hayatta sadece kendi isteklerimin pesindeyim. Benim olmam gereken yerde bir baskasi sirf aile sayesinde olmussa bu benim hevesimi baltalar evet.

Ama annesinden apartman kalmis birini de asla sallamam.
0
Yourcousinmarvinberry
(21.08.24)
Sahip olduklarımla ve olabilme potansiyelim olanlarla mutlu olmasını öğrendiğim, hiçbir zaman sahip olmayacağım bir konuma doğuştan sahip olanları düşünerek delirmenin bana bir faydası yok, onlar yokmuş gibi hayatıma devam ediyorum gördüğüm zaman da kafamı başka yere çeviriyorum telefonuma bakıyormuş gibi falan yapıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.08.24)
Bilmiyorum beni etkilemiyor. Sadece morbid obez olduğum için incecik çıtı pıtı insanların bu hallerinden ne kadar habersiz oldukları beni şaşırtıyor. Ayaklarının acımaması, bellerinin sırtlarının iki yürüyünce yamulmaması, güzel ve çeşitli giyinebilmeleri, ucuz ucuz kıyafet ayakkabı bulabilmeleri ve bunun farkında olmamaları çok hayret ettiriyor o kadar.
0
muhayyer divan
(21.08.24)
Olumluya odaklanmak gerekir. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi toz pembe değil.
Kimseyi kıskanmamaya çalışıyorum. Özenmiyorum. Halime şükrediyorum.
0
Cezcez
(21.08.24)
Sınıf kinim yoktur.
0
Amaranta ursula
(21.08.24)
hirslandiriyor beni, motive ediyor.
0
cooperr
(21.08.24)
Hayatta farklılıklar olacak.
ben olaya daha çok inanç yönünden bakıyorum.
fakirin sabrı, zenginin cömertliğine denk geliyor sanırım.

Ve tabi şuna dikkat etmek gerekir ki; en bedbaht kişi kibirli olan fakirdir.. denir eskilerde.
0
diyecevaplandı
(21.08.24)
Evet, hayat adil değil ama bu dMek değil ki kendi yolunda ilerleyemezsin. Herkesin farklı bir hikayesi var. Belki ben daha çok çaba sarf etmek zorundayım, ama bu da beni güçlü kılıyor. Kendi başarımı görmek zorlukları aşmak beni daha da motive ediyor.

Başkalarının avantajlarına fazla odaklanmamaya çalışıyorum. Sonuçta neyi değiştirebilirim? Kendi hayatımı. Kendi şartlarımı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorum. Evet, bazen sinir bozucu olabilir ama bu da beni daha da azimli yapıyor.

Yani, hayatın adil olmadığını kabul etmek bir başlangıç noktası. Orada takılıp kalmaktansa kendi hikayemi yazmaya devam ediyorum.
0
goodz
(21.08.24)
eğer böyle bir değerlendirme yapmaya kalkarsam çocukluğumdan sonra tanıdığım herkes benim önümde olmuş oluyor, her tanıdığım insana ne güzel hayat be, demem lazım,
ben gölcükte doğdum büyüdüm ve tam on yaşına geliyorken depremde her şeyimizi kaybettik, aylarca evimiz yoktu, ev bulunca da aylarca ve hatta yıllarca, bir çok basit şeyimiz bile olamadı, en baştan başladık, uğraştık, 25 yıl geçmiş şimdi her şeyimiz var, yani hayatta her şey olur, geçer, gelir gider,

sporcu ya da sanatçı insanlar gördüğümde sadece belki ben de olabilirdim diyorum geçiyorum ama o kadar yani,

Kimseyi kıskanmıyorum, hırslanmıyorum da hiç beni iyi anlamda motive eden bir şeye de dönüşmedi, insanlara da o şekilde bakmak aklıma gelmiyor, volvosu olanlara bazen diyor olabilirim hdsfvhjd,

yukarıda yazılanlar gibi sadece kendime bakıyorum,
0
a perfect lie
(21.08.24)
hayata onden baslayanlar umrumda degil. ancak ben hayata geriden basladim. malesef ne yaparsam yapayim bunun telafisi olmayacak ve olene kadar eksik kalacagim.
0
arakaali
(21.08.24)
saglikla ilgili degilse cok sacma bir dusunce oldugunu dusunuyorum. boyle bir kiyas yapan kisi de birine gore onde sayilir. ali koc bile birine gore geridedir.

mal mulk onemli degil. gerekirse arkadaslarinla kaldirimda oturur skol bira icersin gene mutlu olursun. ali koc olursun her seye sahip olursun ama mutsuzluktan geberirsin. bir seyin sahibi olduktan sonra o sey onemini yitiriyor. degerli olan seyler hep sahip olmadiklarimiz.
0
bohr atom modeli
(21.08.24)
Benim motivasyonumu hiç etkilemiyor.
Şanslılık sıralamasında genelde ortalara yakın olduğumu düşünüyorum.

Bir de mesela birinin ailesi zengin olduğu için şanslılık listesinde en yükseklerde olduğunu düşünüyoruz ama babasıyla iletişimi çok kötü mesela o yüzden şanslılıkta ortalara doğru geriliyor.
Yani gördüğüm şeyin sadece gördüğüm şeyden ibaret olmadığını öğrendim.
0
michael_knight
(21.08.24)
Kötü etkiliyordu ama bunu düzeltmeye çalışıyorum. Herkesin hayat yolculuğu kendine, onlar belli konularda önde başlamıştır, siz ise başka konularda. Hayat herkesi farklı yollardan yürütüyor ve herkesin bambaşka hikayesi var, herkesin hayatta öğrenmesi gerekenler bambaşka. Belki benim, sizin ve x kişisinin bu hayatta çabalamayı ve vazgeçmemeyi öğrenmesi gerekiyor, avantajlı gördünüz kişilerin ise bambaşka şeyleri.
0
playing star again
(21.08.24)
Ben kendi kulvarımdayım
0
gabe h coud
(22.08.24)
beni hirslandiriyor ve 0'dan gelip su anda ulastigim yerdeysem biraz da bunun sayesindedir. kendim icin degil cunku ben kendimi kurtardim sayilir ama yasama firsati olmayan %80'lik bir grup varken %3-5'in asiri refah ve bolluk icinde yasamasina ayar oluyorum. millette sinif bilinci de yok maalesef ses cikarmiyorlar. yani 10 kisilik bir grupta 1 kisinin her seye sahip oldugunu 7 kisinin sefalet icinde yasadigini dusun. o en zengin 1 kisi 2 kisiyi secip onlara da iyi yasam hakki taniyor ve boylece diger 7 kisinin ustune basarak yasiyorlar.

maalesef cogunlugun bir sansi bile yok. amerika'da dunyanin onde gelen teknoloji sirketlerinden birinde calisiyorum ve buralara gelebilmis turklerin %90'i cankaya, besiktas, kadikoy'de dogmus ve ozel okullarda okumuslar. adam ozel lisede okumus, sonra peder bey amerika'da ozel okula yollamis. bu adamin basarisiz olma sansi var mi simdi.

aynisi amerika'nin zengin sinifinda da var. basariyi satin alabiliyorsun maalesef. yani adam iyi bir liseye gidiyor, prep denilen. sonra oradan sirf buna hazirlandigi icin iyi bir universiteye gidiyor, sonra iyi universite diye iyi sirket bunu ise aliyor. iyi sirkete girdikten sonra tutunamasa bile cv'de oldugu icin alip yuruyor bir sekilde su ustunde kaliyor. cok mal olmadigi surece ailesi iyi bir hayati satin aliyor.

toplumsal devrimi bir sekilde yapmamiz lazim cunku kaynaklari verimli dagitamayinca butun toplumun verimi dusuyor. bastaki zengin cocuklari koko cekerken geri kalan herkes stres ve sefillik icerisinde yasamaya calisiyor. ve isin ilginci kimse de buna sesini cikarmiyor mesela bu duyuruda bile stoaci takiliyorlar masallah.
0
antikadimag
(22.08.24)
hayati kazanılması gereken bir yarış olarak algılarsan evet bazıları onde başlıyor.
ama hayati bir yarış degil de keyif alınması gereken kisisel bir yolculuk olarak algılarsan, kimin nerden basladiginin bir onemi yok.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(22.08.24)
Önde başladıklarım, önde başlayanlardan binlerce kat fazla. Olaya böyle bakınca hayatın hiç adil olmadığını, bana karşı çok bonkör davrandığını düşünüyorum.

Çocukluğumdan bu yana eşitlerimi düşününce, hepsinden fersah fersah ilerde olduğumu görüyorum.

Bence önemli olan da bu.
0
Mirket
(22.08.24)
(25)

2024 yilinda su entry'nin debe'ye girmesi cok ilginc degil mi?

bohr atom modeli
https://eksisozluk.com/entry/167390026insanlar artik boyle seyleri asar diye beklerken bu entry'nin girilmesi, hadi munferit diyelim eksi sozluk gibi bir yerde en begenilen entry'lerden biri olmasi falan.buralar harbiden karsi cinsle dogru duzgun iletisim kuramamis on binlerce insanin bulustugu yer
eksisozluk.com

insanlar artik boyle seyleri asar diye beklerken bu entry'nin girilmesi, hadi munferit diyelim eksi sozluk gibi bir yerde en begenilen entry'lerden biri olmasi falan.

buralar harbiden karsi cinsle dogru duzgun iletisim kuramamis on binlerce insanin bulustugu yer olmus galiba. eksi duyuru eskiden beri boyleydi de sozlukteki ortalamanin da bu hale gelmesi cok sasirtici degil mi?
0
bohr atom modeli
(16.08.24)
cringe ve ötesi.

herkes bir anda nasil bakire oldu anlayamadim ben.
0
robert bosch
(16.08.24)
Valla cringe'in de ötesinde tehlikeli duruyor. Kendisi böyledir demiyorum ama haberler bu düşüncedeki insanların terk edilmiş versiyonlarının yaptıklarıyla dolu. Gerçekten de kaldıramıyorlar.

Şaşırtıcı evet.
0
akhenaten
(16.08.24)
evlenmeden olmaz diyen çok kız var. hatta erkeğin deneyimi olmasını sorun etmiyorlar. yeter ki evlendikten sonra olsun.

bakire arayan da çok erkek var. birbirini bulurlar artık. ilginç değil trdeyiz.
0
jelly bear
(16.08.24)
internette gün boyu takılanların çoğunluğu incel. öyle tipler debeye sokuyor bu entryleri. yarın aynı başlığa "evlilik öncesi seks harikadır" minvalinde bir şey yazar biri o da girer debeye. çok anlam yüklememek lazım.
0
bussuru1
(16.08.24)
Amma çok varsayım yapmışsın sen de :)
0
gabe h coud
(16.08.24)
debe en cok oy alan entryler degil. bir moderator kafasina yatan ve ilgi gorecegini dusundugu seyleri seciyor. eksi sozlugun de profili asiri kalitesiz zaten. yani genel olarak hic bir acidan ilginc degil.
0
hot potato
(16.08.24)
facepalm.


context dışı olacak ama debe çok ilginç birşey. 15 senedir sözlükteyim, 3 kelimelik entryim debeye girerdi ama üstüne titrediğim upuzun bilgi içerikli entry debeye girmezdi. bence sözlük'ün şu anki durumunu en iyi şekilde debeye giren entryler açıklıyor.
0
false pretension
(16.08.24)
Şimdi biz bu duyuru altında neyi ayıplıyoruz, tam olarak anlamadım ben.
Bir kadın kişisi dini saiklerle olur, başka sebeplerle olur, bekaretini evleneceği kişiye saklayacağını söylemiş,
Onu mu ayıplıyoruz,
Birçok kişi onu takdir etmiş, beğenmiş,
bunu mu ayıplıyoruz.

2024 yılında neyin uygun olduğuna hanginiz karar verdi?

Eski ahit, yeni ahit, avesta, Kuran. Hangisini okursan oku. Emredilmiş bir hüküm var ve buna inanan milyonlar var. Sen gayet inanmıyor olabilirsin de, buna da saygı duyarım da, inananı 2024 dışına itecek gücü, donanımı nereden aldın?

Bir başkasının yaşam tarzına, inancına, doğru bildiğine, ucu sana dokunmadığı taktirde yapmak istediğine, beğendiğine ya da beğenmediğine karışmak 2024'ün neresinde yazıyor?

Cidden siz elitsiniz, seçkinsiniz, felsefeyi yalamış yutmuş, filozofları cebinden çıkarırsınız,en doğruya ermişsiniz. Biz avamız. Bi düşün yakamızdan. Bi salın bizi.
0
Mirket
(16.08.24)
Mirket supply i dusuruyolar. Demand de fazla olunca tc kizlari bi halt saniyo kendini
0
lapaz
(16.08.24)
Microecon 101
0
lapaz
(16.08.24)
@lapaz
Bana bir şey diyorsan Türkçe yaz Abi.
Benim yabancı dilim yok.
0
Mirket
(16.08.24)
@mirket nasil yok abi gecmis yorunlarina gore baya kulturlu birisin benxe
0
lapaz
(16.08.24)
Bu kultur turkce kaynaklarda pek yok genelde. Cevirmenlerimiz haylaz
0
lapaz
(16.08.24)
Türkiye'deki kizlarin çogu bu kafada maalesef. Orta dogu kafasi klasik.
0
Yourcousinmarvinberry
(16.08.24)
hayat tecrübesi az olunca böyle oluyor. bende eskiden beraber olduğum kişi beni aldatırsa kesin intihar ederim, onu da vururum diye düşünüyordum.

hayat ilerledikçe, kimi şeyleri görüp analiz ettikçe malmıyım ben, biri beni aldatıyorsa onun karaktersizliği, niye kendimi vurayım, niye başkasını vurup 15 sene yatayım ki demeye başladım.

ve bir ortamın bu hale gelmesi diye bişi yok, ortam hep aynı ortam, insan hep aynı insan, hayat aynı hayat. değişen tek şey koşullar. eskiden tarım için öküz arabası varken şimdi traktör var, geri kalanı aynı.

hani diyorlar ya aslında sadece 7 farklı senaryo var, her film bu senaryolardan birini işliyor, teknoloji/zaman değiştikçe, konuyu işleme biçimi de değişiyor ancak özü aynı.
0
selam
(16.08.24)
debe algoritmasına bakmak lazım. Kimsenin okumayacağını bildiğiniz ilginç ve orijinal şeyler de debe oluyor. Yani keyfilik söz konusu bence.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.08.24)
@Mirket başlık biriyle seks yapılmasıyla ilgili ama sorudaki entry bununla ilgili değil ki. Entryi yazan kişi "seviştiğim kişinin bir gün beni terk etmesini veya ayrılmasını, artık beni istememesini kaldıramam." Demiş

Bu artık başka bir şey. Her dinde boşanma var, ayrılık var. Boşanmayla ilgili en katı kurallar katoliklerde onlarda dahi belli durumlarda boşanma izni veriliyor. Ayrılık hayatın acı bir parçası. Sağlıklı bir insan bununla baş edebilmeli.

Entry'deki durum "Ben evlilik dışı cinsel ilişkiyi uygun bulmadığım için aile kurmadan kimseyle seks yapmam" olsa dediğinde haklısın ancak yazan kişi "ben seviştiğim kişinin benden ayrılmasını, artık beni istememesini kaldıramam" diyor. Bu nerden bakılırsa bakılsın en hafif haliyle desteklenmemesi gereken bir düşünce değil mi sence de?

Örneğin birgün bu kişi evlenir ve eşi de ondan boşanmak isterse ve bu kişi "hayır ben bunu kaldıramam, ayrılmıyorum, ben bunun için evlenmeyi bekledim" gibi şeyler söylerse bu masum bir şey olmaya devam edebilir mi gözünde?
0
akhenaten
(16.08.24)
@akhenaten,
2024'e yakışmayan o mu?
0
Mirket
(16.08.24)
Bir insanın herhangi bir çağda "seviştiğim kişinin bir gün beni terk etmesini veya ayrılmasını, artık beni istememesini kaldıramam" demesi dünyanın en normal cümlesi olabilir ya.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
@bohr ne kastetmiş onu kendi açıklasın ama ondan bağımsız üstüne konuşulan entrydeki sözler bunlar. baya borderline özellikleri gösteren bir düşüncenin debeye girecek kadar destek bulması da 2024'e yakışmıyor gerçekten de. bunlar baya takıntılı eski sevgili/eş sözleri gibi görünüyor.

geleceğe yönelik edit: bu tarz fikirlere sahip brinden bin türlü rezillik yaşayarak yakamı zor kurtardığım için tarafsız bakamıyor olabilirim, ama böyle sözlere temkinli yaklaşmasını tavsiye ederim herkese. Şişede durduğu gibi durmuyor çünkü cidden. Dedikten sonra ben çekileyim artık.
0
akhenaten
(17.08.24)
Türkiye'de bunu 2124 olsa da aşamayacak çok insan var. Bu insanlar ekşi'ye giremiyordu sadece, o değişti.
Yoksa şuraya verilen cevaplar ve savunmalar bile durumu özetliyor.
0
Bruce
(17.08.24)
Normal aslında. Muhafazakarlaşma var. 10 sene önce duyuruda bile kadınlardan gelen sorular ve yakınmalar çok daha farklıydı. Toplum fakirleşti ve muhafazakarlaştı. Bunların olduğu yerde gayet normal
0
ferenc
(17.08.24)
benim sasirdigim nokta suydu, eksi sozluk gibi on yil oncesine kadar milletin dini, milli, geleneksel tabulariyla ilgili son noktaya kadar elestirel olunan ve hatta gecenin bir yarisi gozaltina alinan bir platforma uye olmus entry girecek pozisyona gelmissin. hadi buraya gunluk hayatinda al fistaninla yoldan gecen yavukluna bakis atan bir koylu kizi gibi entry'ni de girmissin bunu da anladim.
bu mentalitede bu kadar insanin bu entry'ye sukela vermesi nasil mumkun olabiliyor bunu anlayamiyorum.

ne olur abi sevisse ayrilsa yani. elindeki aletle 10 bin km otedeki hemcinsinin gunluk hayatina bile tanik oluyorsun. kaldi mi boyle seyler dunyada? ilginc.

ya benimsin ya kara topragin kafasini bile daha asamamisiz. insan iliskileri cok problemli bu memlekette.
0
🌸bohr atom modeli
(17.08.24)
Eskiden sözlük daha kısıtlı bir kesime hitap eden ve o çevre tarafından kullanılan bir komüniteydi, şimdi daha çok bilinen ve her çevreden kullanıcının olduğu bir topluluk, o nedenle şu an senin "lan böyle düşünceler hala var mı ya" dediğin tüm tabular bu insanlar tarafından hala sonuna kadar yaşanabiliyor, sana bana garip gelen bu insanların bir gerçeği olabilir, ha bu kullanıcı troll de olabilir o ayrı ama troll olması hayatın böyle bir gerçeği olduğu sonucunu değiştirmez, aynı fikirde olan insanlar de bu entry'yi debe'ye taşıyabilir, biz ülke olarak Norveç falan mı olduk da bu kadar şaşırdınız anlamadım ben ülkenin belki de %20'si falan açık fikirli insanlardan oluşuyordur, o nedenle bu düşünceler normal, debe'de olması da normal.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.08.24)
ulkede bazi seyler cok hizli degisiyor. yeni nesilde dinsizlik orani 20 yil oncesine kiyasla tahayyul edilemeyecek kadar yuksek. siyasetin muhafazakarlik ekseninde donmesi bir tepkiye neden oluyor. bu nedenle yeni nesil cok hizli bir sekilde bu kafadan uzaklasiyor.

biz eskiden de aslinda yeniliklere acik bir toplumduk bence. bu arabesk kafa ayri bir sey. ondan kurtuluyor gibiyken boyle ibrahim tatlisesvari dusuncelerle karsilasmak beni halen sasirtiyor hepsi bu.

ozetle 2024 yilinda boyle bir seyin eksi sozluk'te bu kadar pozitif oy almasi bence sasirtici. kizlarsoruyor'da alsaydi belki bu kadar sasirmazdim.
0
🌸bohr atom modeli
(17.08.24)
(8)

Amerikan vatandasligi olan insanlar neden TR'de ikamet ediyor

Yourcousinmarvinberry
Bunca akliselim insan gelismis bati ülkelerine kapagi atabilmek için ugrasiyorken, US vatandasligi olan kimseler neden bu ülkenin kosullarina teslim oluyor ? Mantik bunun neresinde ?
Bunca akliselim insan gelismis bati ülkelerine kapagi atabilmek için ugrasiyorken, US vatandasligi olan kimseler neden bu ülkenin kosullarina teslim oluyor ? Mantik bunun neresinde ?
0
Yourcousinmarvinberry
(15.08.24)
yani bu sorunun tam olarak mantığı nedir çözemedim? bu mantıkla 80 ildeki tüm insanlar istanbul'a da göç etmeli çünkü en güzel ve sosyal şehir, imkanları olan şehir orası. veya 200 ülkedeki tüm insanlar abd-eu tarafına göçmeli.

hayat böyle bir şey değil. manhattan'da hayale gelmeyecek bir penthouse'un vardır ama annen baban çocuğun biri çok hasta ve yaşlıdır, anadolu x ilindedir ne bilelim yani çok şey vardır. ben londrada 6-7 restoranı olan adam tanıdım "işlek ve dar bir sokakta, dükkan önüne arkadaşlarla sandalye çekip çay içerek boş oturarak geçse keşke ömrüm diyordu.

hayat tamamen mantık üzerinde ilerlemiyor. mantığı da var tabi. tüm fakir ve savaş gören araplar tr'ye geliyor bu mantıkla mesela, tüm eğitimli türklerde abd'ye eu'ya gidiyor. alman doktorlar deli gibi kanada'ya kaçıyor.
0
avatar is back
(15.08.24)
insan kendinde olmayanı sever. Daha geçen gün bir İngiliz arkadaş İstanbul'daki sürekli aktif yaşamı, kuralsızlığı ve yemekleri övdü, eşi Türk zaten, bir noktada belki de Türkiye'ye gidip yaşayacaklar.

Mesela kurallardan bıkmış olanlar, soğukluktan (hem hava hem insan) bıkmış olanlar Akdeniz insanı ve iklimini çok beğeniyor. Tabii neden İspanya-İtalya-Yunanistan değil de Türkiye dersen, orada da gördükleri bişey vardır belki ekonomik durumlar belki Türk halkının onlara özenerek bakıp hayatlarını çok kolaylaştırması vs.
0
nhk ni youkosu
(15.08.24)
sen onlarin gordugu gibi bakmiyorsun anadolu'ya. bikmissin. insanini sevmiyorsun havasini suyunu sevmiyorsun.

onlar oraya bakinca bambaska bir sey goruyor. simdi tek tek yazsam uzun surer ama bu sey gibi mesela, atiyorum fadime genc bir kadin icin kotu bir isimdir ya, ama sen fransizsindir ve bu adin telaffuzu sana hos gelir. bu ismin sende uyandirdigi tek sey fonetigidir. oyle bir sey.
0
bohr atom modeli
(15.08.24)
Yaşanacak ülke seçimi düşündüğünüz gibi basit bir karar değil.

Birçok faktör olabilir. Abd’de ekonomik şartlar iyi olabilir ama 0 iş güvencesiyle çalıştığınız bir yer. Her an kapı önüne konabilirsiniz. Eğitim ve sağlık aşırı pahalı. Sosyal çevreniz olmayacak. Aileden uzakta yaşamak zorundaysanız mesela bu bir problem olabilir. Vs vs vs
0
but that was just a dream
(15.08.24)
Çünkü cevap herkes için gelişmiş ulke değil. Ben de böyle düşünüyordum ama dinamikler cok farklı. Sosyal hayatını bitirecek yer gelişmiş olsa da cok bir ise yaramıyor.
0
mbond
(16.08.24)
Amerika herkes için iyi değil o yüzden doğma büyüme abd vatandaşı olup başka ülkeye göç etmek isteyen çok kişi var.

-kişi fakir aileden geliyorsa genelde fakir kalıyor. eğitimden sağlığa herşey ücretli.
-gelir vergisi ve sağlık sigortası ciddi bir yük. abd'de gelir vergisi yüzdeliği zengin fakir herkes için aynı. elon musk ile market tezgahtarının ödediği yüzdelik aynı.
-çalışma hayatı zor. işten atılma çok fazla.

Greencardla gelip tutunamayan çok Türk var. Aldığı eğitimlerin denkliği olmayabiliyor, uygun bir mesleği olmayan dolu insan var falan filan..
0
ferenc
(16.08.24)
kanada vatandasi olup an itibariyle bodrum'da yasayan bir tanidigim var.

- remote calisip dolar kazaniyor, tl harciyor. Aylik geliri tahminim 10 asgari ucret falandir.

- bodrum gibi turistik bir yerde 365 gun yasama luksune sahip, surekli deniz/kum/gunes

- gunluk hayatinda kanunlar insanin bogazini sikmiyor, yok bahcenin cimi uzun ceza, yok arabani buraya part ettin ceza, yok 10km hizli gittin ceza, vs..

- anavataninda anadilini konusma luksu

- gerekirse hizmetci tutup evini butun gun temizletebilme, yemek yaptirabilme vs.

daha da sayarim..

"bati ulkelerine kapagi atabilme" plansiz programsiz parasiz yapildiginda pek de akliselim insan isi degil malesef, direk salaklik. para problemi olmayan bir beyaz yaka isen ucuncu dunya ulkelerinde yasayacagin hayati sana bati sunamaz, adamlarin sistemi buna uygun degil zira ortalama bir mavi yaka ortalama bir beyaz yakadan fazla kazaniyor.
0
cooperr
(16.08.24)
Adam abd vatandasi olunca kafasina gore takilma sansi oluyor hocam

Adam isterse vietnama gider isterse cine gider imkan genis

Bide genelde uzaktan calisiyorlar dolar kazaniyorlar

Adama koymuyor nerede yasadigi

Birde cogu kisinin bilmedigi bir durum var
Eger b.k gibi paran olursa tr gibi ulkelerde sinirsiz zevk yapabilirsin

Suanda guvenlik iyi durumda, adamin dolar maasi var, internet hizli, kira bu adama gore uygun, ayrica 1 ucakla bi kac saate avrupadasin.

Dilimiz karmasik harflerden olusmuyor.

Birde egede yasasigini dusun insanlar daha duzgun anlayisli.

Sen kalmaz misin.
0
Zetnikov
(16.08.24)
(7)

şu şarjlı diş fırçası

patronaj1
ne dersiniz? hediye olacak. bu bütçede alternatifi varsa da temiz olur.https://www.vatanbilgisayar.com/braun-oral-b-d103-vitality-pro-cross-action-sarjli-dis-fircasi-siyah.html
ne dersiniz? hediye olacak. bu bütçede alternatifi varsa da temiz olur.

www.vatanbilgisayar.com
0
patronaj1
(12.08.24)
Hocam bu eski tip şarjlı diş fırçası, yeni tip fırçalar sonic titreşimli oluyor, fırçanın başlığı dönme hareketi yapmıyor onun yerine yüksek bir titreşim frekansıyla çalışıyor

Pek açıklayamadım ama sonic titreşimli olsun

Oral B nin io serisi sonic titreşimli, io2 io3 io4..io9 diye gidiyor

En temel olanı alsan yeter io2 white clean diye geçiyor fiyatı 1800-2000 civarı

Bu şarjlı diş fırçalarını ben de kandırma olarak görüyordum iki ay önce diş hekimine gittiğimde onun deneme modeliyle denedim cidden etkilendim ben de kısa zamanda io2 almayı düşünüyorum
0
grimavi
(12.08.24)
@grimavi teşekkürler, çok mu çok eskidir? direkt yanımdaki mağazadan alacağım bu model var max.
0
🌸patronaj1
(12.08.24)
Çok eski değil hocam bu döner başlıklı fırçalar da halen kullanılıyor satılıyor, sonic daha güzel ama şart değil
0
grimavi
(12.08.24)
bende bunun üst modeli (hx9911/88) var o daha iyidir muhtemelen ama bütçeniz dahilinde şu modeller var:
www.vatanbilgisayar.com
www.vatanbilgisayar.com

yalnız bu philipslerin yedek başlıkları oral b ye göre daha pahalı, ve de yan sanayisi pek yok.
0
inheritance
(12.08.24)
@inheritance güzelmiş ama ikisi de gideceğim mağazada stokta görünmüyor:/
0
🌸patronaj1
(12.08.24)
ben pro 3 3500 aldım yeni, bundan farkı fırçanın ana gövdesi daha ince ve çok bastırırsan kırmızı ışık yanıyor. bence ondan al. onun fiyatı da 1.600 mü ne?
0
malheiros
(12.08.24)
bunu ben daha yeni aldim gayet guzel. 7 sene onceki modeli vardi onun gibi degil cok daha iyi bir hissiyat veriyor.

bu arada 24 euro'ya almistim turkiye'de her seyde oldugu gibi yine kazik. neredeyse iki kati fiyati.
0
bohr atom modeli
(12.08.24)
(15)

Sevgiliyi övmek hakkında

moonie
Karşılıklı iç dökelim diye çok katmanlı bir soru soruyorum. Sevgilinizi ne sıklıkla övüyorsunuz? Beğenmediğiniz durumda dahi o mutlu olsun diye övüyor ya da beğendiğinizi söylüyor musunuz?Geçenlerde soru sormuştum en yakın arkadaşı olan kadın ve kadının kızı ile kızın sevgilisiyle tatile giden (eski
Karşılıklı iç dökelim diye çok katmanlı bir soru soruyorum. Sevgilinizi ne sıklıkla övüyorsunuz? Beğenmediğiniz durumda dahi o mutlu olsun diye övüyor ya da beğendiğinizi söylüyor musunuz?

Geçenlerde soru sormuştum en yakın arkadaşı olan kadın ve kadının kızı ile kızın sevgilisiyle tatile giden (eski) sevgilim bey hakkında. Kadın benimki adım atsa yapıştırıyordu "adamsın, aslansın, kralsın" laflarını.

Sonra üniversitedeki eski sevgilimi düşündüm. Amatör rock grubu vardı, Kadıköy'de sahne alıyorlardı. Bir klip çekmişlerdi kendi imkanlarıyla ama tam rezaletti. Nasıl bulduğumu sormuştu, "fena değil ama şunlar şöyle olsa daha mı iyi olurdu sanki?" diye birkaç öneride bulunmuştum tüm tatlılığımla. Çok alınmış ve ben müzisyen olmadığım için "sen ne anlarsın ki zaten?" demişti. :P Hala amatör klipler çekiyor, sözü bestesi kendisine ait şarkılar yayınlıyor ve her biri bambaşka kalitesizlikte fakat karısı hepsinin altına "yine süpersin, müziğe farklı bir seviye getirdin, helal olsun, yüzyılın şairisin" gibi cümleler döşemiş. Bariz kötü ama hepsi.

Bir ara da stand-up yapmak isteyen bir sevgilim vardı. Ona "komik değilsin, oralara çıkıp kendini rezil etme" diyememiştim çünkü çok hevesliydi. Gösteri tarihinden önce neyse ki başka bir sebepten ayrılmıştık.

Böyle anlarda bazen şeyi düşünüyorum, beğenmesek de beğendim mi demeliyiz? Kalbi kırılmasın, mutlu olsun diye kusurunu söylememeli miyiz? Övesimiz yoksa da övmeli miyiz? Kendini geliştirme imkanı nasıl bulacak hep böyle yaparsak? Karşılıklı olarak birbirimizi beklemeyeceksek, hatalarımızı gün ışığını çıkarıp süpürmeyeceksek birlikte olmamızın anlamı ne?

Ha ben yine ne düşünüyorsam onu söylüyorum, sadece gerçekten beğendiğimde bunu dile getiriyorum fakat erkeklerin çoğunun beklentisi tam tersi gibi geliyor artık. Gelin bunu konuşalım.
0
moonie
(11.08.24)
Hocam senin ilk yaşadığın olay aslansın kaplansın övgü değil başka birşeydi

Ben stand up yapmak istiyorum diyen birine ama sen komik değilsin denmez

Ama biri gelip ya 5dk lık bir set hazırladım fikrini almak için sana göstereyim derse dürüstçe iyisine iyi kötüsüne kötü dersin

Yani insanların hevesini kırmaya gerek yok bu hayatta bir çok şeye heves ediyoruz bundan başka şeyler öğreniyoruz, senden fikir istenirse fikrini belirt :)
0
grimavi
(11.08.24)
@grimavi, benim olay övmekten ibaret değildi, biliyorum da bu övülme hali de pek hoşuna gidiyordu. Onun da büyük etkisi vardır diye düşünüyorum. Tarih yakın olunca örnem vereyim dedim. :P
0
🌸moonie
(11.08.24)
yani bence aslında içinizden gelmeden öveceğiniz insanla olmuyor, içinizden gelerek övdüğünüzle yürüyor zaten genelde. tersi de mümkün ama külfet ve yorar bir süre sonra. uyum meselesi kısaca. aynı perspektiften bakabildiğiniz, benzer şeyleri beğenebildiğiniz kişilere yönelirseniz içinizden gelmeyen şeyleri daha az yapmak zorunda kalırsınız diye bir teorim var :) he hiç mi beğenmediğimiz halde beğenmiş gibi yapmıyoruz? illa ki yapıyoruzdur ama iki tarafın uyumlu olduğu ilişkilerde daha az oluyor.
0
in vino veritas
(11.08.24)
Hayat her konuda bir formül uygulayacak kadar basit değil ne yazık ki.

İnsan ilişkide olduğu kişiden destek görmek ister. Bazen morali bozuk olur moralini düzeltmek için destekleyici şeyler söylenir. Bu durumda illa objektif olmak gerekmiyor. Amaç burada sizin eleştirinizi almak değil, desteğinizi hissetmek.

Ancak sizin yardımcı olabileceğiniz, uzman olduğunuz, fikir sahibi olduğunuz, yetkin olduğunuz bir konuda fikrinizi almak üzere sizden eleştiri bekliyorsa orada da objektif şekilde usulünce söyleyeceklerinizi söylersiniz.

Bu ikisi birbirinden çok farklı konular. Görünürde ikisinde de sizin görüşünüz soruluyor olsa da birinde destek bulmak hedefleniyor, diğerinde fikir almak.

Dürüst olacağım derken heves kırmanın, yüz düşürmenin ya da destek olacağım diye gaz pompalamanın bir anlamı yok. Her şeyin bir dengesi var. Nerede nasıl yaklaşmanız gerektiğine siz karar vermelisiniz.
0
akhenaten
(11.08.24)
Ben de tam olarak sizin gibiyim. Kötüyse kötü derim kalp kırmamaya çalışarak. Ama maalesef sürekli onay bekleyen insanlara ne derseniz deyin kalpleri kırılıyor. Benim eşim de onlardan biri. O yüzden artık kötü bulsam bile fikir belirtmemeye çalışıyorum çünkü üzülüyor hevesi kırılıyor vs. Yapacak bir şey yok sanırım fikirlerimi kendime saklayacağım.
0
sacrilegious
(11.08.24)
Sevgili insanın en yakınıdır. Yakınlık da samimiyet gerektirir. Şimdi ben onun yaptığı bir şeyi beğenmezsem ama çok beğenmiş gibi davranırsam o zaman o ilişki samimi bir ilişki olmaz. Belki bir konuda çok yeteneksiz ama inatla o şeyi yapmaya çalışırsa yeteneksizliğini benden duysun başkasından duyacağına.

Aynı şekilde o da bana söylesin. Sonuçta sevgilim olan kişiyle ilişkim samimi olsun isterim. Onun yanında kendim gibi olamayacaksam ne anlamı var? Bir söz var ya hani bir şeye, bir şey demek diye. Kaba olmasın diye yazamıyorum buraya.
0
rock n roll
(11.08.24)
insan gercekci degilse yuzune vurmak gerekir. ben bunu cok yapiyorum cunku bazi seyler bariz oluyor. insanlarin bazen ne kadar salak ve hayatin gerceklerinden bihaber olduguna inanamiyorum.
0
bohr atom modeli
(11.08.24)
Kötüyü görmek ya da iyiyi görmek biraz bizim elimizde. İnsan olarak negatifi görüp negatif üzerine konuşmaya daha yatkınız. Pozitife dönmek ve olumlu şeyleri görme algısı biraz pratikle gelen bir şey.
Bence sende bu durum mevcut. Her konunun negatifi pozitifi var aslında. Ama manitanla sadece negatif gördüğün şeyler hakkında feedback veriyorsan o zaman bi tık toksik kalıyor.

Ama bu durum insanınfarkında olup düzeltebileceği bir şey. Evrimsel olarak eşeştirel düşünmek bi tık daha öne geçirmiş bizi. Ama bu sesi bastırıp her şeyin iyi yanlarını da algılamaya başlamak gerekiyor.
İyi sanlarını formalite gibi kötü eleştiri öncesi anlatıya giriş olarak veriyorsan partnerine, ona da kimse inanmıyor işte. Karşı tarafla alakalı konularda iyi konuları görmeyi içselleştirmen lazım.


Ben eşimi az övüyorum. Biraz geliştirmeye çalıştığım bi şey. Negatifi sormadığında negatif bi şey söylemiyorum çoğuklukla. Hele performansını iyileştirmek gibi bi niyeti yoksa o zaman negatif şeyleri konuşmaya hiç gerek yok.
0
zimbirik
(11.08.24)
Yapıcı olmak kaydıyla olumsuz ve olumlu çok feedback veririm. Nudging yaparım.
0
gabe h coud
(11.08.24)
Ben genelde överim. Ama yalakalik olsun diye değil gerçekten ona hayran oldugum icin. Bu duyguya sahip olmadigim biriyle olmam zaten.

Stand up yapma komik degilsin demek cok ekstrem? Ben zaten cok komik bulmadigim biriyle birlikte olmam. Farzet ki ben gözümde büyütüyorum ve benim gazimöa showu yapmis olmamis aman bosver insanlar mal zaten falan derim. Ama gercekten böyle düsündügüm icindir bu. Aman özgüveni kirilmasin diye degil.

Bu kadar içten, pozitif düsündügüm ve bunu gösterdigim icin de seviliyor oluyorum acikcasi. Birine oran böyle, suyun söyle falan dersen karşıdakini sogutursun.
0
sonsuz
(11.08.24)
insan sevgilisine karşı biraz yapıcı olmalı sanırım. herhalde fazla rasyonalistsiniz. milletçe bir şeyler yapmaya çalışan insanlara karşı maalesef olumsuz tutumumuz var.

kendimden örnek verirsem, ender eroğlu yani norm ender bizim sokakta beraber top oynadığımız, problemli ergen portresiydi. çocuk kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışıyordu müzikle ilgili filan ama ortaya çıkan şeyler çok saçma sapan düzeyde gibi geliyordu.
hatta ben böyle birisi olduğunu bile uzun süren unuttum açıkçası. fakat çocuğu etrafında birileri desteklemiş olmalı ki debelenip debelenip tanınmış, pek çok kişinin saygı duyduğu bir karaktere dönüştü.
belki de arada sizin gibi gömen sevgilileri de olmuştur, bilemeyiz. üst düzey icralar bir anda ortaya çıkmıyor.
0
adivar
(12.08.24)
kocasını gerçekten beğendiği için övüyordur belki de. beğenmediğini nerden çıkardın?

bir de cidden destek görmek için nasılım diye sorduğumda bana da partnerim şu şu özelliklerini geliştir filan dese bozulurum.
0
kaptan maydanoz
(12.08.24)
polaritede kadın erkeği övmez. o annesinin işidir.
erkeğe sadece yaptıklarının dişil üzerindeki etkisi ifade edilir.

örnek: kasların beni güvende hissettiriyor. sokakta elimi tutuyor olman bana güven veriyor. sofrayı toplamama yardım etmen beni mutlu ediyor falan gibi işte.

ne o aslansın kaplansın. sirkte mi yaşıyorlarmış :D
0
janderzel zartanyan
(12.08.24)
insanlara göz göre göre yalan söylememeli bence. şahsen ben o kadar rahat yalan söyleyebilen insandan korkarım. hem de birini kötü olduğu bir işte iyi olduğuna inandırmak destek olmak değil aksine kötülük. yalan söylememek demek de kırıcı olmak demek değil tabi ki. karşıdakini üzmeyecek bir tonda yapıcı geri bildirim verebilmek en ideali olur.

son günlerde twitter'da bir akım var mesela kadınlar çok kötü görünen bir kısır resmi atıyor sevgililerine nasıl olmuş diye soruyorlar. çok güzel olmuş aşkım gibi bir cevap verirse testi geçti falan diye paylaşıyorlar. çok şaşırttı beni bunun hoşa gitmesi gerçekten. bu kadar rahat yalan söyleyebilen birileriyle birlikte olmak istemezdim ben şahsen.
0
semaforo de medianoche
(12.08.24)
* eski sevgilinin amatör rock grubu vardı ve sahne alıyorlardı" ise demek ki hitap ettiği , beğenildiği bir ortam var. senin beğenmemen yada rezalet bulman kişisel zevklerinle ilgili olabilir. o anda kişisel zevklerin ve alışkanlıklarınla düşünüp hareket etmek yerine hayatındaki insanın ortaya koyduğu performansı anlamaya , o lezzete alışmaya çalışmak daha kıymetli geliyor bana.

ben müzik zevkine , damak zevkine hiç aşina olmadığım insanlarla vakit geçirip sonradan onların keyif aldığı şeylerden ben de onlar kadar keyif alabildiğim çok zamanlar hatırlıyorum.

ecnebi buna ; "acquired taste" diyor.
0
loch ness
(12.08.24)
(2)

Genetik testi - abd

adwokat
Savaş cebecinin geçenlerde bir YouTube videosunda bahsettiği bir test vardı. Yatkın olabileceğin hastalıklardan tut hangi spor dalına uygun olduğun ve genlerinin hangi şehir/ülkeye dayandığına kadar ciddi bir sonuç veriyordu?Türkiye’de sanırım böyle geniş sonuçlu bir test yok? Abd de hangi şirket bu
Savaş cebecinin geçenlerde bir YouTube videosunda bahsettiği bir test vardı. Yatkın olabileceğin hastalıklardan tut hangi spor dalına uygun olduğun ve genlerinin hangi şehir/ülkeye dayandığına kadar ciddi bir sonuç veriyordu?

Türkiye’de sanırım böyle geniş sonuçlu bir test yok? Abd de hangi şirket bu işin önde geleni? Türkiye’den gönderebiliyor muyuz?

Teşekkürler
0
adwokat
(11.08.24)
Şu mu?

Adamlar oturdukları yerde Dünyanın genetik haritasını çıkarıyorlar. Casusluk bu değilse nedir ki?

www.youtube.com
0
Mirket
(11.08.24)
23 and me var. cografyaya gore genlerin nereden onu gosteriyor. turkiye'den de oluyor galiba.
0
bohr atom modeli
(11.08.24)
(6)

Ucakta yemek vs hava alaninda yemek

tantamount_to_equivalent
Dun Ingiliz agirlikla Easyjet ucusumda millet acliktan cikmis gibi yiyecek bir seyler satin aliyordu. Hayatimda boyle uzun servis gormedim, tuvalete giden yollar tikaliydi hep, 40 grlik pringles soyleyen mi ararsin, itsu noodle'a 5 pound veren mi? Cogu zengindir muhtemelen 3-5 e bakmiyordur ama "Uca
Dun Ingiliz agirlikla Easyjet ucusumda millet acliktan cikmis gibi yiyecek bir seyler satin aliyordu. Hayatimda boyle uzun servis gormedim, tuvalete giden yollar tikaliydi hep, 40 grlik pringles soyleyen mi ararsin, itsu noodle'a 5 pound veren mi? Cogu zengindir muhtemelen 3-5 e bakmiyordur ama "Ucakta satin almak, ucakta yemek vs hava alanindaki shoplardan, restaurantlardan yemek" yaparsak hangisi daha uyguna geliyordur?
0
tantamount_to_equivalent
(10.08.24)
Uçak içi bana daha uygun gelmişti havalimanına göre.
0
ruhen hastayim ben
(10.08.24)
paradan bağımsız ben havalimanında yemeyi tercih ederim. tabi uçuşa da bağlı,
uçakta yemek beni rahatsız ediyor konforsuz. birde sen alıyorsun yanındaki almıyor vs eni rahatsız eder.
0
basond
(10.08.24)
Ucak ici havalimanindan genelde daha uygun, en azından turkiye ve avrupanin çoğunda öyle. Ucus insani geriyor, kendilerini abur cubura vermişler demek.
0
mbond
(10.08.24)
Turkiye'de bilmiyorum ama yurt disinda, ozellikle low cost havayollarinda, ucak ici fiyatlari sokaktaki fiyatlardan cok da farkli degil. Havalimani daha pahali kalir.

Surada 35. sayfadan itibaren gorebilirsiniz: www.ryanair.com
0
sertac akin
(10.08.24)
cok zenginlikle alakasi yok ya. avrupa'da (gelismis ulkelerinde) tam zamanli calisan kimseye o paralar cok gelmiyor. verirsin yeri gelirse.

ucaktan hic parayla bir sey almadim ama gecen trden donerken pegasusun menusune baktim pek de pahali gelmedi. yandaki dayi kahveye 5 euro verdi. tamam dandik kahve falan da oyle 15 euro da degil. 5 euro almanya icin ucak gibi bi ortamda makul.
0
bohr atom modeli
(11.08.24)
diğer cevaplara ek olarak zaman kavramı var, çoğu kişi havalimanına son saniye yetişiyor checkin bekleme falan yemek yiyecek zaman olmuyor o yüzden uçarken çok tercih ediliyor yemek yemek.
0
eja
(11.08.24)
(4)

Almanya gezi planı. Yardım lütfen.

mikahakkinen
Biraz ani bir karar olduğu için en mantıklı planı yapmaya çalışıyorum. 2 gün Nürnberg 1 gün Stuttgart 2 gün Strasbourg 2.5 gün Münih.Sorum şu Stuttgartı 1 gün gezmek mantıklı mı?Yoksa sadece geçiş noktası olarak kullanıp Münih veya Strasbourga mı eklemeliyim?Not 1 çocuk ve kısıtlı bütçe. Önerilerini
Biraz ani bir karar olduğu için en mantıklı planı yapmaya çalışıyorum.
2 gün Nürnberg 1 gün Stuttgart 2 gün Strasbourg 2.5 gün Münih.

Sorum şu Stuttgartı 1 gün gezmek mantıklı mı?
Yoksa sadece geçiş noktası olarak kullanıp Münih veya Strasbourga mı eklemeliyim?

Not 1 çocuk ve kısıtlı bütçe. Önerilerinize açığım teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(10.08.24)
Stuttgartta mercedes müzesi disinda hicbir sey yok. O sehirde konaklamaniza gerek yok.

Strassburg daha görülesi 1 gece kalinasi bir yer.
0
sonsuz
(10.08.24)
Mercedes müzesi cok güzeldi ama tavsiye ederim
0
sonsuz
(10.08.24)
hocam stuttgart'ta nürnberg'de ne isin var allah rizasi icin. munih bile gorulmese de olur. almanya'da berlin'i gor gerisini salla.

ha almanya'nin cok guzel yerleri var, minik koyleri var, avusturya siniri falan guzel mesela ama buralar dogal guzellikler ve kucuk yerlesim yerleri. buyuk sehirleri turkiye'den gelmeye degmez.

kesin almanya'da bulunmaniz gerekiyorsa munih'te takilip direkt fransa'ya gec bence.
0
bohr atom modeli
(11.08.24)
Ben olsam Stuttgart’ta konaklamazdim, belki kucuk bir sehir turu mantıklı. Strassburg’ta bir gun fazla kalıp o gun de Colmar’a gecebilirsiniz.
Rota daha cok guney sanirim ama olmasa bile cocukla Berlin cok da mantıklı gelmedi bana.
0
yaraticinick
(11.08.24)
(22)

Ülkeye dair umudunuzu ne zaman kaybettiniz? Hala umut edebilen var mı?

ananiyimioguz
Ben şu son göç olaylarına kadar az da olsa umutluydum. Elbet devran döner düzen değişir diye bakıyordum ancak artık ülke demografisinin ciddi bir şekilde değişmesi için tohumlar atıldıktan sonra saldım artık.Zaten yıllardır sağ sol, alevi sünni, kürt türk diye yedik bitirdik birbirimizi.Tabi ajanlar
Ben şu son göç olaylarına kadar az da olsa umutluydum. Elbet devran döner düzen değişir diye bakıyordum ancak artık ülke demografisinin ciddi bir şekilde değişmesi için tohumlar atıldıktan sonra saldım artık.

Zaten yıllardır sağ sol, alevi sünni, kürt türk diye yedik bitirdik birbirimizi.
Tabi ajanların da parmağı büyük ama geldik zaten bütün oyunlara.
Her bir taraf kendi kindar neslini yetiştirdi ve yetiştirmeye devam ediyor.
Kimsenin kimseye karşı bir anlayışı yok.
Bir kısır döngüdür gidiyor zaten belli başlı şeylerimiz.

Fakat yetmedi onca terördü darbe girişimiydi olaylarından sonra birden orta doğu tekrar karışıyor ve oradaki çıkarlar bir yana ülkemiz arap afgan falan fişman doluyor, adamlar tek taşla 3-5 kuş vuruyorlar.

Şimdi zaten kendi gericimiz yobazımı yetmiyormuş gibi, internette de görüyorsunuz da ben şuan antepte olduğum için daha rahat görüyorum kesinlikle durum şöyle www.youtube.com
ve artık yapacak da bir şey yok. Göndersen de kalan kaldı zaten.

İşin siyasi boyutunu düşünsek, siyaset de dış desteklerle güçlendi zamanında. Hükümet ve tüm çevresi hem ülkenin hem büyük devletlerin illegal işlerini de üstlenmiş duyumlarını aldığımız kadarıyla. Zaten araplaşma yönünde emin adımlarla da ilerliyorlar bir yandan.

Ama can alıcı tarafı şu, bu hükümet gitse istediğimiz gelse bile şu saatten dış yönlendirmelere boyun eğmeyip ne yapacak? Toplaşıp aramızda sen ben iktidara gelsek ne yapabileceğiz? En iyi aday diye seçtiğimiz adam geçse ne yapabilecek?

Az önce chatgpt ile sohbet ediyordum. Ülke zaten dışa bağımlı hale gelmiş, gelmeye de devam ediyor da... Olası bir hükümet değişikliğinde dış minnakların dediğini yapmazsak olabilecekler.

---

1. Ekonomik Yaptırımlar:

Ticaret Engellemeleri: İthalat ve ihracat kısıtlamaları, tarifeler veya ambargolar uygulanabilir.
Mali Yaptırımlar: Bankalar ve finansal kurumlar üzerindeki baskılar, kredi derecelendirme kuruluşlarının ülke notunu düşürmesi.
Yatırım Engelleri: Yabancı yatırımların engellenmesi veya ülkeden sermaye çıkışlarının hızlandırılması.
Döviz Krizi: Uluslararası döviz rezervlerine erişimin kısıtlanması, yerel para biriminin değer kaybına yol açabilir.

2. Diplomatik Baskılar:

Diplomatik İzolasyon: Büyükelçilerin geri çağrılması, diplomatik ilişkilerin dondurulması veya kesilmesi.
Uluslararası Kuruluşlardan Dışlanma: Ülkenin uluslararası kuruluşlardaki üyelik haklarının askıya alınması veya sınırlandırılması.
Negatif Propaganda: Ülke aleyhine uluslararası kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulması.

3. Askeri Baskılar:

Tehditler ve Gözdağı: Diğer ülkelerin askeri müdahale tehditlerinde bulunması.
Silah Ambargosu: Ülkenin savunma kabiliyetlerini zayıflatmak amacıyla silah satışlarının durdurulması.
Askeri Tatbikatlar ve Sınır İhlalleri: Ülkenin sınırlarına yakın bölgelerde askeri tatbikatlar düzenlemek veya hava sahası ihlalleri yapmak.
Doğrudan Askeri Müdahale: Uçurum tehdidi olarak askeri müdahale planları veya operasyonları.

4. Siyasi Baskılar:

İç Karışıklıkları Desteklemek: Muhalefet gruplarına veya ayrılıkçı hareketlere destek verilmesi.
Liderleri Hedef Almak: Ülke liderlerinin uluslararası mahkemelerde yargılanması için girişimlerde bulunmak veya onları meşruiyet krizine sokmak.
5. Direkt Tehditler:
Liderlere Yönelik Tehditler: Ülke liderlerinin kişisel güvenliğini tehdit eden açıklamalar.
Askeri Ültimatomlar: Askeri müdahale veya başka bir ciddi yaptırım tehdidinde bulunmak.

---

Şimdi bunların zaten bazıları yapıldı ve yapılmaya devam edecek. O yüzden benim hiç bir alanda umudum kalmadı.

Hala umut edebilen var mı? Bakın daha ekonomi, hukuk, eğitim, yozlaşma, liyakat falan saymadım bile.
0
ananiyimioguz
(09.08.24)
Bicok zaman var ama ortadirek biri olarak havalimanına yanımda yiyecek goturdugumde baya çarpıcı olmuştu ;)
0
abuzer
(09.08.24)
Sosyal medya sayesinde canım halkımızın gerçeğiyle tanışınca ümidimi kestim ben.

x.com
0
yazdonumu
(10.08.24)
Ben tam olarak 28 Ağustos 2007 tarihinde tüm umudumu yitirdim. O gün aşağı yukarı bugünleri tahmin ettim diyebilirim. Ancak bu kadar sistematik değil de daha kargaşalı bir süreç tahmin ediyordum.

Not: Bu cevabımı silerim muhtemelen.
0
Mirket
(10.08.24)
Ben bugün kaybettim hocam. 24 saatlik mesai bizim çalıştığımız iş. Eve gelmişim, duşumu zor bela alabilmişim o yorgunlukla. Bir şekilde uykuya dalmışım ve hangi zaman diliminde olduğunu anlamadığım bir şekilde, pimapen pencereli bir evde (ki kapalıyken tüm kapı ve pencereler) ezan sesiyle uyandım.

Şimdi bu basit bir olay gibi gözükebilir ancak bizim işimiz açısından uyku önemli. 24 saat çalışan adam uykuya daldığı zaman kolay uyanmaz. Hasılı, o nasıl bir ezan ise, uykudan kaldırıyor insanı. Yahu kurun alarmınızı kalkın namazınıza.. ben şimdi uyanmak zorundamıydım diye sorguluyorum ve Türkiye’de yaşadığım için üzülüyorum..
0
daglien
(10.08.24)
Ülkenin iki temel sorunu var, sığınmacılar ve ülkenin sahibi Türkler'de düşük doğum oranı. Ülkenin başka soruna da ihtiyacı yok. Bu harici yazdıklarının hepsi cumhuriyet kurulduğundan itibaren mevcut sorunlar. buna rağmen bir şekilde ülke güçlendi, ayakta durdu.

Her ülke dışa bu çağda ağır derecede bağımlı, her ülkenin halkının azınlığı kayda değer iş yapıyor. Türkiye özelinde ülkenin meclisi darbe denemesinde bombalandı Amerikan uçakları tarafından. Silah ambargosunun da en ağırını yedik, CATSAA ve F-35 yaptırımlarıyla. Bunlar ülkeyi yıkacak şeyler değil, aksine gözleri açıldı da uçak, motor, savunma sistemleri yapmaya ve örgütü temizlemeye çalışıyorlar en azından.

Umut noktasında umudum yok. Sebebi için ekşiye gir. Ülkenin kadını erkeğine, erkeği kadınına düşman. Herkeste bir "bireysellik" furyası. Iphone 15 almayı, gezip tozmayı veya kariyer yapmayı aile kurmanın önüne koyan, aileyi, çocuk yapmayı aşağılayan, dert gören bolca insan var. Konforlu yaşam "birey" ve zayıf insan yarattı bolca. Toplumun temeli dinamitlendi. Umudum bu nedenle yok. Nüfus olarak bundan 100 sene sonra "Türk" ülkenin %30'u olur herhalde. Sonrası da bölünme zaten, umarım o günleri görmem.
0
sarahkerrigan
(10.08.24)
ülkenin her anlamda içine eden adamları halkın ısrarla başta tutma cehaletini görünce benim var olan azıcık umutlarım da tamamen bitti. Celladına asık bir millet adam olmaz
0
turkuaz
(10.08.24)
umut var da, hayat o kadar uzun değil. bu saçmalıklarla vakit öldürecek değilim. birçoğumuz toplumsal etki yaratacak bir pozisyonda da olmadığına göre herkes kendini kurtaracak.
0
synesthesia
(10.08.24)
milli ve yerliliği destekleyen milliyetçi vatandaşlarımız ülkenin demografik yapısını bozmayı kendisine hedef edinmiş partilere oy verirse onları milliyetçi sanarsa varacağımız nokta bu. milliyetçi arkadaşlara soruyorum bu sığınmacılar bizden fazla ürüyor ulus devlet için bir tehdit değil mi diye? error veriyorlar. böyle saçma sapan bir yerde yaşıyoruz işte.
0
xrated
(10.08.24)
Gezi parki protestolarinin bir ise yaramamasiyla.
O kadar büyük ölcekli bir eylem etki yaratamadiysa cabalamaya gerek yoktu artik benim icin.

O zaman 17 yasindaydim sonraki plan hep yurt disina gitmekti artik. Bütün iliskilerimi, baglantilarimi da ona göre ayarladim.
0
sonsuz
(10.08.24)
Herdeyden vazgectim arkadaslar Benim kizdigim bi kac sey var

1) halk asiri cahil kaldirimda bile yurumeyi bilmiyor.
2) birlik beraberlik yok
3) haksizlik olunca hakkini aramak yok arayanada destek olmaz

4) oy veriyorlar saygim var eyvallah ama herseyde "fanatizim" var. Futbolda siyasette dinde herseyde abi.
Yaw adam basarisiz diyelim iste neden tekrar secersin adami amac ne abi. Yemin ederim sagci solcu degilim sadece soruyorum neden abi

5) hicbirsey uretmiyoruz ya annem örgu yapiyor "tıg" dedigimiz toplasan 2gr olmayan ignemsi sey bakiyordum elime aldim "made in china" yaziyor. Abi 1 tane tıg uretemez mi insan 2 gram agirligi yok utanc verici

6) herkesin dolandirici olmasi sorunu ayri bi dert istanbulda yasiyorum kac defa sordum duyuruda ya dedim istanbul mu sadece boyle abi bakkaldan sakiz olmaya korkar olduk herkes duble gecirmeye calisiyor

7) ama yol yapti yaaaaa sorunu
Abi normalde bu yolun zaten yapilmasi gerekiyor hasan yapmazsa mehmet yapacak ekstra bisey yok insanlar bunu anlamiyor zAten zaman da daraliyor nufus artti sen bu kaldirimi bu yolu yapacaksin zaten bu senin gorevin adam diyorki yol yapti abi yapmasi normal anormal degil bu senin hakkin diyorum ztn adamin yol yapmasiyla ovunuyoruz. Normal hakkimizi bize super bi durum gibi anlatiyorlar abi tekrsr soyluyorum yapmak zorunda zaten. Toplu tasima ucretsiz olan ulkeler var ya sifir ucretle toplu tasima o zaman biz gidelim tapinalim bu insanlara.
0
Zetnikov
(10.08.24)
3 Kasım 1996'da.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.08.24)
@forvet 96 da noldu, ben dogmamistim o zmaan
0
lapaz
(10.08.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.08.24)
geziden sonra bitti sanki ya. birkac yil icinde darbe, ekonomik cokus, hizla artan siginmaci sayisi derken su an insanlar gunu kurtarma noktasina geldi.

turkiye o kadar stabil olmayan bir ulke ki bana sanki insanlar surekli "su sular bir durulsun bakariz" diyorlarmis gibi geliyor. bir yemek yiyorsun 50 lira, iki hafta sonra 55 oluyor falan.

bence en karamsar nokta ekonomi. ekonomik olarak guvende olmak, en azindan ekonomi kotuyse de kotu olarak kalacagini bilmek gerek. daha kotuye dogru gidiyor cunku hep.
0
bohr atom modeli
(10.08.24)
üstteki yazar arkadaşa biri bişey mi yaptı heyheyleri üstünde?

diyelim ki burası kitlesini beğenmediğin bir çöplük, e sen de aynı yerdesin ne yapıyorsun burada?

dediğimiz bir şey dokundu herhalde. veya memnun bazı şeylerden.

iki sohbet muhabbeti de çok görme bize be üstadımız
0
🌸ananiyimioguz
(10.08.24)
@geveze yazar, he arada halka iniyorum diyorsun yani, o da iyiymiş.

valla teessüf ederim senin sorularını da görüyorum hiç bir şey demedim şimdiye kadar.

bu soru da olsa olsa en az seninkiler kadar boş bir muhabbet olur yani. niye öyle diyorsun alındım, gücendim o yüzden.
0
🌸ananiyimioguz
(10.08.24)
Hocam biraz okumalar yap ya mark fisher olabilir david graeber olabilir, belki daha mutsuz olacaksın başta fakat daha gerçekçi ve neyle mücadele etmen gerektiğini göreceksin, refah içinde yaşamasan da bu okuma anlama mücadele hissi seni iyi ve hayatı anlamlı hissettirebilir

Diplomalı beyaz yakanın tek yaptığı oturup mızmızlanmak ve hakettiği hayata sahip olmadığı hezeyanı içinde yaşamak
0
grimavi
(10.08.24)
@grimavi, düzenin nasıl işlediğini anladığında, bir şeylerle mücadele edemeyeceğin gerçeği daha da yüzüne vurmaz mı?
0
🌸ananiyimioguz
(10.08.24)
benim siyasi, ekonomik problemlerinin yaninda iklimle de problemlerim vardi. gecen ay ufak bir ege turu yaptiktan sonra ulkeye dair umutlarim tekrar yeserdi. siyaseti ve ekonomiyi degistiremeyecegime gore onlari gormezden geliyorum. hayatini duzgun sekilde dizayn edersen gayet mutlu yasayabilirsin.
0
buenosdias
(10.08.24)
Zaten pek ümidim kalmamıştı ama son 3 haftadır yaşadıklarımdan sonra kalmadı. İnsanımız düzelmediği için ülke de düzelmez.

Siyaset, ekonomi vs bunlardan bahsetmiyorum. Toplum olarak yozlaştığımız için ekonomi, hukuk, eğitim yozlaşmış, çürümüş durumda.
0
put it in your appropriate place
(10.08.24)
@ buenosdias, ege gezerken de yaşarken de bana da öyle hissettiriyor ya.
ama orada da gemi batarken çalmaya devam eden orkestra oluyoruz gibi bir hissiyat oluyor :D
0
🌸ananiyimioguz
(10.08.24)
Elbette umudum var ama her şeyin yoluna girmesi ne yazık ki kendiliğimizden değil şartların bize gerçekleri dayatmasıyla gerçekleşecek.

En büyük sorun da uzmanlar dışında okuyan ya da okunmayan hemen herkesin güncel olayları takip ya da analiz edecek kaynaklara ulaşmaması ya da ulaşamaması.

Korkunç bir dezenformasyon akışı var. Tv'lerde ve internette dönen tartışmalarla gerçek olaylar arasında çok fark var.

Ayrıca ülkede kimse birbirini tanımıyor ve karşılıklı sloganlar dışında iletişim yok.

Dünyada kapsamlı ambargo altında olan tam bağımsız ülkeler var. Onlar da umut veriyor
0
hebanon
(10.08.24)
(3)

Usain bolt 400 metre koşamaz mıydı?

birmilyonunvarmi
Baktım da hep 100 metre 200 metre koşmuş. Neden hiç 400 metre koşmamış. Tamam bir sprinter ama 400 metre o kadar da fazla değil sanki.
Baktım da hep 100 metre 200 metre koşmuş. Neden hiç 400 metre koşmamış. Tamam bir sprinter ama 400 metre o kadar da fazla değil sanki.
0
birmilyonunvarmi
(09.08.24)
ön not: google translate

Kendi itiraflarına göre "tembel" olduğu için.

Başlangıçta 200 m koşucusu olarak başladı.

Daha sonra daha kısa mesafelerde antrenman yapmayı tercih ettiği için 200 m ve 100 m'ye geçti.

400 m koşucusu olmak için daha uzun süre antrenman yapması gerekecekti ve bunu yapmak istemedi.

Hala inanılmaz derecede sıkı çalışıyor, ancak daha uzun mesafelerde pratik yapmak veya yarışmak istemiyor, 100 ve 200'de gayet mutlu.

kaynak ve diğer cevaplar www.quora.com
0
lazpalle
(09.08.24)
100 metre daha prestijli degil mi? bana hep oyle gelmistir.
0
bohr atom modeli
(10.08.24)
100-200-400 metre koşan var mı? genelde hep iki tanesinde başarılı oluyorlar. üçüncüde olamıyorlar. üçüncü bir şeyle uğraşmak istemedi bence. eğer üç farklı mesafe uğraşsa belki bu rekorları kırıp bu kadar başarılı olamazdı
0
abelardo
(10.08.24)
(2)

yurtdışından ne alalım?

baldan kaymak
selam prag’lılar,yurtdışına giden kardeşimden ne isteyeyim?geçen sefer ayakkabı aldı italya’dan. şimdi yine mi ayakkabı olsun?saat vs mi istesem. fiyat sınırı yok.konsol, pc istemiyorum. telefonum zaten ip15.en güçlü ayakkabı ya da saat şu an ama fikir verir misiniz?ayrıca ayakkabı ya da saat de öne
selam prag’lılar,

yurtdışına giden kardeşimden ne isteyeyim?

geçen sefer ayakkabı aldı italya’dan. şimdi yine mi ayakkabı olsun?
saat vs mi istesem. fiyat sınırı yok.
konsol, pc istemiyorum. telefonum zaten ip15.

en güçlü ayakkabı ya da saat şu an ama fikir verir misiniz?
ayrıca ayakkabı ya da saat de önerebilirsiniz alıp memnun kaldığınız fp.

tşk
0
baldan kaymak
(27.07.24)
avrupa'da yemek ve elektronik ucuz sadece benim gozlemledigim ya (o da turkiye'de cok pahali oldugundan). gecen turkiye'ye geldim tekstil urunleri falan cok uygundu buraya gore.
0
bohr atom modeli
(27.07.24)
Kulaklık olabilir.

Geçenlerde burada da görmüştüm bose kulaklık üçte biri fiyatına geliyordu Fransa'da mı ne.
0
chicha_v2
(27.07.24)
(24)

"Anı yaşayalım"cı erkekler hakkında ne düşünüyorsunuz?

morca
- Öncesini sonrasını bırak ya, anı yaşayalım. Carpe diem canım.- Anda kalalım güzelim, anın zevkini çıkaralım.- Akışta kalalım, günü yakalayalım.Ve benzeri cümleler kuran erkekler...Meali şey değil mi "Seninle pek tanışamadık ama tanışmaya gerek de yok, ben zaten seni merak etmiyorum. Şu an anda sev
- Öncesini sonrasını bırak ya, anı yaşayalım. Carpe diem canım.
- Anda kalalım güzelim, anın zevkini çıkaralım.
- Akışta kalalım, günü yakalayalım.

Ve benzeri cümleler kuran erkekler...

Meali şey değil mi "Seninle pek tanışamadık ama tanışmaya gerek de yok, ben zaten seni merak etmiyorum. Şu an anda sevişelim ama sonra yokum ben. Tekrar seninle anda kalasım gelirse yine bir yoklarım seni, sonra yine kaybolurum."?

Bunların ekseriyetle kaşı gözü da ayrı oynar, hep bir aşırı elli kollu konuşurlar. Genelde keten ve salaş giyinirler. Şarap severler. Ağızları iyi laf yapar, çok konuşurlar. Yatmaya çalıştıkları kadınlara bile sıklıkla ağğbiee, brocum diye hitap ederler. Her zaman bakımlı, çekici erkeklerdir. Neredeyse tamamı beyaz yakalıdır veya eğlence sektöründendir.

Ben bunları gördüm mü kaçıyorum doğrusu.

Hep mi bu kadar çoktu bunların sayıları ya da bana mı son dönemde bu denli çok denk gelmeye başladılar bilmiyorum.

Sizin düşünceleriniz ve tespitleriniz nedir bu erkek türü hakkında?
0
morca
(27.07.24)
olsa da yesek.
0
sonsuz
(27.07.24)
Issız Adam'ı izleyip tribe giriyorlar.
0
rock n roll
(27.07.24)
Sanki “al beni allll” diye yakasına yapışmışız gibi önyargılı insanlardan hoşlanmıyorum. Belki ben seni tek gecelik görüyorum hemen soyadına ortak olacakmışız gibi tavırlar çok itici. Bu tür erkekleri filtrelemek için üstsüz fotoğraf koymuş mu diye bakarım hep. Bedenini teşhir ediyorsa selamını almam. Ayrıca keten modası bitmeli artık.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
özel bir tecrübe olduğunu düşünüyorum. genele yayacak bir vaka yok. münferit. uzak durmak bir tercih. insan olduklarını geri plana atmadan. kendi hayatlarını kendi tercihlerini yaşıyorlar. bize düşmez madem uzak da duruyoruz.
0
gabe h coud
(27.07.24)
Böyle biri karşıma çıksa sıkılana kadar takılırım aslında nolcak. Daha iyi bir alternatif olursa da tekmelerdim.
0
rock n roll
(27.07.24)
evlenebilecek birini bulana kadar veya abayı çok fena yakana kadar öyle söylenir evet ne diye başa bela alsınlar ki? zaten işinde gücündesin, arkadaş çevren var. geriye cinsel ihtiyaçlar kalıyor. onun için de neden tek bir kadını uzunca hayatına alıp kendi sıkıntılarını dedikodularını aile meselelerini, mesajlarını, hesap sormalarını falan lanetlenmiş gibi sürekli dinleyesin ki? ihtiyacını görene kadar idare et sonra güle güle.

eskiden kadınlar bu kadar kolay ulaşılabilir değildi kıymetliydi. ama artık çok zor değil. o yüzden ciddi bişey olmadıktan sonra kimse sorumluluk almak istemiyor.

Edit: o adamların gözünden işin mantığını anlattım, ben hayatımda hiç böyle takılmadım, savunmuyorum da. mesajlarda sövmeyin :D hep uzun ilişki insanı oldum daha huzurlu geliyor. ama bunu istemeyenleri de anlayabiliyorum.
0
ananiyimioguz
(27.07.24)
bence bunlarda aşiri iletişim sorunu ve asiri imla hatasi oluyo mi mi bile ayirmayabilir eglence sektorundeki :d bana hpvli geldikleri icin topukluyorum
0
ala09
(27.07.24)
Slutshaming varyasyonu dönüyor yalnız.
Anı yaşamaya çalışan ama "*mcı" olmayan bir erkek olarak soruyu ve cevapları ofansif buldum. Bahsettiğin profilin üst kümesi bu *mcılık. Aşık taklidi yapmaya çalışmadığı için tebrik etmek lazım halbuki. Açıkça söylüyor ne istemediğini, uymuyorsa tercih meselesi diyip geçmek lazım.
0
Bruce
(27.07.24)
Sizin bahsettiğiniz kişiler aynı olmayabilir de, saydığınız maddelerdeki şeyleri ben söylüyorum.

Ama farklı ve tüm olayı değiştiren bir ayrıntı var ki, ilk maddeye o yazılmalı, o da şu: "evlenme garantisi verecek birini arıyorum ama bunu da kendime itiraf edemiyorum, bu durum da daha "özgür" kişileri kendi ilişki plan ve beklentime uydurma çabasına dönüşüyor. Açıkça ilişki anlayışı ve beklentilerini dile getirenleri de sırf bana uymadığı için yaftaliyorum."

Belki sizin orneklediginiz durum farklıdır bilemiyorum, ama böyle de bir şey var. Sanırım bu da, yatamadigi ya da reddeden kadının arkasından "kötü kadin" lafı dolastirmanin kadın versiyonu.

Genellememek gerek bence. Hep aynı kişiler denk geliyorsa ya siz de aynı şeyleri yapıyorsunuzdur da bu sonuca variyorsunuzdur, ya da böyle kişilerle denk gelme ihtimalinin daha çok olduğu yerlerde takiliyorsunuzdur.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Hepsi aağğğbieee brocum demez, kibar olanları da var. Bir de nerdeyse hepsi her şeyi keyifle yapar, her dakika keyif peşindedir. Hepsi eğlence sektöründen değildir çok acayip tipler de gördüm ben, fakat yavşak oldukları kesin.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
@ananiyimioguz tam seni çok fena haşlamaya geliyordum ki notunu gördüm. Yırttın :)

@rock n roll lütfen o tekmeyi çivili botlarla koyar mısın rica ediyorum, çok canım çekti :)

@encokbenisevinnolur

Kadınların evlenmek istemesi, evlilik amacıyla ilişki yaşaması, partnerini buna göre seçmesi veya tartması gayet doğaldır, olması gerekendir hatta. Sonra ortada güvenilir kadın kalmadı diye ağlıyorsunuz, aksine siz erkeklerin de böyle olması gerekir.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
anı yaşamanın erkeğe bir zararı yok ama kadın için -eger kendi de anı yaşayalımcı değilse- zaman kaybı. ruhunu ve bedenini boşuna yıpratma durumu.
0
tabudeviren
(27.07.24)
Her fırsatta cinsellik konuşmayı özgürlük sanırlar. Cinselliğini alsan geriye pek bir şeyleri kalmaz, sohbet konusu bulamazlar.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
Genelde dövüyorum onları.
0
numlock
(27.07.24)
bunu iki taraf da yapiyor da erkeklerin bir kismi biraz saf oldugu icin direkt soyluyor ki aslinda bu bu isin en durustcesi. meali ben iyisini bulana kadar kenarda kal.

kadinlarin bunu yargilamasi cok komik cunku onlarin da bir kismi kismi birebir aynisini yapip asiri sogukkanli oluyor bu konularda ve sonucta "yapmamis" oluyorlar. belli seviyede iliski yasamis herkes bunu bilir.

yine ignorance is bliss deyip gecmek lazim.
0
bohr atom modeli
(27.07.24)
Dürüst buluyorum, aşık taklidi yapmıyor, ileriye dönük sahte vaatlerde bulunmuyor, ne istiyorsa onu söylüyor kadın/erkek istediği gibi cinsellik yaşamak isteyen insanlara bir karakter çizerek gizli bir ahlakçılık yapmak daha kötü kokuyor bence

@muhayyer
Kadınların evlenmek istemesi, evlilik amacıyla ilişki yaşaması, partnerini buna göre seçmesi veya tartması gayet doğaldır, olması gerekendir hatta. Sonra ortada güvenilir kadın kalmadı diye ağlıyorsunuz, aksine siz erkeklerin de böyle olması gerekir."

Bu kesinlikle doğru, herkes istediği bir ilişki şeklini açıkça arayabilir talep edebilir, beğendiğimiz kişilerin ilişki istekleri bizimkiyle örtüşmüyorsa kendi beklentilerini ahlaki olarak daha üste konumlandırıp genellemelerde bulunmak doğru değil

Yapılacak tek şey - seni beğendim ama beklentilerimiz örtüşmüyor kendine iyi bak deyip başka yollara gitmek
0
grimavi
(27.07.24)
@muhayyer: Ben açıkça soylemeyeni kastederek yazdım onları, başlığın diliyle "anı yasayalim"ci bir ilişki kurup, arkaplanda "ben bunu evlenmeye ikna ederim" oyunu oynanması. Oylesi, sonra mağdura yatıp erkekleri kötülüyor. İşte önceki cevapta dediğim gibi, erkeklerin ilişki beklentisine uymayan kadınların arkasından pis laflar etmesinin; kadın versiyonu da bu.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
kırmızı kart.

potansitel std aktarımcıları.
"ben kondom takmam canım" da diyor bunlar. gecenin 2'sinde markete gönderirsin terli terli. gelince de istemez, yatar uyursun. yapmazsan küserim.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
Bazi psikologlar gore erkekler cok esli. O yuzden dogalarini yansitiyolar. Dogal adamlar
0
lapaz
(27.07.24)
1 dakika harcamaya değmez bence. tek derdin sevişip atmaksa ve hastalık kapma korkun yoksa mükemmel tercihler (bakımlı, çekici, rahat, ağzı iyi laf yapar vb dediğiniz gibi). gerçi sevişip atmak için de mükemmel tercih değiller ya sevişirken insanın aklının ucundan zerre umursanmadığının geçmesi de hoş değil, ben icraatime bakar gram umursamam denilirse mükemmel tercihler. geriye kalan tüm kadınlar ruh sağlığı ve bütünlüğü için uzak durmalı.
0
a gun and a pack of sandwiches and nothing
(27.07.24)
dümenden aşık numaraları ayağı

hpvliler +1
0
Hallegadola
(29.07.24)
ikinci bulusmada evlilik muhabbeti acan kadinlara karsi bir savunma mekanizmasi bu. ki dogrusu ve daha dogali bu.
0
baldur2
(29.07.24)
ben burada ciddi ciddi bunlarin cinsel hastalik tasidiklarini iddia edenlere hayranim bir de. uzaktan hastalik tanisi koyuyor adamlar helal olsun.

soruna cevap: onlarin seviyesinde degilsindir belki. onlarin seviyesinde olsan ciddi dusunebilirlerdi. bu da bir ihtimal.

soruna bir diger cevap: you are what you attract. hep bu kisiler sana denk geliyorsa artik kendini sorgulama vakti gelmistir.
0
baldur2
(29.07.24)
@grimavi +1

Televizyonda hoşuna gitmeyen bir şey gördüğünde cimere şikayet etmek ya da twitter'da ahlak bekçiliği yapıp ahlakımız edebimiz bozulüyür diye yaygara yapmaktan bir farkı yok şunun. Beğenmiyorsan izleme kardeşim, kanalı değiştir gitsin?

Adam ya da duruma göre kadın ilişki anlayışını, niyetini açıkça ortaya koymuş, saklamamış. Bu sana uymuyorsa bu filmi izleme? Asıl yavşaklık, niyetini gizleyerek rol yapmak ve olmadığı biri gibi davranmak. Bu yüzden bize göre olmayan, beğenmediğimiz şeylere hakaret edip aşağılamak, onları niye bizim istediğimiz gibi davranmıyorlar diye suçlamak yerine kendimize göre olanın, içimize sinenin peşinden gitmek, enerji harcamak sizce de daha anlamlı değil mi?
0
thracia
(29.07.24)
(6)

Sorun çıkma ihtimali düşük, parçası ucuz araçlar

ferenc
Bu açıdan önerileriniz var mı?
Bu açıdan önerileriniz var mı?
0
ferenc
(26.07.24)
Clio ve sandero stepway olarak açılışı yapıyorum
0
limonlu eksi
(26.07.24)
Özellikle toyoya corolla ve toyota camry hakkındaki yorumları merak ediyorum
0
🌸ferenc
(26.07.24)
Japon araçları kesin.
Bunun üstüne basit araclar. Misal dacia araclari.
Buna ek olarak misal kia rio, hemen savagegeese incelemesi!
youtu.be

Ne kadar az teknoloji o kadar ucuz, o kadar basit. Ne kadar çok teknoloji ne kadar çok turbo vs vs o kadar pahalı.
0
logisticsmanager
(26.07.24)
toyota
0
bohr atom modeli
(27.07.24)
Ford fiesta
0
HellKeePer
(27.07.24)
Toyota ve Honda gerisi fasa fiso
0
mirty
(27.07.24)
(20)

Okumayı Öğrenen Çocuk

princess eugenie
Merhaba,5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak
Merhaba,

5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak yazıp çizme ilgisi pek yok.
0
princess eugenie
(22.07.24)
Okula erken başlayanlara genelde bu konuyu sorarım. Neredeyse %90'ı bu durumdan şikayetçidir.
Bir uzmanın ne düşündüğü elbette daha önemli ama ben çocuğu okula erken yazdırmanın onun hayatını zorlaştırdığına inanıyorum.
0
michael_knight
(22.07.24)
Beni herkesden 1 sene once okula yazdirdilar ve hayatim karardi


1 yas kucuk yastaki cocuk icin cok buyuk bir fark cok sikinti yasar hayat boyu
0
Zetnikov
(22.07.24)
Uzman değilim ama daha önceden okuduğum bir makalede Kanada'da buz hokeyi sporunda başarılı olan çocukların neredeyse tamamının ocak-şubat-mart doğumlu olduğunu çünkü küçük yaşlarda birkaç ayın bile vücut koordinasyonuna büyük ölçüde etki ettiğini ortaya koyuyordu.

Diğer yandan okuma yazma bilen çocuklarda ADHD yatkınlığı konusunda da çalışmalar var. Akranlarıyla sıkılıp dikkat eksikliği de yaşayabilir yani ilerleyen hayatında.

O nedenle en mantıklı olan şey bir uzmana danışıp, çocuğa özel bir karar vermek gibi görünüyor.
0
marla is in my head
(22.07.24)
Bu olay biraz kumar sanırım. Ben de erken başlayanlardanım. Benim hoşuma gidiyordu, üniversite bitene kadar her ortamda en küçük ben oldum. İnsanların beklentileri daha kolay karşılanıyordu. "Aaa daha kaç yaşındasın sen" muhabbeti çok dönüyordu ben de "yaa evet evet" deyip geçiyordum. Bir ortamdaki en genç insan olmakla ilgili bir problemim yoktu. Arkadaşlarımla aramda zaten sorun olmadı hiç. Bu tarz muhabbetler genelde hocalarla falan yapılıyor.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de kendi kendimi ogrenmisim. Anaokuluna yazdirmaya goturmustu annem. Mudur ilkokula alalim demisti. Bana siniflari gostermisti. Bak burada oyuncak var, burada defter kitap var demisti. Ben birinci sinifi tercih etmistim. Annem daha kucuk diyip (cilizdim da) anaokuluna vermisti. Bende ters tepti. Yasim gelince ilkokula bi gectim kimse bi sey bilmiyor. Cok sikiliyordum. Ve butun yil ogretmen benle dogru duzgun ilgilenmedi bile. Cunku ben her seyi hemen yapiyordum. Yanima ugramiyordu. Sen zaten yapmissindir diye. Millet heceliyor (normal olarak) bana cok salak geliyordu herkes. Cocukluk iste. Hep bi adim onde oldum siniftakilerden. Zaten caliskan ve akilliydim yasitlarima gore hep ama ekstra bi sey olusturmustu bu durum. Kendimi farkli hissediyordum kotu anlamda. Garip bi duyguydu.

Bir yastan bi sey olmaz onun disinda. Vardi lisede bizden bir yas kucukler. Hic sorun olmuyordu.
0
Kittie
(22.07.24)
Ben de 5 yaşında öğrendim ama normal zamanda okula başladım, o zamanlar 7 yaştı. Sınıftakiler bilmiyor, ben biliyordum ancak öğretmen bunu farketmedi bile sessiz bir çocuk olduğumdan. Açıkçası kendi kendine okuma yazma öğrendi diye herkes genius çıkacak diye bir şey yok. Her şey vaktinde güzel, bence zamanında başlasın. İçimde hiç 'ayy keşke 1 sene erken yazılsaydım' hissi ya da pişmanlığı olmadı. Hayata 1 sene erken atılmaya bence gerek yok, oyununu oynasın çocuk.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.07.24)
2011 kasım dogumlu kızımı beklemeyip erken baslattık. okuması vardı, tekrarlı aktivitelerden sıkılıyordu, yeniden ana sınıfı onu bayar diye düşündük asıl etken, fiziksel olarak yasının ilerisindeydi. yani bir sonraki sene göndersem sınıfın en irisi olabilirdi. bu denklemde bir sorun yaşamadık. benim çevremde gördüğüm okula erken başlayan çocuk minyon ise büyüklerin arasında baya zorlanıyor, eğer mental ve de fiziken büyük duruyorsa gönderebilirsiniz. ek not, her çocuk kendi içinde değerlendirilmeli , siz yine kendi durumunuza bakın. son not, erken okuması eğitim hayatında acayip bir fark yaratmadı, dikkatli bir öğrenci o kadar.
0
delidiyorum
(22.07.24)
Okula bir şekilde gidecektir. Çocuktaki saklı becerileri ortaya çıkarmaya bakın. Yıllar süren sınavlar sonunda değil de , şimdiden belirli bir meslek hususunda ayrıca yönlendirme yapın.
0
diyecevaplandı
(22.07.24)
Beni de yaşıtlarımdan iri olduğum için 5.5 yaşında okula gönderdi ailem. Zorbalanma gibi bir durumla karşılaşmadım. Üniversitede de hazırlık atladım. Benden en az 2 yaş büyüklerle okudum. Sınıfın gerisinde kalmadım.
0
gnosis
(22.07.24)
ben yanlış mı biliyorum diye düşündüm ama zaten okul yaşı gelmiş, göndermek istemiyorsanız dilekçe vermeniz gerekecek, adresine bağlı okula kaydı düşmüştür bile. 2018 kasım doğumlu kızımızı yazdırıyoruz biz bu sene.
0
Improbable
(22.07.24)
Devlet okulunda zorbalık görür. Ayrıca çocuğunuz üstün yetenekli - üstün zekali olabilir. Bence bu konuda profesyonel bir destek alın.

Zorbalık riskine karşı uzaktan eğitim veya özel okul en temizi. Ayrıca sınıf atlamayı da düşünün.
0
ferenc
(22.07.24)
Bazı arkadaşlar sorun yaşamadık vs yazmış. bişeyler söylemek istiyorum.

ben 86 dogumluyum. 6 yasında okula yazdırıldıktan sonra ilk okulda herkes benden iriydi ezilmek kaçınılmaz oldu. orta okul ve lisede de o dönemde bilenler bilirler doğudan cok fena göç vardı. bu göç eden cocuklar okullarda gruplasarak teror estiriyorlardı.
devletin okullarından bahsediyorum. hele ki cok gelısmemıs yada varoşumsu bi yerde cok göç almıs bı yerde ise bu okul cocugunuzu baya ezerler.

dersenki bu durum bize uymuyor o zaman gönderin.
0
Zetnikov
(22.07.24)
Sınıf öğretmeniyim, yazdırmayın. Okul sadece okuma yazmadan ibaret değil. Yazıp çizmeyle arası yok demişsiniz çünkü ince motor becerileri henüz gelişmedi. Yaşını beklemeden gönderirseniz ite kaka bir şekilde sınıftakilere uyum sağlar ama ön plana çıkan bir çocuk olma ihtimali düşer. Kendi yeğenimi de bir yıl bekletmiştim hiçbir zararı olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Bazı aileler hiç okula vermeden evde eğitimi tercih ediyorlar. Bunu da düşünebilirsiniz. Okulun sosyalleşme yönü olsa da bazı açıdan zaman israfı. Şimdi sınıfında suriyeli olacak falan.. hiç gerek yok.
0
ferenc
(22.07.24)
ben de 5,5 yasinda baslamistim -ki basladigimda okuma yazma biliyordum. bir avantaji oldugunu dusunmuyorum. hatta onlardan kucuk oldugum icin sinif arkadaslarim dalga geciyorlardi. lisede bile siniftakiler dogumgunumde fenerbahce formasi alip arkasina dogum yilimi yazdirmislardi bu nedenle. ahaha

4 yil lise okuyup 21 yasinda muhendislik fakultesini bitirdim. o yasta avrupa'daki genclerin yarisi okula yeni basliyor.
0
bohr atom modeli
(22.07.24)
Bir hoca özellikle böyle çocukları istiyordu. Sonra bu öğrencileri yarışmalara, olimpiyatlara vs. girdirip madalya topluyordu. Bu çocuklar sonradan çok iyi bölümlere girdiler. Eğer çocuğun herhangi bir alanda yetenekli olduğunu düşünüyorsanız, o yönünü desteklemeye çalışın. Erken yaşta alınan kaliteli ve verimli bir eğitimin yerini tutacak hiçbir şey yoktur. Elalemin yaramaz çocukları bizimkini ezer korkusuyla çocuğun potansiyelini harcamayın.
0
emirleblebikemir
(22.07.24)
okul öncesi öğretmeniyim, yazdırmayın +1

ekim kasım aralık ayı doğumlular için ilkokulu öteleme hakkı tanıyor devlet. benim mottom her zaman devlet bi hak tanırsa kullanmak yönündedir. yılın son 3 ayında doğmuş çocuğu olan velilere bu hakkı kullanmalarını salık veriyorum. kimi dinliyor kimi dinlemiyor. dinlemeyenler 1.dönemin sonuna doğru ağlayarak geri geliyor. hocam siz demiştiniz ama biz yine de yazdırdık çocuğu ama olmadı öğretmeni oturmuyor diyor dersleri dinlemiyor evde ödev yaptıramıyoruz diyerek geliyorlar. normal çünkü çocuk henüz o hazırbulunuşlulukta değil. okuma-yazma öğrenmek ilkokula başlamak için kriter değildir. bizim çocuğun boyu uzun, bizim çocuk çok okula gitmek istiyor, bize çanta bile aldırdı, sayı saymayı biliyor, renkleri biliyor 1.sınıfa göndericez diyip götüren çok. ha uyum sağlayan da yok mu tabiki var. ama ne gerek var. 1 sene daha anaokuluna gitmesinde hiçbir sakınca yok. kasım doğumlu yeğenim ertelemeden başladı şu an 3.sınıfa geçti annesi inanılmaz zorlanıyor, çocuk da öyle. hep bişeylere yetişme derdinde. sınıftakilerin kolayca yapabildikleri, anlayabildikleri şeyleri o daha fazla efor sarfederek yapmaya çalışıyor. bi yerde de bırakmak istiyor çünkü alfa kuşağı her şeyden çok çabuk sıkılıyor.

çok uzun yazdım bilmem okur musunuz ama her zaman söylerim, ebeveyn olarak çocuğunuz için en iyisini siz bilirsiniz. çocuğunuzu en iyi tanıyan sizsiniz. çocuğun iyiliğine olacaksa yapın. 1 yıl eğitim-öğretimi ötelemek çocuğunuza hiçbir şey kaybettirmez.
0
dedim ben sana
(22.07.24)
Annem babam bir köyde ilkokul öğretmeniydi. (1-2-3 ve 4-5 birleştirilmiş sınıflar) , köy yeri olunca derslere kafama göre girip çıkıyormuşum , öğrencilerde bana bakıyormuş falan. Ben de beş yaşında öğrenmiştim okumayı. İlkokul birinci sınıfta yediğim dayağın haddi hesabı yoktu , sanırım sıkılıyordum millet okuma öğrenmeye çalışırken onlara sarıyordum.
Bende kötü olmuştu bu durum.

Bence anaokuluna gitsin , zaten yazma ayrı bir olay. Bu yaşta ince motor becerileri eksiktir , ondan size öyle geliyor. Her şey yaşında güzel.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
herkese teşekkürler. öğretmeniyle de konuştum. bir yıl daha anaokulu okuyacak.
0
🌸princess eugenie
(24.07.24)
ben de 4 yaşında annem abime fişleri öğretirken öğrenmişim, yaşıtlarımla okula gönderildim ve iyi ki öyle yapmışlar. asla erken gönderilmeyi istemezdim. kendi oğlumu da 1 yıl geç göndermeyi düşünüyorum. kaçıracağı hiçbir şey yok.
0
deartheodosia
(24.07.24)
(22)

Aileniz maaşınızı biliyor mu?

respect
Aile derken anne babadan bahsediyorum, eşiniz değil.
Aile derken anne babadan bahsediyorum, eşiniz değil.
0
respect
(21.07.24)
Yaklaşık olarak biliyorlar.
0
mbond
(21.07.24)
Yaklaşık biliyorlar evet ama asla net hesap vermiyorum, deşmeye kalkarlarsa karışmayın bu benim hesabım diyorum.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Ablam biliyor
0
gabe h coud
(21.07.24)
Kuruşu kuruşuna bilirler, hiç saklamam.
0
gnosis
(21.07.24)
Bilmemeliler. Bilgi, yorumlarıyla birlikte gelir. "Maaşı şu kadar. 3 ay uğraşsa öder aslında" yorumlarla senin yerine hesap yapmaya başladıklarında, nazik ve vefalı olacağım diye ekonomik özgürlüğünü kaybedersin. Ekonomik özgürlük, sadece kişinin parayı kendi kazanması demek değil. Kazandığı para hakkında plan yapabilmesi de dahil özgürlüğe.

Parayı yönetmeyeceklerse -ki yönetmeyecekler- bilmelerine gerek yok. En iyisi bir şey bilmemeleri ve acil durumlarda yardım istemeleri. Bu senin varlığına ve bağımsızlığına saygı göstergesi.
0
nejdet c
(21.07.24)
Benim aylık kazancım her ay farklı oluyor ama ortalamayı biliyorlar az çok.
0
ms brownstone
(21.07.24)
No, yillardir hic bilmezler. Ne gerek var ki bu bilgiye?
0
mor oje
(21.07.24)
Sorduklarında söylerim. Ailemle ilişkim bu açıdan mesafelidir zaten çok karışmazlar bana. Karışmaya çalışırlarsa da daha inatla bildiğimi okurum genelde. Biraz ergence biliyorum ama kendi hayatım konusunda beni dinlemediklerini hissettiğimde delleniyorum. Çok çok karışırlarsa daha konuşmam zaten.
0
peki madem
(21.07.24)
Biliyorlar, olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisini görmedim.
0
akhenaten
(21.07.24)
Bilmeleri negatif olarak donebiliyor diger arkadasi dedigi gibi yorum yapiyorlar bu sefer ve seni degerlendirebiliyorlar en ufak seyde
0
Zetnikov
(21.07.24)
biliyorlar. neden bilmesinler ki? is arkadaslarim haric sorana soyluyorum ben. bu kimseye soylemem triplerini de hic anlamamisimdir. para benim istedigim gibi harcarim. yorum yapacaklarmis, yapsinlar kime ne?
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
evet.

tek cocugum ve annemle konusuruz her seyi. birikmis parami falan da bilir.
ben de onunkini ayni sekilde.

bazi insanlarin ailesi de bilmez ailesi de onunkini hic bilmez. hangisi dogru bilmiyorum.
0
robert bosch
(21.07.24)
yaş ve medeni durum önemli.
bilmiyorlar, sormuyorlar da.
0
nuisance2
(21.07.24)
36 yaşındayım, bekarım, yaklaşık 15 yıldır çalışıyorum diyebilirim.
eskiden söylüyordum ancak artık söylemiyorum.

maalesef çok üzücü ama ekonomik istismara çok yatkın bir ailem var. ve son yıllarda ciddi ekonomik istismara uğradım.

yani tüm maaşımı onlara adamam gerektiği gibi bir moda girdiler. bana söylemeden harcama yapmalar, borca girmeler. la lykia var nasıl olsa kafası.

ekonomik özgürlüğümü tamamen kaybettim. maaşımdan 1000 tl bile bana kalmamaya başlamıştı. ne özel hayatım kaldı, ne sosyal hayatım. 4 yılım onların borçlarını ödemekle geçti ve kendileri takip bile etmiyordu neye ne ödediğimi.

başlarda pandemi atlattık, ekonomi bitik, annem babamdır diye çok normal görüyordum ancak bir aydınlanma anı geldi. aha dedim ben ne yapıyorum. çünkü tüm maaşımı onlara adayınca otomatik olarak tüm hayatımı da onlara adamış oldum. evli de olmadığım için bunu normalleştirmeleri, yapacak tabii modunda olmaları çok kırıcı oldu.

anne baba da olsa herhangi bir konuda maddi, manevi, istismara yatkınlarsa sınır koymak şart.
0
la lykia
(21.07.24)
Bilmezler. Ama bu özellikle sakladığım bir şey değil. Bir sürü şeyi bilmiyorlar. Ev aldığımı, araba aldığımı alımlar tamamlandıktan sonra öğrendiler mesela.

Aramız kötü değil ama anne-babasına her şeyi anlatan bir tip olmadım hiç.
0
pispinti
(21.07.24)
Bilirler, bir artisi ya da eksisi yok maksat bilgi.
Ben de onlarin maaslarini, kenardaki paralarini bilirim özellikle annemin üstünde teyzemin paralari falan da var, bir şey olursa bak bunlar bizim değil teyzenin diye soyler.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
hic sormadilar ama ben surekli agladigim icin biliyorlar</3
0
ala09
(21.07.24)
biliyorlar, kimse de istismar etmedi. ama edilen arkadaşlarım var. o konuda aileden yana şanslıyım.

bu arada iş arkadaşlarım dışında herkes bilir maaşımı eş dost falan.

çünkü çok yüksek değil. belki laf edilebilecek düzeyde kazansam söz etmezdim. ne demişler, çok para sessizlik getirir miydi? Para konuşur, servet fısıldar mıydı neydi öyle bir şey vardı.
0
ananiyimioguz
(21.07.24)
Evet ama maaşım kesintiler, vergi vb nedenler yüzünden değişken o yüzden laf anlatamıyorum. Para istemiyorlar tabi
0
pembediken
(21.07.24)
Bilmiyorlar.
Böyle şeyleri konuşmayız sorsalar söylerim de aile içinde böyle bi diyaloğumuz yok.
0
mutekebbir
(21.07.24)
tam olarak

ananiyimioguz +1
0
art cat chocolate
(22.07.24)
kuruşu kuruşuna biliyorlar.
iyi kazandığımı da biliyorlar. buna rağmen sürekli bana para vermeye çalışıyorlar. para veremezlerse bir şeyler almaya uğraşıyorlar.
babam daha yeni kendi kartı üstünden bana çıkardığı ek kartı yeniletmiş. evli barklı insanım, ihtiyacım olduğundan değil ama akıllarında hep "ya ihtiyacı olursa?" ihtimali var. ödleri patlıyor birine muhtaç olurum diye.
annesi babası tarafından suistimal edilenleri görünce üzülüyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.07.24)
(16)

yaş ilerledikçe fiziksel gerileme hissediyor musunuz?

ferenc
eskiden smaç basıyordum şimdi potaya değemiyorum. zıplama olayı benden gitmiş tamamen. Bunlar yaşla birlikte normal mi sizce?
eskiden smaç basıyordum şimdi potaya değemiyorum. zıplama olayı benden gitmiş tamamen. Bunlar yaşla birlikte normal mi sizce?
0
ferenc
(21.07.24)
fiziksel hareket azsa, aktif spor yapmıyorsanız gayet doğal. ama bu eski performansınıza asla gelemeyeceksiniz anlamına gelmiyor.

yaşla beraber tüm insanlar her yıl belli oranda kas ve kuvvet kaybeder. bunun istisnası düzenli spor yapmak ya da üstün bir genetiğe sahip olmak.

gene yaşa bağlı olarak 1-2 ayda eski seviyeye gelmek gayet mümkün. tabi bir de şöyle bakın gençken o kaslar 70kg bir insanı havaya zıplatıyordu şimdi belki 90kg bir insanı zıplatmaya çalışıyor arada çok fark var.
0
orpheus
(21.07.24)
Hayır hiç hissetmiyorum. 20li yaslarimdan daha güçlüyüm.
Fark ettiğim iki şey; uykusuzluk ve alkol. Bu ikisine çok daha az dayanabiliyorum.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
elbette normal,
eskiden daha az yorulurdum,
eskiden uykusuzluğa daha dayanıklıydım,
eskiden hafızam daha iyiydi.

bir çırpıda aklıma gelenler.
0
tabudeviren
(21.07.24)
Reaksiyon, hızlanma, patlama gücü vb şeyler 30-35 sonrası gerilemeye başlıyor.

Ancak enteresan şekilde -erkek- bu yaşlarda 20'li yaşlardan daha güçlü oluyorsunuz. (20'li yaşların başından itibaren düzenli ağırlık çalışanlar beni anladi)

Bunun yanısıra vücudun itlik kopukluk serserilik gücü azalıyor.

20'li yaşlarda hayvan gibi içip sabahlayip ertesi gün zor da olsa okul is toplantiya bir şekilde gidilebilirken 30 sonrası o enerji kalmıyor, düzene daha çok ihtiyaç duyuyorsunuz.
0
makbur
(21.07.24)
Otuzdan sonra bende de eşimde de yokuş aşağı gidiyor her şey. İşin psikolojik kısmı da olabilir belki ama bence psikolojik değil, çok net hissediyorum kendimdeki kaybı.
0
pianeta
(21.07.24)
Sırf bundan dolayı 30umdan sonra spora başladım, ekonomi olarak herşeyden kısıyorum spor haric.
0
mirty
(21.07.24)
Hissetmemek mümkün değil erkeklerde testosteron seviyesi düşüyor kas kütlesi zayıflıyor, eğer bunları tolere edecek bir spor geçmişin vs yoksa hissedersin, varsa eğer yine hissedersin ama daha az hissedersin.
0
Bir ben var benden şurada
(21.07.24)
Hem evet hem hayır +1
Bazı durumlars göre geriledim bazı durumlara göre ilerledim ğ
0
basond
(21.07.24)
son 1-2 senede öyle bir hissettim ki, biraz panik oldum. haytımda gitmediğim kadar doktora gidiyorum, fiziksel yetersizliğim başka sorunlara yol açar mı diye.
0
tchuck
(21.07.24)
Hayır. En iyi halim hep en yeni halim oluyor.
0
gabe h coud
(21.07.24)
Eskiden gece 1-2 gibi yatar 5 saatlik uykuyla zımba gibi olurdum. Şimdi gece 22.30-23.00 gibi yatıyorum yoksa olmuyor.
0
komando kani var bende
(21.07.24)
hayir daha iyiyim su an. genelde gencken daha cok hareket edilir sonrasinda devam etmediyseniz normal.
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
Bazi seyler pratiklede alakali belki bibkac ay calissan gene smac basarsin

Genel anlamda soruyorsan 30 dan sonra bi agirlasma oldu kiloda aldim tembellik vs

Bence herkes belirli bi yastan sonra kesinlikle sebze agirlikli beslenip spor yapmali yoksa çalili kaliyor insan.
0
Zetnikov
(21.07.24)
Ben böyle şeylerin yaşla ilgili geldiğine inanmıyorum.
Hantallık bambaşka bir şey.
Ben de mesela önceden asla asansör kullanmazdım sürekli merdiven çıkardım ve asla da rahatsız olmazdım şu an iki kat merdiven çıksam nefes nefese kalıyorum çünkü düzenli sporu bıraktım ve asansör kullanmak hayatımın bir parçası oldu.
Hareket hayatımızın temellerinden biri olmaya devam ettiği sürece bu tür gerilemelerin olabileceğine inanmıyorum.
0
mutekebbir
(21.07.24)
Daha kolay kilo alıyorum. 25 yaşımdan önce ne yesem kilo almıyordum, inanılmaz zayıftım. Gece uyurken dizlerim birbirine çarpıp canımı yakmasın diye arasına yastık koyardım,. öyle bir zayıflık (bu detayı neden verdiğimi bilmiyorum). 25'ten sonra kademeli olarak yediklerim 'yaramaya' başladı. 30'dan sonra da 'su içse yarıyor'a kadar geldi is. Gerçekten çok kolay kilo alıyorum. Vermesi zor olmadığı için kafama takılmıyor bu durum.

Yukarıda söylediklerimle bağlantılı olarak yaşlandıkça vücudum çok kolay ödem tutmaya başladı, birtakım maddelere intolerans gelistirdi. Laktoz, gluten vs.

Uyku konusunda şanslı olan taraftayım ben. Gençliğimde uykuya daha çok ihtiyaç duyardım. Demir eksikliği ve sanırım düşük tansiyon kaynaklı. Bu iki rahatsızlık da yaşlandıkça tamamen olmasa da ortadan kalktı.

Hiçbir zaman düzenli spor yapmadığım için çevikliğim azaldı mı bilemiyorum ama reflekslerde bir gerileme var. Genckken çelik gibiydi. Gözlerim ileri derecede bozuk olmasına rağmen plajda uçan şemsiyeyi tek hamlede yakalardım. Beyin- el&kol koordinasyonum hala çok iyi olmasına rağmen bir yavaşlama var. Eskiden hic öğrenmeden Hilti kullanacak seviyedeydim.

Alkol intoleransı bende de bayağı düşmeye başladı. Üç bira içsem sabahında kendimi ruh gibi hissediyorum. Bu yeni oldu, geçen seneye kadar sünger gibiydim. Hala o masadan oturduğum gibi kalkıyorum ama ertesi gün(ler) kendimi berbat hissediyorum her anlamda.
0
sekizdokuzon
(21.07.24)
aboov abi hem de nasıl ya.

benimki gerçi biraz istisnai ve ekstrem bir durum çünkü 20 yaşına kadar düzenli spor yapan, hayatı boyunca fit ve aktif kalmış birisi olarak 20'de öyle bir şişmeye başladım ki şimdi neredeyse 120 kiloyum. üstüne 22 yaşında sigaraya başladım. böyle olunca hasar ve "algılanan eşeklik düzeyi" daha fazla oldu tabii.

23-24 yaşındayken 18 yaşındaki performansımda olmadığımı bilirdim ama mesela bi konsere giderdik, o zaman "daha ölmemişiz be!" derdim. hala genç olduğumu hissetmemi sağlayan durumlar olurdu.

şimdi hakikaten ihtiyar gibi yaşıyorum, bileğim ve belim sakat zaten, sürekli oturup ara vermek zorunda kalıyorum yürürken filan.

ha kendime baksam fiziksel kapasitem tabii ki artar ama korkarım ki bu kadar zarardan sonra asker disipliniyle yaşasam bile asla 20-21 yaşındaki halime ulaşamam. hani ne olur, 60 yaşındayımdır ama vücudum 40-45 seviyesindedir, olacağı odur. onu da sanmıyorum gerçi.
0
mark greg sputnik
(21.07.24)
(4)

Türkiye'de bir dönem memur alımının fazla olmasının nedeni neydi?

ferenc
Gerçekten ihtiyaç çok muydu? Günümüzde neden ihtiyaç yok
Gerçekten ihtiyaç çok muydu? Günümüzde neden ihtiyaç yok
0
ferenc
(21.07.24)
devlet issizligi azaltmak icin kullaniyor bazen. bkz bekcilik
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
Memur denince akla hemen masa başında oturan bilgisayarda oyun oynayan kişiler gelmesin. doktor, hemşire, anestesi uzmanı, profesyonel asker, polis, öğretmen, hakim, savcı v.b. kişilerde polis. Doktorların iş yükü fazla mesela yeni sağlık merkezleri açılıp doktor ataması yapsa yoğunluk düşer mesela.
0
komando kani var bende
(21.07.24)
seçim kazanmak.
0
nuisance2
(21.07.24)
Oy için tabi ki
0
abelardo
(21.07.24)
(4)

Normal Üniversite Mezunu Birisi Aselsan/Roketsan'a Giremez Mi?

depresif çocuk
Normalden kastım, orta veya ortanın altı seviyedeki üniversitelerden mezun olanların buralarda işe başlamasının bir yolu yok mu?Çünkü bakıyorum da hiç iş ilanları yok. Nasıl ve nereden işe alıyorlar bu mühendisleri merak ediyorum. İki şirket de genel başvuru alıyor. Sonra ne arayan var ne de soran.
Normalden kastım, orta veya ortanın altı seviyedeki üniversitelerden mezun olanların buralarda işe başlamasının bir yolu yok mu?

Çünkü bakıyorum da hiç iş ilanları yok. Nasıl ve nereden işe alıyorlar bu mühendisleri merak ediyorum. İki şirket de genel başvuru alıyor. Sonra ne arayan var ne de soran. 9 yıl tecrübem var ve gerçekten alanımda çok iyiyim. Üniversitem kötü olsa da iş hayatında kazanılmış bir sürü başarı, dahil olunmuş projeler var. 10'a yakın akademik yayın var vs...

Ancak o ilk görüşmeyi bir türlü yapamadık.
0
depresif çocuk
(21.07.24)
aselsanın linkedinde tonla iş ilanı var.

işe alım kriterlerini sağlıyorsan girebilirsin.

www.aselsan.com
0
jelly bear
(21.07.24)
Tanıdık olduğu sürece heryere girersin, aselsan'da özellikle kendim çok şahit oldum.
0
mirty
(21.07.24)
aselsan'dayken iyi okullar disinda pek kimseyi almak istemiyorduk.(bar dusuyordu gitgide yurtdisina gitme akimi yuzunden belki artik degismitir) ama bizimki baya teknik bi pozisyondu, belki daha az teknik alanlarda olabilir. zaten ben girerken oss siralamasina endeksli bi puan sistemi vardi, orada yeterli puan almayan basvuru bile yapamiyordu. ya da basvurusu dikkate alinmiyordu.
0
ghilleinthemist
(21.07.24)
yeterince nufuzlu tanidigin varsa aselsan'a genel mudur bile olabilirsin.

www.linkedin.com
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
(18)

Hakkınızda yapılmış en isabetsiz yorum

sekizdokuzon
Bana bir öğretmen arkadaşım, "Çok mantıklı birine benziyorsun." demişti. Kendisine buradan selamlarımı yolluyorum; elimde bayandan az kullanılmış, ikinci el köprü var, düşünürse.Sizinkiler nedir?İyi tatiller.
Bana bir öğretmen arkadaşım, "Çok mantıklı birine benziyorsun." demişti. Kendisine buradan selamlarımı yolluyorum; elimde bayandan az kullanılmış, ikinci el köprü var, düşünürse.

Sizinkiler nedir?

İyi tatiller.
0
sekizdokuzon
(20.07.24)
Uyusturucu satıcısı tipim varmış :)
0
mirty
(20.07.24)
"duygusuz"

duygusuz biri oldugumu düsünmüyorum. denir mi öyle ayip be...
0
robert bosch
(20.07.24)
bana da hep sofilere, hocalara benziyorsun derler.
ateist olmam dışında sorun yok.
0
RojoElefante
(20.07.24)
Beni şu ana kadar Haluk Levent, Adrien Brody, Ümit Davala ve Fırat Tanış'a benzeten kişiler oldu. Hiçbirine benzemiyorum. Onlar da birbirlerine benzemiyor zaten.
0
pispinti
(20.07.24)
Üniversiteden bir erkek arkadaşım (sevgili değil arkadaş) "Sen tek başına yaşayıp çalışabilecek biri değilsin, 18'inde evlenirsin." demişti. Ben ailemden kilometrelerce uzakta okuyordum, o ise ailesinin yanında yaşıyordu. Üniversiteyi kazanınca ailesi onunla birlikte Ankara'dan İstanbul'a gelmişti.
0
gnosis
(20.07.24)
insanlar birilerini geçmişiyle yargılayıp yorum yapmaya çok meyilli. isabetsiz yorumların neredeyse tamamının sebebi bu.
0
sir william jones
(20.07.24)
girdiğim her ortamda bir süre sonra insanlar "en başta seni çok ukala, küstah görüyoduk; bizimle muhatap olmak istemediğini düşündüğümüz için yanaşmıyoduk" der. istisnasız.

gerçekte ise yeni ortamlarda ürkek ve çekingen davranıyorum, tam aksine bir an önce oraya alışma ve orayı benimseme ihtiyacı doğuyor. kendi kişilik özelliğimden bağımsız olarak o ortamda ukala veya küstahça davranmam mümkün değil. ama öyle görünüyormuş.

liseye yeni başladığımda ise bunun daha kötüsünü yaşadım, ben okulun kuralı var diye kundura ayakkabıyla gitmiştim başta, meğer kimse sallamıyormuş. lakabım "kamyoncu" olmuştu (gerçi bunun tırları çok sevmemle de alakası vardı). yani nasıl desem böyle nezaketsiz, sert bi tip filan sanmışlar. alakam yoktur halbuki.
0
mark greg sputnik
(20.07.24)
İlkokul 1’de Erzurum’daydık, okumayı öğrenen ilk ve nadir öğrencilerdendim, maalesef eğitim sistemimiz böyleydi, başka bir şey üzerine koyamadık ilk sene. 2. sınıfta Tekirdağ’a taşındık. Herkes çarpım tablosunu öğrenmiş orada. Ben ne olduğunu bilmiyorum. Hoca okulun ilk günü çarpım tablosundan sözlü yapıp, ona göre tembelleri arkaya, çalışkanları öne yerleştiriyor. Saçmalık. Beni en arka köşe sıraya koydu ve tembel teneke dedi bana :( hiç unutmam. 2. sınıf boyunca bu hoca sürekli 25 soruluk yaprak test yaptırırdı. Bir senede 48 kere test olduk. Tamamında 25’te 25 yaptım. Bana tembel teneke demek ha? Hala aklıma geldikçe utancımdan yerin dibine girişimi hatırlarım.
0
gabe h coud
(20.07.24)
beşaktıyedi, değişiyor.

koşu yarışında grubun en ağırıyım diye kaybedeceğimi sananlara zafer şoku yaşatmışlığım var.

basket final maçında taktiğe uymayan kibirli arkadaşın maç kaybedilince maç sonu sahada sen haklıydın demesi.

kız arkadaşıma kafasını çevirip tanışmak isteyen erkeğe göz bakışı şoku. çocuk kafasını döndüremedi bile. öylece gitti.

son 5-6 haftaya galatasaray’ımla kafa kafaya giren menerime, gala şampiyonluğu şoku.

bitmez bu, onbironikionüç.
0
baldan kaymak
(20.07.24)
Birçok kişinin beni ajan zannetmesi. Ajan belli eder mi kendini diyorum ;))
0
stejerners
(20.07.24)
Bana birisi “çok sıcak kanlı, çok samimi” demiş.
Arkamdan söylemiş, bir çalışma arkadaşım ve amcam benden bahsedip bahsetmediğinden emin olmak için defalarca teyid ettirmiş :):)
Hala da hakkımda böyle düşünüyor sebebini kimse çözemedi.
Asla sıcak kanlı değilim.
0
mutekebbir
(20.07.24)
"sen seri katil olabilirsin."

Sessiz, sakin, kolay kolay sinirlenmeyen, soğukkanlı biri olmamdan dolayı arkadaşın birisi bana bunu söylemişti.
0
komando kani var bende
(20.07.24)
süpermarkette dolanırken bir hanım kızımızın bana bakıp arkadaşına "ay her yeri de araplar sardı" demesi. o an sakallıydım, anlamayacağımı düşünüp söyledi zaar. bırak arabı elimde güç olsa yurtdışından gelen kimseye 15 günden fazla turist vizesi harici vize vermeyecek ve her adımını takip ettirecek adamım. yorumun bana tezatlığı gülümsetmişti.
0
sarahkerrigan
(20.07.24)
Geçen sene tanıştığım üç alakasız kişiden dışarıdan çok cool ve havalı durduğum yorumunu almıştım. Tanıdıkça aslında ne kadar overthinker olduğuma şaşırdılar üçü de.
0
ms brownstone
(21.07.24)
Çevremdeki yaşça büyük insanlar hep anne babama dua ediyorlar “allah razı olsun böyle anne babadan” diye akskdkd Böyle beleşten dua almaları inanmasam da rahatsız ediyor. Hakkımdaki en talihsiz yorum budur o yüzden.
0
ruhen hastayim ben
(21.07.24)
Bana ''böyle hergün farklı bi kadınla takılan piç erkeklere benzetmiştim seni'' demişti tanıştığım biri öyle bi tipim varmısdgşsldkgjgd ki alakam yoktur (tip olarak da)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(21.07.24)
atom parcalamadim tabii ki ama "bunlari yaparken cok zorlanmissindir" denmesi sanirim. cok duyuyorum ama bana o kadar da zor gelmedi. drama queen olmadigimdan olabilir.
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
çok güçlü göründüğümü bir tartışma anında vs çok soğuk kanlı oldugumu söylerler. halbuki inanilmaz güçsüz hissediyorum. tartışmak bu dünyada en sevmediğim şey, biriyle azıcık olumsuz bir iletişim kursam bile elim ayağım titriyor.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.07.24)
(14)

İstanbul’daki eski dairelerin alıcısı yok mu?

psmstc
İstanbul’da eski 30 yaş üstü bir eski dairemiz var. Satmak istiyoruz. Fakat hakettiği fiyatlardan ilana koyduk hiç arayan soranı yok. İstanbul’daki Eski dairelerin alıcısı yok mu?
İstanbul’da eski 30 yaş üstü bir eski dairemiz var. Satmak istiyoruz. Fakat hakettiği fiyatlardan ilana koyduk hiç arayan soranı yok. İstanbul’daki Eski dairelerin alıcısı yok mu?
0
psmstc
(20.07.24)
Ben daire alsam 30+ daire almazdim. Hocam zaten depremden insanlarin psikolojisi asiri bozuldu sen olsan bakar misin?
0
Zetnikov
(20.07.24)
Arazisi değerli bir yerde (maslak, bağdat caddesi civarı vb.) değilse ve kentsel dönüşüm ihtimali yoksa zor.
Bu dönemde kredi faizleri yüksek olduğu için ekstra zor.
0
merhum
(20.07.24)
bina yeni degilse adam ona o kadar para verecegine karacaahmetten mezar yeri alir. beklenen istanbul depremi dusunuldugunde ayni sey cunku. sahsen kelepir bile olsa icinde oturmak icin almam ben o evi.
0
bohr atom modeli
(20.07.24)
Aynı süreçten geçtim. Sarıyer’de eski binayı deprem riskinden dolayı eledim. Halbuki beğenmiştim.

Eski binayı hangi durumda alırım? Kentsel dönüşün ihtimali kesine yakındır, yeri de iyidir. Ve acil eve ihtiyacım da yoktur. Alırım, kentsel dönüşüm sonrasında da temize satarım/otururum.
0
kojonotsuki
(20.07.24)
kentsel dönüşüm olsa bile şuan 1,5-2 milyona yakın maliyet çıkıyor. hem daire parası hem kentsel dönüşüm ücreti çok mantıklı gelmiyor.
oturmak için alacaklarda zaten kendini zorlayıp yeni bina almak istiyor.
0
my fault
(20.07.24)
hiç arayan soran yoksa hak ettiği fiyatı fazla düşünüyor olabilirsiniz maalesef
0
ted
(20.07.24)
Var, Türkiye çoğunlukla kaderci bi ülke. Deprem dolayısıyla eleyen anca bizim çevremiz vardır. Mesela eski evler daha büyük olur, tavanı yüksek olur vs bu sebeple bile başka yerden sallıyorum 60m2 alacağına sizin evi almak isteyen çıkabilir. Fakat fiyat yüksek geliyordur.(son zamanlarda emlak krizi var galiba gerçekten)
0
nhk ni youkosu
(20.07.24)
Fiyat yüksek olmalı :)
0
gabe h coud
(20.07.24)
Hakettiği değer kime göre neye göre.İnanın tam değerinde koysaydınız 1 günde satardınız.Diğer ilanlara bakarak hakettiği değeri belirlemişseniz yanılırsınız
0
ayağiniza gelen overlokçu
(20.07.24)
şu an eski daire satmak için hiç iyi bir ortam yok. piyasa ölmüş, ev alan yok zaten. fiyatlar reel olarak daha da düşecek. illa satmak istiyorsanız fiyatı epey düşürmekten başka çareniz yok.
0
abelardo
(20.07.24)
varsayalım 5 milyon istiyorsunuz. benim de o param olsun. yenice bir binadan aylık 50bine kiralık bir daire tutuyorum. 5 milyonu bankaya atıp aylık 200bin civarı faiz elde ediyorum. 50binini kiraya veriyorum. 150bini anaparanın üstüne atıyorum ve devlet babanın müteahhit evlatlarını kollamak için çıkaracağı uygun faizli konut kredisini kolluyorum.

deprem gerçeği ve alım gücünün yok olması şu an dairenizi ancak arsa payı ederinde satabilmenizi sağlar. bu durum da imarın düşürülmemesi yahut arazinizin rezerv alan ilan edilmesi gibi bir ihtimali varsa dairenizi alacak kişi sadece ciddi bir risk satın almış olacaktır.

herkes parasını faize gömdü. nacizane tavsiyem takas seçeneklerine de açık olmanızdır.

edit: yazım hatası
0
phonex
(20.07.24)
hakettigini düşündügünüz fiyat gerçekte hakettigi fiyat degildir. o yüzden satılmıyor. Fiyatı daha hakettigi seviyelere indirirseniz rahatlıkla satılır.
ayrıca maraş depreminden de sonra eski binalar artık insanlara korku veriyor. beklenen büyük istabul depremi de cabası.
bu gibi durumlarda fiyatı daha da düşürürseniz canı kıymetli olmayan bir alıcı bulabilirsiniz
0
limonlu eksi
(21.07.24)
Genelde eski ev sahipleri fiyatlarını belirlerken kensel dönüşüm SONRASI alacağı fiyattan az düşüğünü istiyor. Halbuki bir sürü risk var. Deprem var, müteahhitle uğraşmak var, 1,5-2 sene kiraya çıkmak zorunda olmak var, 1-2 milyon arası ilaveten müteahhite para ayırmak zorunda olmak var. Bir de eskiden (bundan 10 sene önce) yeni daire stoğu yeterli değildi, artık yeni daire var epey, dolayısıyla maalesef fiyatınız yüksek kalmıştır sizin.
0
SiyamkedisiZorro
(22.07.24)
Link at, bir bakayim.
0
osssy
(22.07.24)
(32)

Bu profildeki kadınları beğeniyor musunuz? Neden?

duygusalatasi
Çekiştirme ve yorumlama sorusudur. Umarım kınanmam. Son dönemde hem gerçekte hem sosyal medyada çok rastlıyorum bu modeldeki kadınlara, zaten neredeyse hepsi birbirinin aynısı. İşin ilginç tarafıysa erkeklerin etraflarında hep kul köle olması, fır dönmesi. Genellikle parası bol erkeklerle birlikte o
Çekiştirme ve yorumlama sorusudur. Umarım kınanmam. Son dönemde hem gerçekte hem sosyal medyada çok rastlıyorum bu modeldeki kadınlara, zaten neredeyse hepsi birbirinin aynısı. İşin ilginç tarafıysa erkeklerin etraflarında hep kul köle olması, fır dönmesi. Genellikle parası bol erkeklerle birlikte olmaları da şaşırtıcı değil.

Peki neden? İşve cilve, kadınsılık, dişil enerji vb. ıvır vızır az çok herkeste var. Güzellik, çekicilik desem öyle çok bir güzellik de göremiyorum şahsen. Benim (belki de bir önyargı olarak) yüzeysel, giyinip süslenmek, lüks mekanlarda bol etiketli fotoğraf paylaşmak ve estetik yaptırmak dışında hiçbir mahareti veya vasfı/niteliği olmadığına inandığım bu kadınların peşinde bu denli kuyruk oluşmasının sebebi ne? Beğenenler, siz bu kadınlarda neyi görüyor ve beğeniyorsunuz?

www.instagram.com

www.instagram.com
0
duygusalatasi
(15.07.24)
her ürünün bir alıcısının olduğu dönemde yaşıyoruz. ayrıca kadınların ilgi hastalığı global boyuta ulaşmış durumda. zarflama ve stoklama çıktığından beri kitlesi oluyor böyle profillerinde haliyle.

şahsen sarışın dışında bakmadığım için bu tipler benim hiç dikkatimi çekmiyor. ama dikkatini çeken arkadaşlarım yok değil.

şu kısma katılıyorum: “ yüzeysel, giyinip süslenmek, lüks mekanlarda bol etiketli fotoğraf paylaşmak ve estetik yaptırmak dışında hiçbir mahareti veya vasfı/niteliği olmadığına inandığım bu kadınlar” ama dünya artık böyle bir yer değil. işler de böyle yürümüyor.
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Beğenmiyorum, itici görünüyor. Kadınım ama ;)

Erkolar neyi görüyor ve begeniyordur; kolay SEKS

My eyyor bu kadar, hadi hayırlı işler
0
abuzer
(15.07.24)
Erkek değilim, kadınım.

42 yaşın tecrübesiyle söylüyorum, bu işin bir ayağı güzellik dişil enerji işve cilveyse bir ayağı da erkeklerin sahip olduğunda tatmin olacakları bir güce sahip olmaları meselesi.

Mesela kadın hem güzel hem zengindir, kadının parasına da sahip olduğunu hisseder erkek onun için evlenir. Ya da mesela kadın dominant bir karakterdir ya da çevresindeki ukalâları zekâsıyla ya da bilgisiyle döven biridir, erkek buna sahip olmayı ister ve sahip olunca da kadının bu karakter özelliğini bastırmaya çalışır, kadının ona süt dökmüş kedilik etmesini ister.

Bahsettiğin kadınlar bu tarz bilinçsiz dürtüleri olan erkeklere hitap ediyor bence.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Bu kadınlar overall kadın olarak beğenilmiyorlar; sosyal medyada kendini teşhir etme modasına uydukları için, bu teşhiri cinsel dürtüsellik açısından "satın alan" erkekler tarafından, sadece bu amaçla takip ediliyorlar.

Bayağı bi şekilde benzetme yapmak gerekirse; eminönünde bedava dağıtılan baklavada çıkan izdihamla benzer dinamikler.

Kendini bu teşhir trendine kaptırmamış kadınların "bu estetik dolu basit tipleri neden beğeniyorsunuz" diyip erkekler hep aynı demesinde sorun var. Faruk güllüoğlu izdiham baklavasını yiyorlar gelip benden almıyorlar demiş midir; hiç sanmıyorum.
0
Bruce
(15.07.24)
Erkeğim. Hiç beğenmiyorum. Hiç ilgimi çekmiyor.

Çok fazla Makyajlı kadınları hiç beğenmedim zaten.
0
logisticsmanager
(15.07.24)
Bu şuna benziyor. Evde yoğurt yapmak istersen gidip taze süt alman lazım. Mayasını tutturmak, gerekli ısıyı sağlamak, tencerenin kapağını doğru zamanda açmak falan aşırı zahmetli işler. Bir de yoğurdun tadı umduğun gibi çıkmayabilir günün sonunda. Böyle kadınlar, sağlam ambalajlanmış, tadı her seferinde aynı gelen, kolay ulaşıp tukettikten sonra kabını düşünmeden çöpe attığın her yerde karşına çıkan seri üretim hazır yoğurt.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Bana da cok ucuz geliyor. Takipcisine bakiyorsun kiro erkekler. Benim hosuma gitmezdi.
0
Kahvedesu
(15.07.24)
beğenmiyorum, böyle birisini takip edenleri de anlamıyorum. güzel bile değiller bana göre.
0
false pretension
(15.07.24)
Kadın olarak yorumlayayım. Bu kadınlarda nasıl bir sorun gördünüz? Kadınlar kadınları gömüyor en çok. Belki de sizin sorun olarak gördüğünüzü onlar sorun olarak görmüyordur.

Bir de yüzeysel falan demişsiniz nasıl anladınız, yüzeysel olduğunu? Belki bir konuşmaya başlasa herkesi şaşırtacak düzeyde olabilir.
0
rock n roll
(15.07.24)
@rock: Kendini metalastiran kadınları savunmamıza gerek yok kanka.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
Hiç uzatmıcam. Hayır beğenmiyorum. Özellikle 2. linkteki 2. fotodaki makyaj aşırı ve hepsi aynı geliyor bana.

erkek: not
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.07.24)
yeni nesil eskort bunlar.
bunlarla birlikte olan erkeklerde ihaleyle, inşaatla, kara parayla sonradan zenginleşen tipler.
erkeler bu tip kızlarla ortamlarda zenginlik taslıyor, kızlarda bunlarla takılıp çevre yapıyor.
0
my fault
(15.07.24)
özdeğersizlik tabanlı özdeşleşme.
0
janderzel zartanyan
(15.07.24)
ikisi de hemen hemen aynı zaten :) bunlardan hoşlanmak için gerçekten midesiz olmak lazım. e/43
0
sweetoffice
(15.07.24)
Android gibi geliyor asla beğenmiyorum
0
basond
(15.07.24)
göz makyajı dışında makyajlı insanı sevmem. bu ablalar da ekmeğinde. ortalama Türk erkeği cahil, görgüsüz, özgüvensiz tipler ve bunları takip edip, beğeniyorlar. askere gidenler çok iyi anlayacaktır.
0
gabe h coud
(15.07.24)
Bunlar kadın değil ki, adisyon.
0
numlock
(15.07.24)
ayy benim eski eş görünürde hep eleştirirdi sonra bir gün bir baktım ki hepsini takip ediyormuş :d asla inanmam yanıtlara. benim izlenimim çok kötü, yazmak istemiyorum. biraz da üzülüyorum kendilerini bu hale getirdikleri için ama onlar da bana üzülüyordur ahdjdjdj. zeki de bulmuyorum, ortalama altı zekaları bence.
0
deartheodosia
(15.07.24)
ya peki 200 takipçili düşük bütçeli escort hesapların paylaşımı ne işe yarıyor? Takipçileri de parasız kız manken gibi.
0
Kahvedesu
(15.07.24)
dudak dolgusu gordugum an kosarak uzaklasirim.
0
bohr atom modeli
(15.07.24)
Kadın kişisiyim. Üniversitedeyken böyle bir arkadaşım vardı. Kız marka tanıtımlarında mankenlik yapıyordu. Beğenmek ne kelime erkekler dünyaları önüne sermek istiyordu. Sözüne değer veriyor, normal kadınlara göstermedikleri sabrı ona gösteriyor, her dediğini yapıyorlardı. Hala hatırladığım en absurd olaylarından biri gece 1'de ballı manda sütü istemesidir. Mekan sahibi yok deyince ben onu içmeden uyuyamam dedi ve bulup getirdiler. Gerekirse mandayı kendileri sağıp isteğini yerine getireceklerine inanıyorum:D

Üstünde ne beğensek fiyatını bilmiyorum, hediye derdi. Burun estetiği yaptırmıştı o da hediyeydi.

Yanında hep zengin erkekler olurdu. Böyle bir kadınla sevgili olmak için para gerekiyor. Yeterli parası olmayanlar sosyal medyadan takip ederler, yolları kesişirse isteklerini yerine getirirler ama yanına yaklaşmaları biraz zor. Zengin de olsa tanışmak isteyenleri çoğunlukla reddederdi. Reddedilen de ısrar etmez, giderdi. Normal bir kadından daha fazla sözü dinleniyordu yani.
0
gnosis
(15.07.24)
Peynir tenli kadınlar dururken bunların esamesi okunmaz.
0
HellKeePer
(16.07.24)
Kadın bedeni üzerinden yapılan tartışmalardan siz sıkılmadınız mı?

Buraya duyuru açıyorlar ya bazen, işte mini etek giymiş çünkü dikkat çekmeye çalışıyor, kendini erkeklere göstermeye çalışıyor yok makyaj yapmış yok dekolte giymiş böyle yapmakta amacı ne acaba minvalinde sorular ki bazen açık açık soruyorlar ve hepimiz tepki gösteriyoruz. Peki özellikle hemcinslerim olan kadın arkadaşların şu an yaptığı ne? O zihniyetten ne farkınız kaldı? Neden bu ülkede ve bazı ülkelerde hep sınırlar, kurallar, ahlak, edep vs. hep kadınlar üzerinden konuşuluyor. Farkında olmadan bu toksik anlayışa bu ataerkil düzene destek veriyorsunuz. Hep kadınlar üzerinden tartışılıyor bütün normlar. " Şuna bak, su makyaja bak, her yeri estetik, her yeri dolgu, bu erkekler bu kadınlarda ne buluyor!". Kadınlar, kadınları linçliyor. Erkeklerden çok kadınlar kadınları gömüyor. Erkeklere ne diyelim biz o zaman? Bence erkeklerin de bu düzene karşı olması lazım.
0
rock n roll
(16.07.24)
@rock senin bahsettiğin konu çok farklı ama. bu ve bunun gibilerin hamuru belli zaten, saklamıyorlar da. sen bambaşka bişeyden bahsediyorsun.
0
numlock
(16.07.24)
Herkesin hayatına kimse karışamaz. Konu kilit.
0
isiaha
(16.07.24)
karışan yok zaten, düşüncemiz soruldu cevapladık.
0
numlock
(16.07.24)
eskort bunlar
0
Hallegadola
(16.07.24)
Sosyete eskortları. Bunları beğenen, yanında dolaştıran erkeklerin profili de belli aslında.
0
moonie
(16.07.24)
Kolay seks denmis ama dudaklari ari sokmus gibi, memeleri futbol topu gibi sisirilmis bu kadinlar hangi erkegin libidosunu harekete gecirir ki.Bence igrenc gozukuyorlar
0
turkuaz
(16.07.24)
bu duyuruya gelen cevaplarin bazilari cok asagilayici olmus, duyurunun moderatorleri yok mu?
0
mizore
(16.07.24)
Kızcağızların dudaklarını arı sokmuş sanırım. Geçmiş olsun. Ne acımıştır kim bilir. Burunlarını yapan doktoru da bence mahkemeye versinler.

Üzerine fazla düşmeye gerek yok. Bu tarz profiller ya da daha açık giyimli paylaşımlar yapanlar için "kolay seks" algısı oluştuğu için çevresinde dönüyorlar. Bu, bu kadınlar "kolay" demek değil. Ayrıca sosyal medya bu imajı yaratıp etkileşimin ekmeğini yiyen ve etkileşimin kaynağının bu olduğunu inkar edenler ile dolu.

@aboubakar +1

Ben erkeğim. Ben beğenmiyorum böyle tipleri ama ben bir kişiyim. İstanbul'daki "kriz varsa neden trafik var ve insanlar kafelerde" muhabbeti gibi bu biraz. Transit geçenler, turistler, ikamet edenler ve kayıt nüfus ile İstanbul'da anlık 25 milyon kişi vardır. Bunun 20 milyonu hiçbir yere gitmese bile 5 milyon o kalabalık algısı için yeter de artar. Bakmayın siz 150-200 bin kişilik mitinglere 1,5 milyon katıldı diyenlere. 1,5 milyon dehşet büyük bir sayı, aşırı kalabalık demek.
0
nawar
(16.07.24)
erkeğim, beğenmiyorum.

beğenenler de ciddi düşünerek beğenmiyor.
beğeniyor dediklerinizin %99'u bu tip biriyle evlenmek istemez.
0
tabudeviren
(16.07.24)
(17)

Yaşam enerjinizi yükselten şeyler nelerdir?

sekizdokuzon
Benimkiler; şikayet etmemek, öfkeyi sindirmeden tepki vermemek, kahkaha atmak. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.Sizinkiler nelerdir? Teşekkürler.
Benimkiler; şikayet etmemek, öfkeyi sindirmeden tepki vermemek, kahkaha atmak. Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Sizinkiler nelerdir? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.07.24)
mavi gökyüzü, sarışın hatunla flört, sakin bir müzik ve soğuk bir ortamda kafede yapılan enerjik konuşma bir kaç tane daha var ama henüz bilmiyorum yani biliyorum da farkında değilim
0
baldan kaymak
(15.07.24)
Gün batımını izlemek❤️

Valla sırf bunun için akşam yemeğimi gün batımından önce yiyorum. Hemen rahat şeyler giyip kulaklığımı alıp yaşadığım şehirdeki bir avuç yeşilin olduğu yere gidiyorum. Yürürken gün batımınin yeşille kavuştuğu anları seyrediyorum. O kadar o kadar keyif veriyor ki bazen aşırı mutlu olup o coşkuyla birkaç damla dökülüyor gözlerimden. Tarifi çok zor bir his. Bu anlara tanık olabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum nedense:/ Hele bir de arkada güzel bir müzik varsa, örneğin daft punk'un touch solosu.
Mesela: hizliresim.com
0
Amaranta ursula
(15.07.24)
Müzik, arkadaşlarla aktivite yapmak, aileyle görüşmek, koşmak, deli gibi koşmak.
0
gabe h coud
(15.07.24)
Kedi ve köpek çocuklarım, bütün hayvanlar, doğayla iç içe olmak, ailem, sahip olduğum tek arkadaşım, kitaplar, yoga, meditasyon, bir gün deniz olan bir yerde yaşama ümidi, hobilerim, mesleğim, çok büyük bir hayalim var ( gerçek olup olmayacağı seneye belli olacak), kendime ayırabildiğim zamanımın olması ve çok ümidim olmasa da gerçek bir aşk ( karşılıklı olanından) karşılaşmak ve bu aşkı yaşayabilmek.
0
rock n roll
(15.07.24)
Temiz beslenmek.
0
numlock
(15.07.24)
İyi yemek ve sessizlik.
0
sirisum
(15.07.24)
Yemek yapmayı seviyorum.
Ruhsal olarak bana çok iyi geliyor, alışverişini yapmak, onunla uğraşmak, sonucundan tatmin olmak... Harika.

Çok güneşli olmayan havalar hariç uzun uzun yürüyüş yapmak bana çok iyi gelir. Kulaklığımı takıp yürümek en sevdiğim şey. Bazen özellikle birkaç durak önce inerim yürümek için öyle seviyorum.

Kahve makineme aşığım.
Çocukken mahallerimizde arabalarını çocuğu gibi seven adamlar olurdu ya top sesi duyunca cama çıkarlar, kimseye elletmezler vs. böyle ruh hastası adamlara dönüştüm makineyi aldığımdan beri. Temizliğini kendim yaparım, bazen öylesine mutfağa gider izlerim çok seviyorum.

Şikayet etmemek ve öfkeyi sindirmeden tepki vermemek... Ne güzel yazmışsınız keşke azıcık bende de olabilse bunlar. Sürekli her şeyden şikayet ediyorum ve ani patlamalarım var bunlar gerçekten insanın enerjisini düşüren şeyler :/
0
mutekebbir
(15.07.24)
@mutekebbir: benim de çok alışık olduğum haller değil bunlar. Ben de çok şikayet ederim, öfkelendigimde eğer hemen tepki vermezsem ezildiğimi, küçük düşürüldüğümü hissederim. İki hafta önce yedi gün boyunca şikayet orucu yaptım. Ana, iyi geliyor :) Bayağı bayağı iyi hissetmeye başladım kendimi, normalde hissetmem çünkü. Bir de şikayet ederek o alanı ketlemeyince zihin cidden çözüm aramaya başlıyormuş. Cidden bir anlamda makinayız makina. Girdisi belli, çıktısı belli. İki gündür de sorumluluk alma üzerine çalışıyorum. Başıma gelenler için başkalarını suçlamak yerine olayın o raddeye gelmesinde benim bir payım var mı, varsa neydi üzerine düşünüyorum. İşlerin zorlaşmasında benim sorumluluğum ne? Önce ona odaklanıp diğerlerinin kör göze parmak kötülüklerini, fesatlıklarını dışarıda bırakınca baktım ki cidden frekansım inanılmaz yükseliyor. Hem de sinirle konuşup kalp kırdıktan sonra yaşadığım vicdan azabını yaşamıyorum. Daha az efor harcamış oluyorum olan biten üzerine.

Diyeceksin, bunları kendin mi akıl ettin? Hayır :) Çetin Çetintaş'i takip ediyorum :p O böyle ödevler veriyor.
0
🌸sekizdokuzon
(15.07.24)
hayal kurmak, market alisverisi yapmak, bisiklet sürmek, kitap almak, overpriced kahvecilerde bos yapmak, date'e cikmak, tatil plani yapmak, oje sürmek
0
robert bosch
(15.07.24)
aşk
0
bir soru sorcam
(15.07.24)
Senin sorularını cevaplamak
0
numlock
(15.07.24)
gunes
0
bohr atom modeli
(15.07.24)
1. Kedim Maruş’un patisini gıdıklayınca parmaklarını gererek açması.
2. Fırından taze çıkmış sıcak, tatlı hamurişi kokusu.
3. Günün ilk kahvesini sabırsızlıkla beklemek ve o ilk yudum.
4. Uzun bir planlama sonrasında tatil bileti aldığım an.
5. Her gün yürüyüş yaptıktan sonra eve gelirken oluşan “bugün de tamam!” hissi.
6. Canım sıkkın olduğunda babama attığım “napıyorsun” mesajı. Devamında mutlaka iyi hissedeceğim bir şey söyler. En kötü ihtimalle onun bir rutinde olduğunu bilmek iyi hissettirir.
7. Kardeşimin sesini duymak.
8. Güneşe çıktığım her an.
9. Bulaşık makinesini güzelce başa kadar doldurup çalıştırdığım zaman yaşadığım garip tatmin.
10. Yeni kıyafeti işe giderken giydiğim gün.
11. Aniden ailemin ve kedimin sağlıklı olduğunu hatırlamak, gibi gibi gibi. :)
0
silverleaf
(15.07.24)
İyi ki okumuşum diyebileceğim bir kitabın son sayfasındaki son cümleler.
0
Mirket
(15.07.24)
@geveze: Bunu da bedavaya dolaşıma soktuk:( şaka bir yana, işine yaradiysa gerçekten inanılmaz mutlu olurum. :)
0
🌸sekizdokuzon
(15.07.24)
gönül işleri harici, bazı akşamlar veya akşama doğru havalarda deniz kenarında bir banka oturup saatlerce denizi izlemek.

@amaranta, ilk kez duyuru cevabında emoji kullanılabildigini görüyorum, deneyeceğim :)
0
tabudeviren
(16.07.24)
(15)

Istanbulu vazgecilmez kilan nedir?

isiaha
Merhaba Istanbullular, Trafik, kalabalık, bunaltıcı nem, asayis problemleri, hayat pahalılıgı ... derken bir suru olumsuzluga ragmen insanlar neden Istanbuldan vazgec(e)miyor? Ustelik deprem de kapıda. Maddi durumu kotu olan dahi Istanbul da Istanbul diyor. Buyrun mikrofon sizde nedir bu işin aslı?
Merhaba Istanbullular,
Trafik, kalabalık, bunaltıcı nem, asayis problemleri, hayat pahalılıgı ... derken bir suru olumsuzluga ragmen insanlar neden Istanbuldan vazgec(e)miyor? Ustelik deprem de kapıda. Maddi durumu kotu olan dahi Istanbul da Istanbul diyor. Buyrun mikrofon sizde nedir bu işin aslı?
0
isiaha
(13.07.24)
çalıştığım sektörün sadece istanbul'da olması.
0
yetkili birine benzeyen abi
(13.07.24)
benim için dünyanın en güzel şehri
insanların kaçtığı o kaos ve o kaosun içine karışabilme hissi, anonim kalabilme hissi de denebilir belki, ama pek çok fırsatın da burada olması, bir dünya kenti olması vs vs
0
rentts
(13.07.24)
ben turkiyede baska ile gittigim zaman anliyorum her seferinde farkli bi madde olabilir bu. anadolunun asiri muhafazakar bir anlayista olmasi mesela istanbulu guzel hale getirebiliyor ayni zamanda izmirin asiri tutucu ataturkculugunun yaninda da istanbul kazaniyor. gece disarida kadin nufusunun yuksek oldugu ilçeler diye daha dar bi istatistik cikarsak yine 3-5 yer disinda gerisi istanbuldadir. en ufak endise duymadan modada sabaha kadar otururum mesela. bazen etkinlik anlaminda da cok doyurucu oluyor yurt disindan gelen sanatcilarin cogu istanbul'a gelir bu yuzden sansli hissedebiliyorum. havaalani bile diger illerde sacma sapan bir hale burunebiliyor buraya bir ulasim tiki de ekleyecegim istanbul'da taksi bulamadigim halde(bazen 1 saat) herhangi baska ilden daha cok ulasim imkanina sahip, marmarayi gece calistirmamalari kabusu disinda diger illere kiyasla basarili. baska sehirde ya araba ya otostop ya da 2 saat beklemec. aslinda kabaca turkiyenin geri kalmis bir ulke olmasi munasebetiyle istanbul'un tutulur daha bir "dunya kenti" olmasi sebepleri var. tarihi bolgelerin havasi da baskadir. yasanmislik olmazsa zevki de kalici gelmiyor. yeni yerlesim istemezuk. bir de 7/24 baska kac tane city var bilmiyorum
0
ala09
(13.07.24)
insanların çoğu iş için istanbul'da.
0
sir gawain
(13.07.24)
İş bulma imkanı en yüksek şehir.
Aşırı nüfus yüzünden neredeyse 24 saat yaşam durmuyor.
0
parka
(14.07.24)
Stockholm sendromu, dümdüz.
0
kobuzchu kiz
(14.07.24)
Kazandığım parayı ve statüyü başka bir şehir verebilse durmam, arada ziyarete gelirim.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Kaybolmak kolay. Bir sokak ötede hiç tanımadığın insanlar, yerler var.

Sürekli tanıdığım ve beni tanıyan insanların arasında yaşadığımı düşünmek bile istemiyorum
0
hebanon
(14.07.24)
2 kelime

1 is imkani butun isler burda

2 herseye kolay ulasabilme

(trafik olarak demiyorum mesela degisik bir mal alicaksiniz istanbulda bulabilirsiniz 1 gunde de evinize gelir anlaminda)
0
Zetnikov
(14.07.24)
iş.

ben ayrılmak istiyorum. arabam ayrılamazsın diyor.
0
baldan kaymak
(14.07.24)
Herkes kafasına göre. Bugün bi yanlışın olsa yarın kimse hatırlamaz. Hatanı düzeltir Yoluna bakarsın. Bugün biriyle dalaşsan yarın bi daha görmezsin. (İş anlamında söylüyorum, fiziki dövüşe karşıyız)

Ve.. para burada.
0
adwokat
(14.07.24)
Şimdilik ailem burada olduğu ve buraya alıştığım için buradayım. İçindeyken çok hoşuma gitmiyor, çok gerekmedikçe o kalabalığın içine karışmak istemiyorum ama daha sakin, daha az kaoslu, daha az gürültülü bir yere gidince de tuhaf hissediyorum kendimi. Bu çok olumlu bir şey olmayabilir tabii. Yedi ay Atina'da yaşamıştım mesela, orası bile bir yerden sonra sıkıcı gelmişti. Buradaki dinamizmden çıkıp sükunete uyum sağlamak zaman alır muhtemelen ama gitmek de lazım. Malum, büyük İstanbul depremi kapıda.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
Bir iki seneye yine büyük şehirlerden birine taşınacağım ben. Allah'tan bizim sektörün her yerde ederi var. Ailem Tokat'a geri dönüyor, ben de Ankara ya da İzmir'e geçerim. Büyük ihtimalle Ankara olacak. Bakalım kısmet.
0
sekizdokuzon
(14.07.24)
1- is, aile vs
2- guzel ve duzenli bir buyuk sehirde hic yasamamis olmak.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
Ben İstanbulda yaşamıyorum ancak bekarsan gerçekten rahat bir şehir. Sıkılma şansın yok, her yerde bir hareket var. Ancak aile isen istanbul eziyet olur. Zamanın kendine aitse istanbul yaşanabilir bir şehir.
Anadolu gerçekten çok sıkıcı ve rutin dolu. Tek düze yöresel insanlar dolu. Büyükşehirler hariç geri kalan çoğu şehir kafa olarak çok geride. Ancak istanbul vazgeçilmez bir şehir değil. Yani trafik,deprem riski,tehlike hepsi fazlasıyla mevcut. Hayatı koştur koştur yaşamanında anlamı yok.
0
mikahakkinen
(14.07.24)
(41)

Eşinizin yada sevgilinizin yaninda sesli osurabiliyor musunuz?

Zetnikov
Bunun bazi kademeleri vardir heraldeMesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorumDogrus
Bunun bazi kademeleri vardir heralde

Mesela evlendikten sonra yatakta mayismiskrn osurmak icin lavaboya kalkip herseferinde gitmiyorsunuzdur diye dusunuyorum. Yoksa osurugunu tutup farkli odada mi saliyorsunuz merak ediyorum.

Ayni sekil sadece erkekler degil bayanlar napiyor onuda merak ediyorum

Dogrusu nedir sizce anlatabilirsiniz
0
Zetnikov
(13.07.24)
Osurmuyorum. Ben zaten osurmuyorum.

Yanımda osursa gülerdim :))
0
rock n roll
(13.07.24)
Doğrusunu ne bilelim ilişkiden ilişkiye değişir.

youtu.be
Devamı: www.youtube.com

Yukarıdaki animasyonda diğeri de yapıpı gülebilirlerdi ama öyle olmadı.

Fakat bana pek hoş gelmiyor hala 3 yıl oldu, tutuyorum. Hanım da öyle. Çünkü serbest olsa bokunu çıkarırım işin iyice asker arkadaşı moduna bağlanır iş.

O yüzden biz hala dikkat ediyoruz. Kimisine bu samimiyetsiz gelir, kimisine de gayet saygılı gelir. İlişkiye bağlı.
0
ananiyimioguz
(13.07.24)
Yapmam. Ayrılık sebebidir :)
0
gabe h coud
(13.07.24)
İlla ki osurmak için ıkınmıyordur diye düşünüyorum ama bazen kaçabilir bu sorun değil.
0
rock n roll
(13.07.24)
Osurarak istiklal marşı söyleyemeyenden olmaz.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
Olm şaka mı cevaplar
Yapılır mı lan öyle şey
0
Cezcez
(13.07.24)
Ayrılık sebebi
0
Mirket
(13.07.24)
@sekizdokuzon ve rock roll yakıştıramadım size hanımlar
0
Cezcez
(13.07.24)
@Cez: Şu tip bir aydınlanma yaşıyorsun sanisam: youtu.be

0:43'den itibaren.
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
@Cezcez; ben osurmam.

Sevgilim de kasıtlı osurmaz ama osurursa da gülerim. Kim osursa refleks olarak gülersin zaten. Geğirmek de aynı ona da gülerim. Biraz eğlenin arkadaşlar, hayatı çok protokol yaşıyorsunuz.
0
rock n roll
(13.07.24)
Ben ikircikli olduğum için osurmam ama benim yanımda osurulacaksa sesli osurulmasını tercih ederim sessizi ölüm gibi bir şey oluyor ama kimse ölmüyor.
0
Bir ben var benden şurada
(13.07.24)
Eşimin yanında osurmuyorum, o da osurmuyor. Ama gece uyku arasında cartlatıyor bazen, denk gelince gülüyorum, sonra da söylüyorum gece serenat yaptın diye gülüyoruz. Kendisi de beni benzeri durumlarda yakalıyor tabi. Ama bilinç açık halde ikimiz de yapmıyoruz, yapsak da ayrılık sebebi olmazdı şu saatten sonra.
0
pianeta
(13.07.24)
eski sevgilim sag olsun beni tuvalete goturup basimda bekledigi icin gayet asinaydi ama baska iliskimde yasanmamisti. simdi olmazsa garipserim hele evlilerin red flagleriymis gumlettiniz yine beyler. bir seyleri guzellestirmeye/dusunmeye buradan baslayabilirsiniz zira seks yaparken bile oluyor as you know
0
ala09
(13.07.24)
Osurmam kalkar tuvalete ya da balkona giderim gaz çıkaracaksam

Kadınların bu duruma daha toleranslı olması da ilginç geldi

Sevişirken neler yapmıyoruz ki fakat o durumda çıkan ses de gaz değil hava, cinsellik konsepti içinde kabul edilebilir bir şey :)
0
grimavi
(13.07.24)
Bana hiç osuran denk gelmedi. Bana sorarsan kadınlar osurmuyor.
0
gabe h coud
(13.07.24)
@grimavi; valla dediğim gibi kimse sevgilisinin yanında kasıtlı osurmaz. Tabii ki tolerans göstereceksin. Seni terk ediyorum çünkü osurdun. Böyle bir şey olur mu?

Yarın, bir gün eşim hasta olsa ya da kaza geçirse yatağa bağımlı olsa altından bezini alacağım, bez bağlayacağım daha kötü hallerini göreceğim.
0
rock n roll
(13.07.24)
@rock

Hocam bu hastalık durumları ya da gecenin bi körü uykudan kalkıp koşarak tuvalete gitsin demedim, neticede insanız hepimizin akıntısı kokusu çıktıları var ama salonda otururken gaz çıkarma rahatlığı da sevmiyorum, ben kendi ilişkim için konuşuyorum, bu durumdan da rahatsız olmayan çiftler olabilir

Bir de bu konuyu uçlarda tartışıyorsun kafanda, bu insani durum yüzünden kavga edilsin ayrılınsın boşanılsın demedim :) sevgilimin yanında osursam özür dilerim yani bunda gülünecek bir şey bulamadım bu hayatı biraz protokol yaşıyorum galiba :p
0
grimavi
(13.07.24)
Yanında rahatça osurmadığın insanla hayat mı geçer, cevaplara bak. Hunharca osuruyoruz 6 yılı evli olmak üzere 9 yıldır oldukça mutluyuz.
0
mirty
(13.07.24)
@grimavi; ben de senin gibi düşünüyorum, rahat rahat salsa ben de kızarım. İstemeden gaz çıkarırsa bir şey demem.
0
rock n roll
(13.07.24)
Evliler yapıyor arkadaşlar, yapmıyorum diyen şuanda tribünlere oynayan tipler. Sevgilinin yanında olmaz, çünkü hala sevgiline kendini beğendirme, kabul ettirme durumlar devam ediyor. O alfa takılan veya mini minicik kibar kızlar da evlenince zatir zutur yapıyorlar bu işi birbirlerinin yanında. Yok yanından kalkıp tuvalete gider yaparım.... He canım he
0
dedeminhirkasi
(13.07.24)
@dedem

Osuruk savaşçısı gibi oldum ama cumartesi gecesi goygoyu olsun :) hocam bundan rahatsızlık duymayan çiftlere diyebileceğim bir şey yok tabi ama bana göre bazı şeyler sadece kendini beğendirmek için değil, hem kendine hem yanındaki kişiye saygı olarak görülür, sizin için bu bir saygı parametresi olmayabilir bunu gözardı ettiğiniz bir ilişki dinamiğiniz vardır bu da olabilir
0
grimavi
(13.07.24)
Abartmayalım, gaz yapan yiyecek ve içecekleri bir müddet menünüzden çıkarırsınız.

Ben bugün kuru fasulye yedim.

Sevgilim/ eşim olsa yemezdim mesela.
0
rock n roll
(14.07.24)
Mirty +1
Bunu böyle tabu haline getirecek kişiyle evlenmezdim. Osurmayi bile babadan gizli sigara içer gibi yapmak olan bir hayat bana Çok garip geldi.
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Hayır. Yanımda bile isteye sesli osuran, geğiren ne bileyim özensiz eski püskü ev kıyafeti ile gezen kişiye çekim hissedemem. Bir olur iki olur üçüncüde kardeş moduna bağlar insan. Asgari düzeyse saygı ve özeni hepimiz hak ediyoruz bence.
0
ruhen hastayim ben
(14.07.24)
@grimavi; gaz çıkarırsa gülerim. Komik bulurum o yüzden bir de gaz çıkarınca kötü hisseder ya insan kendini o vaziyetten çıkması için de gülerim. Kötü hissetmesin kendini diye. Espri falan yaparım.

Daha kötü hissedermiş adam. En son ağlayarak evi terkedermiş :))
0
rock n roll
(14.07.24)
Siz o kadınla o adamla 30 sene aynı evde yasiyacaksiniz. Bu üst perdeden konuşmayı bırakın allah aşkına. Siz ayhan sicimoglu musunuz. Tamam 30 sene saklambaç oynarsınız evde osurmak için.
0
dedeminhirkasi
(14.07.24)
Tuvalete gitmek neden bu kadar zor :) yalnızken bile tuvalet dışında gaz çıkarmam.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben duyurunun bu kadar üst seviye bir yer olduğunu bilmiyordum vallaha. Bundan sonra takım elbise ile login yapacağım.

Şu an her duyurucu şu oldu gözümde;
youtu.be
0
logisticsmanager
(14.07.24)
Bunun için için tuvalete gitmek zor bir şey değil bence de. Nasıl ki işerken her seferinde tuvalete gidiliyorsa osururken de gidilir. Yük olmamalı bu bence, tuvalet neticede. Bu işler için var. Hayat böyle geçer, neden geçmesin. Atla deve değil.

@ruhen'e katılıyorum. bir olur, iki olur. Kaçırır, önemli değil. Ama her seferinde yanımda bilinçli şekilde osuran birine hissettiğim çekimi uzun zaman koruyabileceğimi sanmıyorum ben de. Fazla paspal bir şey, bazı şeyleri umursamalı bence insan :D ne bileyim. Ben şu yaşıma kadar kimsenin yanında bile isteye osurmadım, bir kere de "ya hayat böyle geçer mi, çile resmen" gibi bir şey düşünmek aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
akhenaten
(14.07.24)
Herkese saygi duyarim ama

Düşünüyorum hani 20 sene gecmiş.
Yaninda eşin var ve osuramiyorsun.

Bana sanki çok kasinti bi hayat gibi geliyor.

Ben şahsen hem herseyimle kabullenilmek isterdim. Birgun 60+ olunca bu insan beziniz vs olur degistirmez sizden ayrilir gibi geliyor. Sozum herkese degil ama bence esler arasinda rahat olunmali yoksa baska nerede bi insan rahat olabilir?

Kafamda deli sorular
0
🌸Zetnikov
(14.07.24)
Tabi ki sırayla karşılıklı osuruyoruz. Tutması daha kötü. Ben bağırsak sorunu yaşayan biriyim zaten tutamıyorum hiç.

Bana cevaplar absürt geldi. Gözümü çizdirdim, elimi kedi cırmaladı bir hafta kullanamadım, yıkanmamdan tuvalet işlerime kadar hep eşim yardım etti. Ben de aynı şekilde her şeyini yaparım. Bana aile olmak, yani iki kişinin tek hale gelmesi için bunların yapılması gerekiyor gibi geliyor.
0
Hallegadola
(14.07.24)
@Hallegadola, hastalık örneği yukarda da verilmiş ancak sıra dışı durumlar bunu değiştirmez gibi geliyor bana ya.

Neticede hastalık durumunda yukarda da dendiği gibi yeri gelir altını temizlersiniz. Ama bu durum mecburi ve kötü bir şeyi, yolunda olmayan sağlığı, normalde yaşanmamasını isteyeceğiniz bir süreci ifade ediyor. Ne yapan ne yapılan kişi bundan memnun olarak geçirmez bu süreci. Böyle ekstrem bir durumla diğerini karşılaştırmak doğru değil bence. Hastayken eşinize tuvalete kadar eşlik edersiniz, ancak hasta değilken ne o bunu ister ne de siz istersiniz heralde, bunun altında yatan bir neden olmalı değil mi?
0
akhenaten
(14.07.24)
Gözünüz mikrop kapar arkadaşlar, pink eye olursunuz. Gaz çıkarmak hijyenik bir şey değil. Gaz çıkarıp o halde yemek yemeye, film izlemeye, sevişmeye devam mı ediyorsunuz. Çok ilginç. Anında kıdemini, ihbarını veririm.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Bu galiba ailede ne gordugunle ilgili. Ben bunu "saygı" olarak gören taraftayim, çişin gelince tuvalete gidiosan bunun için de gitmelisin gibi...

Ama asıl başka bişi soylicem, tuvaletle ugrasamicak kadar fazla yasiyorsaniz bu durumu doktora gidebilirsiniz bence. Aklına gelmeyenler, bunun garip olduğunu fark etmeyenler için söylüyorum. Helikobakter pilori buna sebep olabiliyormuş ve Türkiye'de 3/4 insanda bu bakteri olduğu belirtiliyo. Bı dahiliye doktoruna gidin rahatlayin
0
abuzer
(14.07.24)
Hayatım boyu bir kadınla 8 sene, 4 kadınla da en az 6 ay birlikte yaşadım.
Hiçbiriyle böyle bir şey konu da edilmedi, olmadı da.
Hastalıkta yatağa kustum, temizledi, alkol nedeniyle üstüme ve arabaya kustu temizledim. Hastalık, yaşlılık, mecburiyet konuları ayrı bir şey, bile isteye böyle bir rahatlık ayrı. Karıştırılmamalı bence.
Yukarılarda bir yerde birlikte tuvalet gibi bir şey denmiş, öyle bir şey de olmadı.
Çocukluğumda yıllarca Dayımda yaşadım. Onun ailesinde de yoktu böyle bir şey. Kendi ailemde de görmedim. Kardeşler arasında da çok küçük yaşı bilemiyorum da, olmadı ve olmaz.

Burda iki zıt görüşün birbirini anlamakta güçlük çektiğini gördüm. Bu bir aile öğretisi sanıyorum. Diğer türlüsü garip ve kendi yaptığı normal geliyor.

Beni şaşırtan rahatlıktan yana olanların bu kadar çoğunluk olup bana bugüne kadar rastlamamış olması. Allahtan da rastlamamış.

Bu arada çocuğun yanında bile o rahatlıkta olunmaması gerektiği düşüncesindeyim. Ama tabi herkesin kendi yaşantısında istediği gibi davranmasına saygı duyarım.
0
Mirket
(14.07.24)
Yaparsiniz yapmazsiniz bilemem de rica edecegim su sacmaligi "aile olmak"la iliskilendirmeyin. O zaman Hindistan aile baglari en kuvvetli yer mi diyelim simdi.

Guzel de kilif bulunmus olaya ha, aileyiz biz "kasmiyoruz". Bi zahmet gotunuzu de tutun olm sevdiginiz kadinin adamin yaninda.
0
brkylmz
(14.07.24)
Bu konu çok uzadı arkadaşlar :))

Tuvalete gidecek vakti bile bulamayabilir bazen insan. Özellikle yaparsa ayrı dünyaların insanlarıyız diyerek ceketinizi alın çıkın.

Kahvaltı yapamadım bu mevzu yüzünden, iştahım kapandı :))
0
rock n roll
(14.07.24)
bunun insanlarin birbirine ne kadar yakin olduguyla ilgisi yok. bu civikliktan baska bir sey degil.
bu mantikla romeo ve juliet'in el ele siciyor olmasi gerekirdi.
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
3 yıllık evliyim. İkimiz de gündüz bilinçli olarak osurmuyoruz birbirimizin yanında. Ne münasebet yani samimi olalım diye s*çsaydık bir de :D
Ama gece oluyor yalan değil. Eşim sabah söyler ben de hadi ya filan derim. Eşim yaparsa da gece gülerim o da uyanıp pardon filan yapar. Sorun olmaz. Ama bilinçli olanı nooo.
Saygısızlık ben hiç hoşlanmam böyle şeylerden ki hastalık va durumlarında ne iğrençlikler yaptık ama osuruk olmaz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(14.07.24)
Bu durumda “biz bir aileyiz” diyen patron şirketinde osurup osurup ipe diziliyor olmalı. Dundee Awards aklıma geldi. Pam osuruk kraliçesi seçiliyormuş. Samimiyetten hep.
0
gabe h coud
(14.07.24)
Ben sevgililerimin yanında yapmam (k) onlar da yapsın istemem evlenince de bile isteye yapılsın istemem, kalk oda değiştir banyoya git bir süre orda otur derim.
Ablam mesela hem benim hem eşinin yanında yapıyor ksgjskjg onlar aşmış bu konuları 10 yıllık evliliklerinde.
0
Kediyi üzdün
(16.07.24)
(5)

ayak altı nasırlarından kurtulan oldu mu?

istististist
ayak altı nasırlarından kurtulmak için doktorun yazdığı bir kremi denedim, hiçbir işe yaramadı.daha sonra kendim eczaneden, tuba isimli bir nasır yakısı (bandı) aldım, yine hiçbir işe yaramadı.daha önce benzer problemi yaşayıp, çözüm üretebilen oldu mu? not: "Neutrogena Nasırlaşmış Ayaklar İçin Aya
ayak altı nasırlarından kurtulmak için doktorun yazdığı bir kremi denedim, hiçbir işe yaramadı.

daha sonra kendim eczaneden, tuba isimli bir nasır yakısı (bandı) aldım, yine hiçbir işe yaramadı.

daha önce benzer problemi yaşayıp, çözüm üretebilen oldu mu?

not: "Neutrogena Nasırlaşmış Ayaklar İçin Ayak Kremi" isimli bir ürün daha gördüm. sizce denemeli miyim?
0
istististist
(13.07.24)
Serçe parmağımdaki nasırı Tuba nasır yakısıyla sökmüşlüğüm var.
0
Mirket
(13.07.24)
dustan sonra ayak törpüsü?
0
robert bosch
(13.07.24)
Scholl marka yara bandı gibi olan nasır çıkarıcı kullanın. Kullanım talimatlarına birebir uyun. Bir kaç gün içinde tertemiz bir çözüm olmasını bekleyin, sabredin. Tek seferde çözüm.
0
alfired
(13.07.24)
bende bi kere olmustu. bantlar var orayi yumusatiyor sonra elle cikariyorsunuz. bi kere tekrarlamisti sonra ayni islemi tekrarlamam gerekmisti
0
bohr atom modeli
(14.07.24)
cidden nasır ise bilemiyorum ama sertleşince limon sürüyorum ben.
yumuşacık oluyor. bunu dün okudum sabah ayak altımda sertlik hissettim :/
limon sürücem.
0
janderzel zartanyan
(14.07.24)
(5)

Avrupa'da daha önce gördüğüm bir şehir mi ve başka bir şehir mi (2 Gece)

put it in your appropriate place
Koşun anket var.15 Temmuz Pazartesine denk geldiği için Cumartesi sabahtan gidip Pazartesi dönmek üzere 2 geceyi değerlendirmek istiyorum. Amaçlarımı yazayım;- Öyle sokaklarını dolaşmak.- Fine Dining, güzel bir atmosferi sahip restorant deneyimi.- Bir ihtimal CasinoDolasıyla Roma, Barcelona gibi şeh
Koşun anket var.

15 Temmuz Pazartesine denk geldiği için Cumartesi sabahtan gidip Pazartesi dönmek üzere 2 geceyi değerlendirmek istiyorum.

Amaçlarımı yazayım;

- Öyle sokaklarını dolaşmak.
- Fine Dining, güzel bir atmosferi sahip restorant deneyimi.
- Bir ihtimal Casino

Dolasıyla Roma, Barcelona gibi şehirlere en az 3 gece geçirmek istiyorum.

Aklımdan geçenler - Daha önce gittiklerim

- Malta / Baya sevdim, hoşuma gitti.
- Amsterdam. / Şimdi gerçeği söylemek gerekirse pek farklı bir şey yapmayacağım.

Aklımdan geçenler - Gitmediklerim

- Nice. Neden ilgimi çektiğine dair hiçbir fikrim yok.
- Riga. Baltık ülkeleri genel olarak ilgimi çekiyor.


Fikirleriniz, tavsiyeleriniz nedir?
0
put it in your appropriate place
(29.06.24)
Nice'te denize girmeyeceksen bi cacık yok. Janti restoranda yemek yeme deneyimi de tatmin eder ama sokaklarında kaybolmalık biyer değil. Botanik parkı da gezersen 1 tam günde biter.
0
Bruce
(29.06.24)
Her zaman başka şehir.
Aynı duşta iki kez yikanilmaz
0
pavlis
(29.06.24)
casino'dan yola cikarak nice diyorum, monako'ya da gidersiniz. fransiz riviera'sinda fine dining'in de allahini bulursunuz. onceki gittiklerinizden birine gitmeyin bence yeni yerler her zaman daha iyi gelir.

riga guzel ama yapilacak ekstra bir sey bulamazsiniz. yine de temmuzun tam ortasinda bunalmadan gezmek opsiyonu verebilir. ben agustosta gitmistim hafif bir serinlik vardi gayet iyiydi.
0
in vino veritas
(29.06.24)
Como
0
gabe h coud
(29.06.24)
ayni yerlere cok ozel yerler olmadigi surece ya da cok guzel hatiralar birakmadigi surece gitme bence de.
0
bohr atom modeli
(30.06.24)
(6)

Gerçek kahve hangisi?

ya ben lan neyse
ben nescafe gold alıp sütle içiyordum. üzerinde yüzde 100 çözünebilir yazıyor. meğer zararlıymış bu çözünebilir olanlar.doğal hali hangisi bunun? markette ne diye satılıyor? hiç anlamıyorum kahveden.
ben nescafe gold alıp sütle içiyordum. üzerinde yüzde 100 çözünebilir yazıyor. meğer zararlıymış bu çözünebilir olanlar.

doğal hali hangisi bunun? markette ne diye satılıyor? hiç anlamıyorum kahveden.
0
ya ben lan neyse
(29.06.24)
çekirdek kahve veya öğütülmüş kahveler. kapsül kahvelerin içinde de öğütülmüş kahve bulunur, yani o da zararsız olanı.
sağlıklı olanı içmek istiyorum derseniz, french press, filtre makinesi, moka pot, espresso makinesi vs ile farklı türlerde kahve yapabilirsiniz.
0
MtKrt
(29.06.24)
Sadece zarar olarak takılacaksanız bence takılmayın. Abartmadığınız sürece lezzetini seviyorsanız içmeye devam edin. Lezzet tatmin etmediğinde diğerlerini de denersiniz. Deneyince muhtemelen geri dönüş yapmayacaksınız zaten
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.06.24)
türk kahvesi gerçek kahve mesela. onun dışında da çekirdekler kalite kalite. çok gurusu değilseniz (ki anladığım kadarıyla değilsiniz) normal bir kahve çekirdeği alıp öğütebilir ya da direkt öğütülmüş alabilirsiniz.
en iyi kahve markaları julius meinl, lavazza, illy, dallmayr, lucaffe, segafredo, bones coffee, vs.

bir sürü farklı metot var kave yapmak için ama ben moka pot kullanıyorum sadece. bana yetiyor.
sen de kendine bir küçük (iki kişiliklerden) moka pot al, bir paket de şunu al: kahhve.com
sana bir yıl yeter.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.06.24)
türk kahvesi gerçek kahve değil sadece bir demleme yöntemidir. :) o içtiğiniz bulaşık suları hariç kahve çekirdekleri zaten yapay olmaz, sadece kalitesi farklı olur. espresso, moka pot, v60, french press, türk kahvesi vs. bunların hepsi ilgili ekipmanları kullanarak yapılan demleme yöntemleridir ve hepsi kahvedir. siz hangi demleme yöntemini seviyorsanız onu kullanarak kahvenizi içebilirsiniz. tabii taze öğütülmüş bir çekirdek ile... en iyi kahve markaları da lavazza falan değildir, en bayat ve kötü kahveleri içeceğiniz markalardır. tüm dünyada olduğu gibi türkiye'de de 3. nesil kavurucular vardır ve kolaylıkla ulaşabileceğiniz en kaliteli çekirdekleri bu kavuruculardan temin edebilirsiniz. null, niji, ultra, oldschool, vitus, kafein kültür, lot... liste uzar gider. ancak ilk başta çok pahalı çekirdekler almanıza gerek yok.

kahve 101 aşamasında olduğunuzu düşünerek size en kısa yoldan en sağlıklı ve lezzetli yöntemi söylüyorum...

bir adet french press edinin.
sezycoffee.com şu çekirdeği "french press" öğütümlü olarak alın ve youtube'dan şu videoyu izleyin. www.youtube.com çeşme suyu kullanmayın. nestle veya buzdağı kullanın.

sonrasında bu iş hoşunuza gittiyse iyi bir kahve öğütücü ve farklı ekipmanlar alıp farklı yöntemler ve çekirdekler deneyebilirsiniz.

nescafe 3'ü 1 aradayı bile sütsüz içemeyen şahsımın şu an evinde toplamda 100 bin liralık ekipmanı ve kahve barı var. :)
0
motosiklet burclu adam
(30.06.24)
türk kahvesinin kendisi bildiğin gerçek kahve. toz hali hani. kuru kahveciye mehmet efendiye girip aldığın türk kahvesi hani. demleme yöntemi kahvenin yapılışında söz konusu oluyor. yani ukalalığa çok gerek yok sanki türk kahvesi demleme yöntemidir diye. çünkü sizi bilmiyorum ama biz türk kahvesinin kuru haline de türk kahvesi diyoruz, illa pişmiş haline değil. kutuda nescafe gold ile kutuda türk kahvesini yanyana koyunca da evet türk kahvesi gerçek kahve oluyor. kimse zaten kahvenin demleme yönteminden bahsetmedi. bildiğin toz halinde alınan kahveden bahsediyoruz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.06.24)
iyi kahve ic zamanla tadina alisirsin. nescafe gold gibi seyler kahveden pek anlamayan kisiler icin tadi daha sevilebilir seyler olsa da icmisken iyisini icmek lazim bence de.
0
bohr atom modeli
(30.06.24)
(3)

93 dogumlu birinin hayati boyunca yapilan asilarin kaydini bulmak?

icim urperiyor
selam. anneme babama sordum hatirlayamadilar. 93 dogumlu biri olarak bana bu zamana kadar yapilan asilari nasil bulabilirim?
selam. anneme babama sordum hatirlayamadilar. 93 dogumlu biri olarak bana bu zamana kadar yapilan asilari nasil bulabilirim?
0
icim urperiyor
(29.06.24)
E nabiza bakabilirsiniz
0
apocalipy
(29.06.24)
O devirde bilgisayar yok, sağlık ocakları, aile sağlığı merkezleri henüz yok. Doğum hastanede olduysa, hastane çocuk için bir aşı karnesi verirmiş ve yapılan aşılar bu karneye işlenirmiş. Bebeklik fotoğraflarının arasında böyle bir karne olabilir.

Onun dışında bulunduğunuz yerdeki hastanenin poliklinik kayıt defterleri diyeceğim ama, onların da 30 yıl saklanır arşivlik malzeme statüsünde olacağını sanmıyorum.

Sonuç olarak, evde o karneyi bulamazsan bulamazsın.
0
Mirket
(29.06.24)
benzer yaslardayiz. bilemiyorsun. askerlik yaptiysan oldugun birkac asi var, okulda yapilan zorunlu asilar var. bunlar disinda bilmek zor. ancak tahmin yurutursun.

fakat gerekli asilari bulmak icin test yapiliyor benim bildigim.
0
bohr atom modeli
(29.06.24)
(12)

Her Dediğinize İtiraz Eden İnsanla Diyalog

auroraaurora
Nasıl tarif edeceğimi bilemedim. Ukala desen değiil, çokbilmiş desen değil. Ama her dediğinize ya başka bir argüman, malumat veya öneri sunuyor. Örnek vereyim; yarın sabah uçakla Ankara'ya gideceğinizi söylüyorsunuz. Arabayla git, daha keyifli olur diyor. Niye uçakla gidiyorsun diye sormak yok. Belk
Nasıl tarif edeceğimi bilemedim. Ukala desen değiil, çokbilmiş desen değil. Ama her dediğinize ya başka bir argüman, malumat veya öneri sunuyor.
Örnek vereyim; yarın sabah uçakla Ankara'ya gideceğinizi söylüyorsunuz. Arabayla git, daha keyifli olur diyor. Niye uçakla gidiyorsun diye sormak yok. Belki arabayla gitme imkanım yok, belki araba tutuyor.
Bu kişiyle sinir harbine girmeden diyalog kurmanın bir yolu var mı?
0
auroraaurora
(28.06.24)
Bunlara laf anlatılmaz, "Tamam, sensin." de, yapacağını yine yap.
0
sekizdokuzon
(28.06.24)
@8-9-10 +1. böyle tiplere herhangi bişey açıklamam, anlatmam bile. böyle olup da ukala veya çokbilmiş olmamasına imkan yok. migrostan 1 kilo domates aldım desen, carrefourdan alsaydın oranın daha güzel ve daha ucuz der böyle tipler.
0
hops
(28.06.24)
bir kere düzgünce uyarın, hep muhalefetsin tarzı hayırdır diye. belki bu konuda enayiliği vardır.

sonra salın.
0
jülsezar
(28.06.24)
@hops
Market örneği cuk oturdu.
Biraz daha gözlemleyeyim bakalım.
0
🌸auroraaurora
(28.06.24)
ben bozuyorum, ne o oyle fakir gibi arabayla mi gidecegim falan derdim.

ama bana bunu yapan kisinin fakir olmakla falan bir problemi var kendini ust sinif gostermek icin surekli cabaliyor, varsa boyle bir durumu oradan vur.
0
durgunfoton
(28.06.24)
ay benim bi tanidigim vardi, bisi alirim mesela, gider incik cincik arar online daha ucuzunu bulur, buradan alsaydin niye oradan aldin, bilmem ne, surekli ayni terane. sal gitsin +1
0
kassiopeia
(28.06.24)
hiçbir şeyinizi anlatmayın buna.size kendinizi kötü hissettiriyor. Ya da eğlenmek için örnekteki gibi durum olunca arabanı yada arabanın benzin parası verirsen giderim diye dalga geç
0
pembediken
(28.06.24)
Sinir harbine gerek yok aslında. Bazı insanlar farkında olmadan default olarak her şeye itiraz ediyorlar. Bu insan hayatınızda bir yerlerde olmaya devam edecekse açık açık bu huyundan şikayetçi olduğunuzu belirtin. Yaptığının farkında bile olmayabilir.
0
pispinti
(28.06.24)
aynen anlattıgın bir insan tanıyorum kendisi babam. muhalefet olmak için muhalefet oluyor. sen mesela bu güzel desen öbürü güzel der, öbürüne güzel desen bu güzel der. muattap olmuyorum. ayda yılda bir zorunluluktan görüşürüm.
0
sizofren06
(28.06.24)
pispinti +1, adamin sohbet sekli bu olmus, belki farkinda bile degildir. Ben de bazen yapiyormusum gibi hissediyorum. Kendimi durduruyorum sonra farkina varinca. Bunun farkli bir versiyonu da basina gelen her olayi anlattiginda, basina daha ilginci, tehlikelisi, guzeli gelmis olan kisi.
0
mbond
(28.06.24)
Bozacaksın +1
Muhalefet ettiği anda sakin ama net bir şekilde "sen niye böylesin" diye gir, sonra açıkla "hep böyle böyle yapıyorsun farkında değilsin galiba ama sinir bozucu bir durum, insanlara kendilerini salak hissettirmeye çalışır gibi görünüyor. Bir derdin varsa konuşalım"
0
Bruce
(28.06.24)
soyleyis tarzina gore degisir. bir de bunlar ufak tefek seyler. cok onemli degil.

mesela ben biri boyle cok iddiali genellemeler yaptiginda normalde katilsam bile direkt muhalif pozisyona gecerim. belki sen de boyle bir insansindir bu adam da sana ayar oluyordur. otomatik olarak sana alternatif seylerin daha iyi olacagi dusuncesi olusuyordur kafasinda.
0
bohr atom modeli
(29.06.24)
(14)

En absurd milliyetçi refleksiniz nedir?

sekizdokuzon
Benimki, az önce fark ettim, System of a Down dinlerken rahatsız oluyorum :pSizde neler var? Teşekkürler.
Benimki, az önce fark ettim, System of a Down dinlerken rahatsız oluyorum :p

Sizde neler var? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.06.24)
YOĞURT. Öhöm sakinim. Yoğurt :')

Şimdi ben gerçekten sıfır milliyetçi bi insanım. Milliyetçilik kavramıyla temelde anlaşamadığım noktalar var vs çok detaylandırmıyorum.

Ama yoğurt Türklerin ya. Ve hani diğer tüm yemekleri diğer milletler sahiplensin gram takmam ama yoğurtu sahiplendiklerinde sinirlerim hopluyor ahdhdh
0
nundu
(22.06.24)
@nundu +1

Adı bile yoğurt yani en başta, diğer dillere bile bu şekilde geçmiş. Daha da bunun kafa karıştırmaması lazım.

Milliyetçilikten ziyade yanlış bilgiye kıl oluyorum. Ondan sinirimi bozuyor. Greek yogurt diye gördüm mü "püh" diyorum her seferinde :D
0
akhenaten
(22.06.24)
Şimdi ben gerçekten sıfır milliyetçi bi insanım +1 Hatta yoğurt meselesi de umurumda değil, o derece.

Ama Türk Yıldızları ve/veya SoloTürk gösterisi izleyince (3 kere izledim galiba) allah allah allah diye bağırarak düşmanın üstüne koşasım geliyor. Gösteri bittikten bir süre sonra tansiyonum/nabzım normale dönünce geçiyor.
0
kobuzchu kiz
(22.06.24)
Spacex inişini izleyince “USA! USA!” diye çılgınca tezahürat yapıyorum.
0
gabe h coud
(22.06.24)
Her milli bayramda muhakkak gösteri çıkarırım. Çocuklarla kırmızıları giyer laik atak geçiririz.
0
ruhen hastayim ben
(22.06.24)
@8910 +1
@nundu -1 çünkü "absürt" değil bence yoğurt, türk kahvesi, baklava vs. refleksimiz :)

Ben, bana "hiç Türk'e benzemiyorsun yeaaa" denince tetikleniyorum. Türkleri, Arap ya da 60'larda iltica eden Kürtler gibi fenotipli ve Arap, Afgan ya da Paki gibi dinci görüyorlar. Üstüne bir de tam olarak sarı filtre ülkesi kategorisine koyuyorlar. O yüzden içki içen, dinli olmayan ve açık renk tenli birini (ya da başı açık kadını) görünce "whoa! you don't look like Turkish, though" Bunun Türkleri genel olarak aşağılayan bir yaklaşım olduğunu fark etmeyen tipler de Ekşi Sözlük ve X'te gurur duyuyor bu sözle.
0
nawar
(22.06.24)
Yürü be, Turan ülkün yürüsün, soyun sopun türüsûn @nawar
0
🌸sekizdokuzon
(22.06.24)
Şu aralar hiçbir milliyetçi refleksi absürd bulmuyorum. Özellikle müzik ve dil konusunda.
0
muhayyer divan
(22.06.24)
yurtdışında biri bir şey dedi mi aslan kesiliyorum, TR'de çok sallamam.
0
duyurukullanıcısı
(22.06.24)
İş için yazıştığım biri Girne’nin Rumca adını kullanınca azıcık çemkirmiştim şehrin adı Girne diye. Kendime şaştım.
0
auroraaurora
(22.06.24)
Soykirim diyip durdugu icin kim kardasyana bileniyorum djfkfk
Hele soykirim vardi diyen turk gorursem nefret doluyor icim.
0
Kittie
(22.06.24)
Yunanistan'a her gittigimde cok rahatsiz oluyorum, kendimi hic guvende hissetmiyorum. bisey alikrken bile biriyle konusunca, eokaci midir? asalaci midir? aklima hep boyle seyler geliyor. belki ege bolesinde olunca cocukken anlatilanlardan etkilenmisimdir. Yunan arkadasim cok var, ama orada boyle hissediyorum.
bir de kafede aldigim baklavanin ustune, eskiden pastalara veya kokteyllere konan semsiyeden koymuslardi, artik dayanamadim kufur edip ciktim.

Bir de bunu tek karsilastigim Misirlilar yapti, yurtdisinda Turkum diyince evet ortadogulu oldugunu anladim falan diyor ama rahatsiz edici yilisik bir tavirlari var, hemen tetiklenip, tersliyorum benim atalarim Altay daglarindan arap collerinden degil diye. ben, beyaz tenli cekik gozlu bir yorugum, benzesek birsey demeyecegim.
0
durgunfoton
(23.06.24)
daha once yabanci ulkelerde yasadim ama almanya'ya geldigimden beri ilk defa kendimi azinlikta hissettim. bu da bende biraz milliyetci refleksler olusturdu. bunlarin baslicasi turk mutfagi. turk mutfagini cok ovuyorum ve manasizca elestirilmesine gelemiyorum. bunun disinda da birkac sey var. genel olarak insan gurbetcileri bir nebze anliyor burada uzun sure yasayinca. bu buyuk kisminin garip insanlar oldugunu degistirmiyor tabii.

dogal yogurt yapmayi da deneyecegim yakinda. boyle icimden bir ses her turkun yogurt yapabiliyor olmasi gerekir diyor nedense...
0
bohr atom modeli
(23.06.24)
Almanya'da starbucksta calistim ogrenciyken, bir tane de ukraynali kiz vardi. ve merkezi bir yerde calisiyordum, piril piril Turk ogrenciler, calisanlar gelirken hicbir sey demeyen bu kiz (Turkce konusurlardi belli ederlerdi yani), ne zaman tipi kayik bir suriyeli, arap gelse bunlar Turk galiba diye yanima geliyordu (onlarin guzeline hic Turk demedi ama).
Ben de karsilik olarak ne zaman rus veya eskort tipli biri gelse bunlar ukraynali, istersen sen ilgilen demeye basladim.
0
wishmaythşngs
(23.06.24)
(18)

sağ elimi geliştirmek için ne yapabilirim?

neira
evet evet solağım ne jostick kullanabiliyorum, ne pcde oyun oynayabiliyorum. fincan bile tutamıyorum çok titriyor sağ elim. hatta böyle bi sinir sıkıntı basıyor elime kullanmam gerekiyorsa. bunu nasıl tarif ederim bilemedim. mesela eldiven giyince olur öyle bi sıkıntı basması.parmak kuvvetlendiren b
evet evet solağım
ne jostick kullanabiliyorum, ne pcde oyun oynayabiliyorum. fincan bile tutamıyorum çok titriyor sağ elim. hatta böyle bi sinir sıkıntı basıyor elime kullanmam gerekiyorsa. bunu nasıl tarif ederim bilemedim. mesela eldiven giyince olur öyle bi sıkıntı basması.
parmak kuvvetlendiren basmalı bişiyim var gitarcıların kullandığı + lastik var gererek açıyorsun ama bi faydalarını göremedim.
0
neira
(22.06.24)
Bende solağım ama böyle problemler yaşamadım, yaşamıyorum. İlginç.
Düzenli egzersiz tek çare sanırım
0
pavlis
(22.06.24)
bende de var. hicbir sey yapamiyorum sag elimle. hatta tasarim yaptigim icin cok ozel bir 3d mouse verdiler ama mouse'u da sadece sol elimle kullanabildigim icin birini birakip birini tutmam gerekiyor. cok sacma.

uzerinde calisilarak iyilestirilebilir ama bazi insanlarda bi taraf cok baskin oluyor benim anladigim.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
Yaşlılığında titreme sorunu olan bir büyükbaba, büyükanne, büyük teyze falan var mı?
0
Mirket
(22.06.24)
@mirket, bildiğim kadarıyla yok. ailedeki tek solak da benim zaten :(
0
🌸neira
(22.06.24)
"fincan bile tutamıyorum çok titriyor sağ elim"
bu doktorluk bi konu sanki. O elle yazı yazamamak mouse kullanamamak okey, sağlaklar da sol elle zorlanıyor ama fincan tutulur yani.

Joystick kullanmak dediğin eski usül joystick değilse, xbox-ps5 gamepad'inin sağ analog kısmıysa bak düşün dünyada milyonlarca sağlak ve solak onunla oyun oynuyor. Psikolojik de olabilir mi acaba diye düşündüm.
0
nhk ni youkosu
(22.06.24)
@geveze, işte top mantığında bişilerim var ama yapması bile zor geliyor çünkü sıkıntı basıyor elime. yazı yazmayı denedim o kadar zor ki. şu klavyede yazı yazmak dışında bir işlevi yok sağ elimin.
guitar hero'da medium bile oynayamıyorum yüzük parmağımı basamıyorum diye :P
0
🌸neira
(22.06.24)
Titreme kısmının solaklıkla ilgisi yok. Bir nörologla görüşmeni tavsiye ederim.

Ailede var mı konusunu da büyüklerine bir sor.
0
Mirket
(22.06.24)
xbox aldık yeni. bi tekken oynayayım dedim, çapraz tutuyorum veya işaret ve orta parmağımla basabileceğim bir biçimde tutuyorum yoksa combo yapamıyorum hızlı olamadığımdan. atari salonunda da çapraz tutarak oynardım :P
bu arada şikayetlerim hep oyun oynama üzerine :D
fincan tutarken de azer bülbül gibi titremiyor ama dengeli tutamıyorum ve o bahsettiğim sinirsel sıkıntı geliyor.
0
🌸neira
(22.06.24)
abi nörologa gitsem küfür eder kovar beni diye tırsıyorum açıkçası :P
0
🌸neira
(22.06.24)
O zaman esansiyel tremor konusunu bir araştır.
0
Mirket
(22.06.24)
el yayı al yabancıların hand gripper dedikleri şey.
0
komando kani var bende
(22.06.24)
güçsüzlükten titriyor ama öyle bi hastalık sendrom vb olduğunu düşünmüyorum.
bazı manyaklar var iki elini de aktif kullanıyor. öyle olmama gerek yok da enstrüman çalabilseydim şimdi profesördüm :(
0
🌸neira
(22.06.24)
@komando, var hocam, kullanırken damarlarıma sıkıntılar basıyor kullanamıyorum. yani %100 çare olacak diyorsanız zorlayayım
0
🌸neira
(22.06.24)
Senin yaşında bir el güçsüzlükten titriyorsa bir sıkıntı var demektir. Sen hiç sağlakların sol elinin güçsüzlükten titrediğini gördün mü?

Bir nöroloğa kesinlikle görün.

Bir alet istiyorsan da şundan al. Renklerin anlamlarını şu an hatırlamıyorum. Uygun yumuşağından başla, her gün içe ve dışa olacak şekilde yapabildiğin kadar yap. Her gün birkaç daha fazla yapmaya çalış. Kolay gelmeye başlarınca renk değiştir, daha sertine geç. Faydasını görürsün.
3-5 gün yapıp bir işe yaramadı yaa dersen bir işe yaramaz tabi.

www.trendyol.com
0
Mirket
(22.06.24)
Ben de solağım ve sağ elimi güçlendirmek için hiçbir şey yapmıyorum. Herşey sağlaklara göre düzenlenmiş ve dizayn edilmiş bir dünyada yaşıyoruz maalesef ve ben bunu protesto ediyorum. Bizi yok sayamazlar. Solak olmayı çok seviyorum iyi ki solağım. Bir keresinde eğlencesine sağ elimle yazı yazmak istedim. Yazılar gittikçe yukarı çıkmaya başladı en sonunda da defterden çıktı ve masaya devam etmeye başlayınca bıraktım :))
0
rock n roll
(22.06.24)
Hocam al ama düşük kilogramlı olanlarından al zorlama. Duyurudaki diğer arkadaşların dediği gibi nöroloji doktorunada görün.
0
komando kani var bende
(22.06.24)
ben de solağım ama sağ elim istemsizce gelişmiş. beynim yapılan işleri ilginç derecede bölmüş durumda. bazı işleri sol ile yapıyorum bazı işleri sağ ile yapıyorum. ama hiç bir zaman bir zaman alışmış olduğum işleri yer değiştirmeyi düşünmedim.
0
benibulmanlazim
(22.06.24)
ben sağlağim ve sol elimle fincan bile tutamıyorum ki lisede sol elimle not bile tutabilirdim (20 sene once yani). tamamen kullanmak ve gelistirmekle ilgili. stres topu ve yazi alistirmasi yapmak ise yarar diye düşünüyorum. 1 ay deneyin, hic gelisme gormezseniz norologa gitmeyi o zaman düşünursunuz.
0
111111
(22.06.24)
(3)

Sözlükte lanetli çaylak olmak

0zlem
bunun bir sınırı var mı?birinci kez 1 haftaİkinci kez 1 aySonra tamamen uçurulmak gibi gibi
bunun bir sınırı var mı?

birinci kez 1 hafta

İkinci kez 1 ay

Sonra tamamen uçurulmak gibi gibi
0
0zlem
(22.06.24)
nedenine gore degisiyor ama sistem o sekildeydi genel olarak eskiden. direkt de ucurulabilirsin tabii. ne yaptigina bagli.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
Nedenine göre değişir derken tam anlamadım?

Mesela formata uygun olmayan/tanım olmayan önemsiz entry girsek. Bu şekilde sonsuza kadar süreli lanetli çaylak cezası mı alırız yoksa belli bir sayı sonra uçurulur muyuz?
0
🌸0zlem
(22.06.24)
eger yalniz formata aykiriysa tekrarlayan durumlarda ucurulursunuz. fakat teroru veya siddeti oven bir seyler falan yazarsaniz direkt de ucurulabilirsiniz.
0
bohr atom modeli
(23.06.24)
(5)

Somon balığı

etna
Nasıl pişirelim? En lezzetli tarif hangisidir? Denediginiz var mı?
Nasıl pişirelim? En lezzetli tarif hangisidir? Denediginiz var mı?
0
etna
(21.06.24)
Kesimin adını bilmiyorum ama yuvarlak gövde kesiti şeklinde olanları limon, sarımsak ve taze biberiyeyle veya taze kekikle soslayıp fırına verince harika oluyor.

Fileto şeklinde olanları da tereyağlı limon sosuyla fırında çok güzel oluyor. Sosun tarifi internette var. O tariflerden biraz koyu kıvamlı olanlarını tercih edin bence. Ama bu sosla yapılan somon daha ziyade kışlık yemek. Yazın ağır olur. Yanına da fırında patates ve brokoli yaparsınız.
0
akhenaten
(21.06.24)
Fırın tepsisinin altına yuvarlak dilimlenmiş soğan
Üst kata kuşkonmaz
En üste zeytinyağı limon tuz ve karabiberle marine edilmiş somonları dizip pişirin.

Ben bunu denedim geçen çok güzel oldu.
0
mutekebbir
(21.06.24)
Mutekebbir’in marinasyonuna 1 tatlı kaşığı taneli dijon hardalı ve arzu ettiğin kadar sarımsak ekle. Sonra gel bana teşekkür et:)
0
Perlita
(21.06.24)
kalın güzel tavan varsa kesinlikle tavada yap. sossuz pişir. somonu dolaptan çıkarınca biraz oda sıcaklığına gelsin diye beklet. tavayı çok iyi kızdır öyle koy balığı. 4-5 dk bi yanını 4-5 dk diğer yanını pişir. pişerken tavaya birkaç sarımsak atabilirsin, bi damla zeytinyağı koysan da olur koymasan da, zaten yağlı bir balık. önemli olan aşırı pişirmemek yani suyunu kaybettirmemek. bence en basiti en güzeli oluyor.
0
esther
(21.06.24)
mangalda da iyi olur yagli oldugu icin fakat ev ortaminda tavada biraz cevirin koyu pembeden tamamen acik pembeye donunce yenilebilir. fazla pisirmemek lazim. zaten cig de yenilebiliyor bu tazeyken.

bence bir sosa gerek yok uzerine limon sikip gomun.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
(18)

38 yaşında doktoraya başlamak ?

kuul
selam,önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli. an
selam,

önümüzdeki hafta gerçekleşecek son bir aksiyon sonrası türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde, üzerine çalışmak istediğim alanda bir doktora yapma fırsatı şu an önümde duruyor. bir mülakat olacak. ancak ben çalışacağım hocayla falan anlaştım. ne üzerine çalışacağımız da az çok belli.

ancak bir yanım kalk gidelim derken öbür yanım bok yeme otur diyor. yaşım 38 oldu. son 6-7 senede enerjimi saçma sapan şekillerde harcayıp bitirdikten sonra artık okul okumaktan kusma derecesine geldim. her gün yol çilesi ayrı, iş yoğunluğu ayrı olarak beni sömürüyor.

diğer yandan eğer bu başvuruyu yapmaktan vazgeçersem altın tepside önüme gelen fırsatı sırf motivasyonum yetersiz diye geri çevirmiş olacağım için kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor.

sizce ne yapılır ?

bu tecrübeyi yaşamış/yaşayan arkadaşlar görüp bir şeyler karalasa ne güzel olurdu...
NOT: tikler gecikse bile gelecektir.
0
kuul
(21.06.24)
benim babam da 38de başlayıp 44te bitirdi, 3 çocuklu haliyle hem de. normalde farklı bir mesleği vardı, akademisyen oldu. bu sene de profesör oldu.
tabi ki zor olmuştur ama isteyen insan için neden zor olsun.
0
yenibirgüzelnick
(21.06.24)
Türkiye veya amerikan sisteminde hocayla çalışmak diye birşey yok. 2 sene ders alıp sonra 2 sene tez sürecin olacak. Ne üzerine çalışacağınız henüz belli değil, resmi olarak senin danışmanın olmayacak. Öncelikle bunu bil.

Bir diğer konu da doktoranın senin için anlamı ne olacak bunu sorgula derim. En az 3-4 yayın yapmadan boş cv ile bitirilen doktora tamamen zaman kaybı olur. Ders aşaması olan doktoralarda yayın yapmak zordur veya imkansızdır. Kullanıldığını hissediyorsan bırak.

Hocayla çalışma olayı iki şekilde olur: birincisinde hocanın ayak işlerini yaparsın ama seni hiçbir projeye dahil etmez, yayın yaptırmaz. Diğer türlüsünde seni yetiştirmek için çaba gösterir. Bu ayrımı bil derim.
0
ferenc
(21.06.24)
Neden doktora yapmak istediğin kısmı eksik ya da yeterince ifade edilmemiş. Cevapta önemli olan o olacaktı bence.
0
prole
(21.06.24)
prole +1. Bir de sartlarina bagli. Aileden zenginsen ve para kazanma baskisi yoksa istersen 50 yasina kadar doktora yap, postdoc yap vs. Ote yandan ne kadar "altin tepside sunulan firsat" olup olmadigi da su an nasil bir meslegin ve kariyerin olduguna gore de degisir.
0
hot potato
(21.06.24)
Yapın tabi, neden moralinizi bozuyorsunuz?

Tek önemli husus vaktiniz var mı? Çünkü doktorayı bitirmek siz öylesine de yapacak olsanız ciddi bir iş, doktora tezi hiç neden olmasa bile kendi başına çok vakit alan bir süreç. Ayrıca 4 sene belki daha uzun süre hayatınızda olacak ve her zaman bu ilk hevesi taşımayacaksınız. Biraz yıpratıcılık payı olacak elbette.

Neticede profesyonel anlamda verdiğiniz emeğin karşılığını alamayacaksınız. Doktora akademik düzeyde işe yarayan bir şey. Özel sektörde doktoranız var diye hayatınızda büyük bir fark olmayacak. Emin değilim ama memuriyette belki birkaç şeyi etkiliyordur, zaten memursanız bunları biliyorsunuzdur. Ancak kendinize güveniniz artar, alanınızda gelişirsiniz. Hoşunuza gidecek bir şey yapmış olursunuz. Neden olmasın vaktiniz varsa?

Baktınız olmuyor, bitirmezsiniz. Ne yapacaklar bitirmediniz diye puh tüh diyecek hali yok kimsenin. Biterse de ne ala.
0
akhenaten
(21.06.24)
@yenibirgüzelnick, @ferenc teşekkür ederim.

@prole, evet doğru en önemli nokta sonuçta. şöyle açayım: ben şu an kamuda herhangi bir lise mezunun bile rahatça yapabileceği, eğitimim veya yeteneklerimle alakası olmayan bir işteyim. zaten kamunun kahir ekseriyeti böyle desek yalancı çıkmayız. peki neden oradayım ? orası uzun hikaye hiç bahsini açmayayım. işte bu kısır döngüyü kendimce kırmak için ilk olarak şahsi çabalarımla, sonrasında yüksek lisans yaparak VERİ BİLİMİ-GÖRÜNTÜ İŞLEME alanında bir noktaya kadar geldim. işte şimdi bunun doktora fırsatı önümde. eğer bitirirsem hem çalışmak istediğim alan, hem alanın gelişimi baş döndürücü ve bunun bir parçası olma ihtimali, hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali vb sebeplerden başlamak istiyorum. çünkü şu an bulunduğum konumda kalmam geçmişime, eğitimime ve birikimime -bence- ihanet gibi bir şey. ama işte diğer yanda da ucunun nereye gideceği ve benden neleri ne kadar zaman boyunca götüreceği belli olmayan bir süreç var. elbette mantık devam etmemi söylüyor ama fiziksel ve mental olarak bunu gerçekten kaldırabilir miyim ? mevzu sadece alanı sevmek ve orada çalışmak istemek mi, yoksa başka teşvik edicilere ihtiyaç var mı bunu kestirmeye çalışıyorum. misal araştırma görevlisi olarak başlama şansım olsa bu soruyu hiç sormazdım bile. ancak hem çalışıp hem bunu yürütmek söz konusu olunca benzer yollardan geçen/geçmiş insanların fikrini de mümkün olduğunca bilmek isterim.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Yaş 38, hala okumak.. ve ömür bitiyor.
Üniversite okumayı çok bir şeymiş gibi gösterdiler yıllardır ve ortalık üni mezunu kaynıyor.
Meslek lisesi mezunlarının geliri de daha yüksek.
Diploma almak, kariyer, ünvanlar bu kadar uzun zamana yayılmamalı.

Yıllar yılı kesinlikle yanlış uygulanan şu var ki ilkokuldan üniversiteye bu kadar uzun bir zaman aralığı sadece okumaktan ibaret olmamalı. Bu zaman aralığı, insanın en önemli zamanlardır ve yeteneklerinin de ortaya çıkacağı bir dönem olmalıdır. Çocukluktan itibaren bir çoğumuz gerçekten yeteneklerimizi bilmeden, tanımadan büyüdük veya büyütüldük.

Gelen fırsatı geri çevirmeniz çevrenizdekilerin bu konuda neler yaptıklarıyla o konuma verdikleri değer ile ilgili. İleride kendinizi suçlayacaksanız sürece devam edin. ama dediğim gibi bir ömrün sonuna da bu kadar yakın olmamalı bu eğitim dedikleri .
0
diyecevaplandı
(21.06.24)
Okumaktan kusma derecesine gelmiş, aşırı yorulmuş bir insan olarak bence okumamalısın, çünkü bir an gelip emeklerini ve verdiğin vakti ve hatta harcadığın parayı yok sayacak bir hamle yapman mümkün, hatta buna mecbur kalman bile mümkün.

37 yaşındaydım, okuldan mezun olalı 14, memuriyete başlayalı 11 yıl olmuştu, sadece aklıma esti diye yüksek lisansa başvurdum, yeni mezunlar varken beni birinci seçtiler vs. Sonuç, bazı sebepleri kaldıramadığım ve ders çalışma kaslarımı yeniden çalıştıramadığım için devamsızlık marifetiyle okulu bıraktım. Çok da sağlam bir akademisyen kafamın olduğunu söyleyip duran hocalarım beni kaybetmekle epey üzüldüler ama ben kaldıramadım. Sebeplerim çok ağır sebepler değil ama ben yapabilecek halde değildim. Bunu bile bile girdiğim okuldan devamsızlıkla atıldım.

Senin de bu şekilde bir tepkiyle doktora hayatını kendin yıkma ihtimalin var, ki bahsettiğin yorgunluk da bunu gösteriyor bence.

Bu kadar yorulmayacak olsan, bu kadar tükenmemiş olsan derim ki yap doktoranı, hayatına anlam gelir. Ama şu halde öyle diyemiyorum.
0
muhayyer divan
(21.06.24)
yap yap
0
duyurukullanıcısı
(21.06.24)
disiplinli çalışabilen, işleri ertelemeyen, araştırma yapmaktan heyecan duyan biriyseniz doktora size çok şey katabilir. mesleğiniz, işiniz, yaşamınız, kaderiniz değişebilir. güzel olur yani. ama düzenli çalışmazsanız duyacağınız kaygı ve vicdan azabı yaşamınızı kötü etkileyebilir. Ne yaşadıklarınızdan zevk alırsınız ne de doktorada ilerlersiniz. Bence başlayın, kendinizi tamamen adamaya da gerek yok, sadece disiplinli bir şekilde çalışarak yapın.
0
santimantal
(21.06.24)
Doktoradan beklentin çok yanlış. Doktoranın amacı araştırmacı olmaktır. Sadece yayın yapmaktır. Yapamıyorsan veya yapmak istemiyorsan doktora yapmak doğru değil.

Doktorada bilgi edinme yok, bilgi üretme var.

Diyelim ki doktorayı tamamladın ama araştırma olanağın yok. Bu durumda kendini gol atamayan futbolcu gibi düşüneceksin. Hasta tedavi edemeyen doktor gibi veya. İşlevsizsin ve bu nedenle silinip gideceksin.
0
ferenc
(21.06.24)
+ akademiden kovalanmayacaksa zaten bence doktoraya baslama yasi 40 civari olmali o yuzden bence yas problemin yok.

+ hakkiyla yapilan bir doktorayi zaten 5 seneden once bitirmek cok zor, senin part time yapacagini dusunursek tahminim 6-7 sene surecektir. Okul okumaktan kusma noktasinda olan birisinin bu sureci atlatmasi zor.

+ hocayla calismak yok denmis ama ben supervisor olmadan doktora yapan gormedim, hocayla calismadan nasil yuksek yapiliyor anlamis degilim.

+ eger tezini savunmadan once 2-3 tane tier 1 yayin yap(a)mamissan bence senin doktora yok hukmundedir, vakit kaybidir. Bunu da eklemek lazim.

+ maddi katmadeger kaygin sifira yakin olmali, ne kadar cok okul o kadar cok para devri kapanali cok oldu ama bunu ozellikle ortadogu insani hala anlamiyor. Yani kendini tatmin icin gireceksen gir, baska bir kazancin olmayacakmis gibi dusunmen lazim.
0
cooperr
(21.06.24)
kesinlikle arkana bakmadan dön ve kaç bu fikirden.tr de doktora yapmak saçmalıktan başka birşey değil.
0
ashleybon
(21.06.24)
@ferenc,

Öncelikle cevabınız için teşekkürler. Bir noktayı açayım müsaadenizle: Başvuru öncesi şartlardan biri danışman hocadan alınacak kabul mektubuydu (bu belki zaten hep böyledir bilemiyorum) onun için de tezimi yazdığım, hatta makalesini de yayınlamak üzere olduğum alanla alakalı olarak bir hocayla irtibata geçtim. O da yüksek lisans tezimdeki alanın devamı sayılabilecek sahada doktora çalışması yapabileceğimizi söyledi. Ona istinaden de davet mektubu yolladı zaten.

Ne derece önemli bilmiyorum ama danışman olmak için bana tamam diyen hoca benden yaşça küçük. Ancak co-advisor olarak daha tecrübeli bir hoca da sürecin içinde olacak. Yani en azından sözlü kabul aşamasında konuşulan bu diyeyim.

Projede ayak işçisi olma konusu için zaten fazla yaşlı olduğumu ve bu duruma katlanmayacağımı söyleyebilirim. Sonuçta olmazsa olmaz değil. Gerekirse basar giderim diye kendimce hülyalardayım. Ama pratikte de bunun karşılığı böyle olur mu, bunu zaman gösterecek.
0
🌸kuul
(21.06.24)
Valla yap yapma diyemem, cok zor konular ama tez yazmak gercekten cok yipratici bir surec, geri donup baktigimda full time ozel sektor calisirken nasil bir guc gelmis de yapmisim diyorum. Bunu soylemek isterim. Ote yandan icine girince yapiliyor, bir sekilde bitiyor. Bir suru insan gibi yapabilirsiniz yani. Son olarak, anladigim kadariyla isiniz rahat, baslayim hic olmayacak gibiyse birakmak da bir secenek, birakmak illa kotu bir sey olmak zorunda degil, denemeden sizin icin dogru sey olup olmadigini da bilemezsiniz.
0
kassiopeia
(22.06.24)
Son sözümü başta yazayım: Ana amacınız şirketlerde iyi bir iş bulmak değilse ve başladığını bitirmeden de rahat edenlerdenseniz başlayın, devam edip etmeyeceğinize yolda karar verirsiniz.

Standartları yüksek, sağlam bir hocayla çalışacaksanız doktora tezi zorlu bir süreç. İyi bir okuldaysanız ders ve yeterlilik aşamaları da zor geçecek. Paraya dönüşecek bilgi peşindeyseniz birçok derse "ben bunun için burada değilim" diye bakmaya başlayacaksınız. Yani akademik kariyer dışında bir düşünceyle yapacaksanız gereksiz zorlanabilirsiniz.

Olur da doktorayı bitirirseniz birçok şirket için "overqualified" olacağınızı da unutmayın. Yani "bu insan bu işin doktoru, bizim şirket, maaş bunu yakın zamanda tatmin etmemeye başlar, kaçar, hiç bulaşmayalım" deme ihtimalleri çok çok yüksek. Bunu, "hem bu doktoranın benim kariyerimi akademik olarak olmasa bile maddi olarak değiştirme ihtimali" sözünüze cevaben yazdım.

İnsan görmediği şeyi gözünde büyütebilir. Bir de "kendimi bir ömür suçlayacakmışım gibi geliyor" yazmışsınız. Gereksiz zorlanırsanız, hocalardan kazık yerseniz (ki şimdi size çalışma sözü veren hocanın sonrasında cayma ihtimali çok düşük değil), akademik kaypaklıklar midenizi bulandırırsa "aman başladım, dişimi sıkıp bitirivereyim" demeden kaçabilecekseniz başlayıp bir görün, sonra aklınız geldikçe üzülmeyin derim.
0
cosmicstring
(22.06.24)
turkiye'nin en iyi universiteleri bile ilk 500'de degil ki. bu bir sey ifade etmiyor bence. turkiye'deki tirt okullarda bununla zaman kaybetmezdim. akademi ortami zaten les.
0
bohr atom modeli
(22.06.24)
@cosmicstring,

oldukça vurucu ve direkt bam teline basan bir mesaj olmuş hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸kuul
(22.06.24)
(3)

arabaya yağ koyarken yağ döküldü

logisticsmanager
Temizlemeye çalışıyorum ama risk nedir? Tatilden donuyorum 1 saate yolda olmam lazım.
Temizlemeye çalışıyorum ama risk nedir? Tatilden donuyorum 1 saate yolda olmam lazım.
0
logisticsmanager
(21.06.24)
Nereye döküldü, ne kadar döküldü? Fazlasını ıslak mendillerle toplayın, kalanını balata spreyiyle temizleyin. Manifolda, egzoz hattına vs. gelmediyse sorun olmaz. Motor ısınınca biraz dumanlı dumanlı gezersiniz, o kadar.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.06.24)
bi sey olmaz ben de dokuyorum arada.
0
bohr atom modeli
(21.06.24)
Nereye döküldüğünü yazmamisim mal gibi. Motorun üstüne döküldü ama allahtan elektriksel bir yere gelmemis. Baya temizledim, sonuç olarak motoru çalıştırınca da duman falan da çıkmadı. Tabi bu da bana ders oldu, yeni yağdi eskisi totaldi onda ucu farklı olduğundan kolay dokuluyordu bu damacana gibi döküldü resmen.
0
🌸logisticsmanager
(23.06.24)
(1)

Paris - Lisbon Arası Seyahat Hakkında

sislerrr
Selamlar,temmuz ortasında paris'e gideceğiz ve orada 3 gün kalmayı planlıyoruz. Ucak ve 3 gunluk oteli aldık. Sonrasında ise 4 günlüğüne lisbon'a gitmeyi planlıyoruz. Sizce nasıl ve gittiyseniz önerirr misiniz ? Ucaklara baktıgımızda özellikle Portekiz Airlines uygun gibi gozukse de 2 yerine 1 bagaj
Selamlar,

temmuz ortasında paris'e gideceğiz ve orada 3 gün kalmayı planlıyoruz. Ucak ve 3 gunluk oteli aldık. Sonrasında ise 4 günlüğüne lisbon'a gitmeyi planlıyoruz. Sizce nasıl ve gittiyseniz önerirr misiniz ? Ucaklara baktıgımızda özellikle Portekiz Airlines uygun gibi gozukse de 2 yerine 1 bagaj satın aldıgımızda gidiş ve dönüş için toplamda 2800 tl gibi bir tutar artı istiyorlar. Bunda da sıkıntı yok ama bugune kadar her ülkeye thy ile gıttıgım ıcın ilk defa bu tarz bır sırketle ucacagım. Artı baska bir ekleme olur mu ? Önerilerinize açıyım.

2 kişi ve gidiş dönüş 23 kg bagaj için : 9800 TL.
0
sislerrr
(20.06.24)
2 kisi gidis donus 150'ser euro cok degil ki. ortalama alti sayilabilir avrupa icin. alternatif sevilla, faro ya da porto'ya ucup otobusle ya da trenle gecmek olabilir.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
(6)

kokan bardaklar

biseysorcaktim
bulaşık makinesinden çıkınca kokuyor bazen.makinede koku yapacak bir şey yok, arada bi temizliyorum. her bardak kokmuyor. finish quantum üçlü gibi bir şey kullanıyorum. temiz ve parlak oluyorlar.bazen deterjanlı kalmış gibi hissediyorum, bazense kokuyor gibi.açıkçası doğrudan makine ile mi ilgili, y
bulaşık makinesinden çıkınca kokuyor bazen.
makinede koku yapacak bir şey yok, arada bi temizliyorum. her bardak kokmuyor. finish quantum üçlü gibi bir şey kullanıyorum. temiz ve parlak oluyorlar.

bazen deterjanlı kalmış gibi hissediyorum, bazense kokuyor gibi.

açıkçası doğrudan makine ile mi ilgili, yoksa elde yıkayınca da mı oluyor seçemiyorum.

bardakları camlı rafa ağızları yukarı gelecek şekilde diziyorum, hava alsınlar diye.

ne yapmalı böyle durumlarda?
0
biseysorcaktim
(20.06.24)
2-3 ayda bir makine temizleyici kullan.
Filtreyi de sık sık temizle.

www.trendyol.com
0
Mirket
(20.06.24)
Bulaşık makineleri önce bir kısa cycle yapıp kaba yemek artıklarını temizliyor, sonra asıl yıkama kısmına geçiyor. Aslında makinelerde hem ilk aşama için hem de ikinci aşama için deterjan koyma bölümleri var ama artık kapsüller çıktığı için birinci bölümde deterjan kullanılmıyor, bu da bazen bulaşıkların yeterince temizlenmemesine sebep oluyor. Makineyi çalıştırmadan önce içine biraz normal bulaşık deterjanı koyarsanız yıkama performansı artacaktır.

Edit: Bir de yumurta artığı varsa baya kokutuyor, ona dikkat edebilirsiniz.
0
salihdt
(20.06.24)
filtredir muhtemelen.
0
icim urperiyor
(20.06.24)
filtre kesin kirlidir. ayrica su sicakligi dusuk olunca da koku yapabiliyor filtre cok temiz degilse.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
Geçen bardaklarınız yumurta kokuyorsa , şurayı temizleyin diye bir video görmüştüm , ( böyle tanımlıyorlar sanırım kokuyu )
Böyle bir aratırsan işine yarayabilecek sonuç çıkar sanırım .
0
dunyatuhaf
(20.06.24)
normal bulasik deterjanini makineye koyacaksaniz dikkatli olun: normal bulasik deterjani makineye konanlara gore daha cok kopuruyor, makina bu kopugu temizleyemezse suyunu bosaltamiyor, (her modelde olmayabilir). kopugu sonumleyen sey yag, o yuzden bulasiklarinizin epey yagli oldugundan emin olun, basiniza is acilmasin sonra.

alternatif olarak sunalri deneyebilirsiniz:

1 - filtrenizi duzenli temizleyin
2 - makinanizi arada bir yuksek sicakliktaki programda calistirin, ici temizlensin.
3 - icine sirke atip calistirin
4 - program bittikten sonra kapagini acin, bulasiklar icinde havasiz beklemesin.
0
taurina
(20.06.24)
(19)

babadan dededen hiç miras kalmaması

nothing in my way
geçen gün sözlükte de başlığını görmüştüm. ben de onlardan biriyim. cidden çok kötü bir şey değil mi ya? bence bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. tamam sağlık da önemli ama para olmayınca şükredemiyor insan. insan hayata 10-0 geriden başlıyor sanki. çevreme bakıyorum herkese bir
geçen gün sözlükte de başlığını görmüştüm. ben de onlardan biriyim. cidden çok kötü bir şey değil mi ya? bence bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. tamam sağlık da önemli ama para olmayınca şükredemiyor insan. insan hayata 10-0 geriden başlıyor sanki. çevreme bakıyorum herkese bir şeyler kalmış, bize en ufak bir şey kalmamış. insanın ömrü başkalarına gıpta etmekle geçiyor. sizce de çok üzücü değil mi:(
0
nothing in my way
(19.06.24)
Sen bir de borç kalmasını gör:) ha çok şükür borç kalmadı ama yine de beterin beteri var
0
hlt1985
(19.06.24)
Olmamış demek ki. Sen ebeveyn olduğunda sen bırakabilecek misin, çocuklarına ve torunlarına?
0
rock n roll
(19.06.24)
@rock n roll sırf bu yüzden evlenmemeyi düşünüyorum:)
0
🌸nothing in my way
(19.06.24)
Eskiden biraz daha kolaydı galiba, şimdi daha zor mal mülk bırakmak :)
0
rock n roll
(19.06.24)
Anne babanı seçemezsin ama kayınpederi seçebilirsin :)
0
gabe h coud
(19.06.24)
zengin e$ bakacaksin +1
0
cooperr
(19.06.24)
Yani evet üzücü de, değiştirilemeyen bir durum için üzül üzül nereye kadar. Gereksiz hamallık sanki
0
muhayyer divan
(19.06.24)
Değil
Para, mal, mülk, makam, şöhret...
Bunlar mutlu olmak için, hayatın tadını çıkarmak için hatta hayatın anlamını öğrenmek için ve ebedi mutluluk için olmasa da olur şeyler.
0
etna
(19.06.24)
reddi miras hepsinden güzel
0
ala09
(19.06.24)
eskiden bu kadar problem degildi cunku sifirdan da bir seyler yapilabiliyordu ama su anda sifirdan gelerek bir seyler elde edebilecegin amerika disinda ulke kalmadi sanirim. burada bile sikinti olmaya basladi.

gittikce gerilim artiyor, muhtemelen bir yerde kirilip daha farkli bir sosyal duzenin icine girilecek. bu 10 yila mi olur, 50 yila mi, 100 yila mi bilmiyorum ama olacak net bir sekilde. siniflar cok netlesmeye basladi, sosyal mobilite azaldi. bizim neslin hala umudu var cunku guzel gunleri gorduk ama yeni nesiller harekete gecmezse problem yasayacaklar. kitlesel gocler aldi yurudu. gocmen adam katildigi topluma sifirdan giriyor. bunlar da denkleme fukara olarak katilacaklar.

sen daha bekle sosyal sigorta sistemleri patladigi zaman kiyamet kopacak. insanlar yaslaniyor, yeni nufus sansli bir azinlik disinda fakirlesiyor. millet emekli olamayip sokaga dustugunde o zaman ciddi ciddi kan cikacagini dusunuyorum. 50 yasinin uzerinde ozel sektorde para kazanilmaz. simdi 50 yasindaki adam is bulamasa bile evi barki var. su an 20 yasinda olan genc karin tokluguna calisip 50 yasina geldiginde ev yapamayip ortada kalinca o adam cekecek emaneti, saglayacak adaleti.

benim tezim ayni demokrasinin sosyal erki ailelerden alip vatandaslara esit dagitmasi gibi, ekonomik erkin de ailelerden alinip insanlara esit dagitilmasi lazim. ve hicbir hakkin seve seve verildigi gorulmemistir insanlik tarihinde. cok ciddi sosyal buhranlardan sonra olursa olur. bizim nesil dunyanin cok rahat bir doneminde buyudu. 70 ve sonrasi dogumlu insanlar cidden insanlik tarihinin en guzel donemini yasadilar ve hep boyle olacak saniyorlar. millet 90'lari 2000'leri ovunce romantizm yapiyorsunuz diye bos bir refleks cevap veriliyor ama sonuna kadar dogru bir tespit o. ikinci dunya savasi sonrasi yasanan ozgurlesme ve zenginlesme donemi bitti ve yerini insanlik tarihinde cokca orneklerini gordugumuz buhranlardan birine birakacak.
0
antikadimag
(20.06.24)
hadi olumlu olarak da sunu ekleyeyim.

10 tane evinin olmasinin sana katma degeri yok. bir kislik, bir yazlik ev aldiktan sonraki evlerin katma degeri yok. burada gusto onem kazaniyor.

mesela turgut altinok 600 evi var ama memur gibi yasiyor. sen kendine bir ev yapsan istedigin muhitte, aksam sarabini peynirini alip eve gelebilsen bu hayat seni mutlu eder. ama bu soylediklerime ulasabilmek de kolay degil iste. hele turkiye'de hic degil.

o yuzden bence ne yapip edip bir ev yapmak lazim. sonrasinda da hayattan zevk alacagin bir gusto gelistirmek lazim. o 10 tane ev kalan dizolar bir beach club'a 5000 lira gomerken sen ufak bir pansiyon kiralayip tarihi oren yerlerini gezdigin, gun dogduktan sonra halk plajlari dolmadan denizine girdigin, aksama da tuttugun baligi mangalda pisirdigin bir hayatla yuzlerce dolar harcayanlardan daha kaliteli ve keyifli bir hayat yasayabilirsin.

ama yine de kafa rahatligi icin bir ev sart. bir ev, bir araba, bir de hayat arkadasiyla gayet guzel yasanir bu hayat.
0
antikadimag
(20.06.24)
Bu hayatta bir yerlere gelip bir seyler yapabilmek icin birilerinin yardimina ihtiyacin yok. Once bu inanci beynine sokmalisin.
0
tezek
(20.06.24)
Şükretmek lazım. Kendinizden yukarı olana değil aşağı olana bakın. Para kazanılır sizde kazanabilirsiniz.
0
doharkoman
(20.06.24)
iki dededen bırak miras nasihat bile kalmadı,

sağlık desen o da yoktu ikisinde de. ikiside zengin idi kendi çevresince.
0
duyurukullanıcısı
(20.06.24)
sağlık ve sevdiğin bir işin varsa
kirada da değilsen geçmişi çok takmazdım

zengin olmak güzel bi şey de sınırlı sayıda insan bu luxe sahip
yapacak bir şey yok vakti zamanında ataları ya da kendileri doru hamleyi yapmış
kimse emek vermeden bu noktalara ulaştı diyemeyiz
ortada bir haksızlık yok
0
bir soru sorcam
(20.06.24)
Mirası geçtim,borç kaldı. Beterin beteri var:)
0
asteriks
(20.06.24)
antikadimag +1 durumu gayet iyi açıklamış.
0
komando kani var bende
(20.06.24)
ben bu mantigi anlamiyorum. senin olmayan bir sey icin neden sikayet edesin ki? ben neden rahmi koc'un oglu degilim demek gibi bir sey.

saglik problemin varsa anlarim, yoksa calisacaksin. para cok onemliyse ve turkiye'de bu cok zorsa yurtdisinda calisip para biriktirirsin. dunyanin hicbir yeri 50 yil onceki alim gucune sahip degil. bu abd icin de almanya icin de gecerli bir sey. yapacak bir sey yok.
0
bohr atom modeli
(20.06.24)
dedene - babana kalmış mı da sana kalacak
0
jamswety
(20.06.24)
(1)

Goethe B2 kelime listesi

cek
Sevgili Romalılar, Goethe Institut'un sitesinde A1, A2, B1 seviyeleri için kelime listesi bulunuyor ama B2 için göremedim. Böyle bir kelime listesi mevcut değil mi? Varsa nasıl ulaşabilirim?
Sevgili Romalılar, Goethe Institut'un sitesinde A1, A2, B1 seviyeleri için kelime listesi bulunuyor ama B2 için göremedim. Böyle bir kelime listesi mevcut değil mi? Varsa nasıl ulaşabilirim?
0
cek
(15.06.24)
b1'den sonra olay artik sana kaldigi icin olabilir.
0
bohr atom modeli
(16.06.24)
(3)

Küçük çocuğun yetişmesi için yazlık-site

velasco
Merhaba. 3.5 yaşında bir oğlum var ve yaz döneminde; eskilerde ( doksanlı yıllarda) olduğu gibi arkadaşlıklar edineceği, koşturacağı, eğleneceği, top oynayıp bisiklete bineceği, sonradan görme veya anlayışsız insanların olmadığı bir ev-site arayışındayım. Evlerin eski olması önemli değil. Sizlerin
Merhaba. 3.5 yaşında bir oğlum var ve yaz döneminde; eskilerde ( doksanlı yıllarda) olduğu gibi arkadaşlıklar edineceği, koşturacağı, eğleneceği, top oynayıp bisiklete bineceği, sonradan görme veya anlayışsız insanların olmadığı bir ev-site arayışındayım. Evlerin eski olması önemli değil. Sizlerin bildiği böyle yerler var mı? Varsa nerede?
0
velasco
(12.06.24)
satılık mı, kiralık mı? hangi bölgeler? biraz daha detaylı sorun soruyu.
0
hops
(12.06.24)
istanbul cengelkoy emek mahallesi boyle bir yer. babamin akrabalari yasiyor ben de hayatimda 5-10 kere gitmisimdir fakat herkes birbirini taniyor ve herkesin evi mustakil fakat zengin insanlar da degiller. boyle bir gecekondu durumu var orada. fakat insanlar varos degil boyle 90larin mahallesi gibi.
0
bohr atom modeli
(12.06.24)
hocam maalesef bu aradığınızı bu dönemde bulmak biraz zor. çünkü devir değişti.

doksanlarda bütün yazlarımı aynen dediğiniz gibi bir ortamda, arkadaşlıklar edinip, koşturup eğlendiğimiz, bodrum turgutreis'te yazlık bir sitede geçirdim. bir sürü arkadaşım oldu, çok eğlendik.

yazlarımızı hala aynı yazlık sitedeyiz. arkadaşlarım da hala aynı sitede. çoğumuz evlendi, çoluk çocuk sahibi olduk. ama hiçbirimiz eskisi gibi gidip 3 ay yazlıkta kalamıyoruz ki. eskiden babalar çalışırdı, anneler emekli/ev hanımı idi. ailecek giderdik, işi olan babalar döner, anne ve çocuklar 3 ay kalırdı. şimdi anne de çalışıyor, çocukların da yok yaz okulu, yok bilmemne kampı. kimse 2-3 ay yazlıkta kalamıyor.

hanım öğretmen, ben de serbest çalıştığım için 1 ay gidebiliyoruz, en uzun tatil yapan da biziz. o süreçte arkadaşlarımdan gelen olursa biz de çocuklar da takılıyoruz ama en fazla 2-3 gün. onda da çoğunlukla hepsinin elinde telefon. aynı oyunu birlikte oynuyorlar ama telefonla. ha top oynayıp koşturuyorlar da, ama azıcık yorulunca hemen telefon alınıyor ele.

sitedeki son yazlık arkadaşları da biziz. bizden önceki nesillerde her yaş grubunda yazlık arkadaşlığı vardı. bu gelenek bize kadar devam etti. sonra yazlık arkadaşlığı kavramı bitti.
0
kibritsuyu
(12.06.24)
(3)

Birşey üretmek istesek, aynısından yada marka isminden dünyada var mı yokmu

Zetnikov
Birşey üretmek istesek, aynısından yada marka isminden dünyada var mı yokmu nasıl anlarız. bunu bulmanın araştırmanın bir yolu var mı?mesela diyelim ki tshirt bastırmak istesek logosundan, verecegimiz marka adından, dizaynından dünyada var olup olmadıgını nasıl anlayacagızadam hava alsın dıye delıkl
Birşey üretmek istesek, aynısından yada marka isminden dünyada var mı yokmu nasıl anlarız. bunu bulmanın araştırmanın bir yolu var mı?

mesela diyelim ki tshirt bastırmak istesek logosundan, verecegimiz marka adından, dizaynından dünyada var olup olmadıgını nasıl anlayacagız

adam hava alsın dıye delıklı yapmıs mesela bu tur seyler patente giriyor mu
yada mesela " benım adım ahmet ben kral adamım " yazmıs aynı özlü sözü başkalarıda yazabiliyor mu?
geçen gördüm "be stronger than excuses" yazmıslar bunu kopyala yapıstır yapılabılıyor mu
0
Zetnikov
(11.06.24)
sırf bu işlerle yolunu bulan avukatlar var. müşterilerden vekaleti alıyor trademark olan görsel, isim, marka vb.. şeyleri bulup maili gönderiyor, üstü kapalı tehdit. copyright ile korunan marka, görsel, kelime gibi şeylerde sıkıntı oluşur özlü söz, kelime gibi sahibi olamayacak şeylere ilgili bir sorun çıkmaz fakat kullanılan font mesela lisanslı ise oradan yakalayabilir. otomatik bir mekanizma yok takıntılı kolay para peşinde avukatlar var. yani salı pazarında her şeyi satabilirsin fakat etsy'de mümkün değil.

var mı yok mu da buradan www.uspto.gov
0
carisch
(11.06.24)
@carisch

hocam teşekkür ederim söylediklerinizi düşünüyorum saygılar
0
🌸Zetnikov
(11.06.24)
mühendislikten bildigim kadariyla patent olayi tum dunyayi kapsayan bir sey degil. gidip japonya'da kim ne uretiyor diye bakmak zorunda degilsiniz. fakat turkiye'yi kapsayan bir patent alinmissa dikkat etmeniz gerekir. bunun icin patent avukatlari falan var tabii. bir cirpida soylemek zor.
0
bohr atom modeli
(11.06.24)
(5)

başkasının hayatından GERÇEKTEN ilham veya gaz aldığınız oluyor mu?

m e b
selamlar.hani bir yakınınız/tanıdığınız/arkadaşınız veya tarihi bir figür olabilir. sıfırdan başlamıştır, türlü zorluklarla karşılaşmış ama yılmamıştır, iyi bir yerlere gelmiştir vs vs. sizde hiç "vay be, ne güzel, helal olsun. ben de aynısını yapabilirim <3<3<3" diyor musunuz? örnek aldığınız oluyo
selamlar.

hani bir yakınınız/tanıdığınız/arkadaşınız veya tarihi bir figür olabilir. sıfırdan başlamıştır, türlü zorluklarla karşılaşmış ama yılmamıştır, iyi bir yerlere gelmiştir vs vs. sizde hiç "vay be, ne güzel, helal olsun. ben de aynısını yapabilirim <3<3<3" diyor musunuz? örnek aldığınız oluyor mu kendinize?

valla ben tanıdığım biriyse gerçekten onun o sürecine tanıklık ettiğim için sevinme ve takdir etme olayı oluyor ama asla "o yapabildiyse ben de yaparım" mevzusu olmuyor. sevinişim bile onun adına oluyor, yoksa beni alakadar etmiyor. bakış açım "yav onun karakteri, hayatının dinamikleri başka, benimkiler çok başka" şeklinde oluyor.

mesela bir çobanın herhangi bir sınavda birinci olması, engelli birinin engeline çok ters yönde bir sergi açması, falanca kişinin orada seçilmiş ilk x olması, 108 yaşındaki adamın yepyeni bir üniversite/dil/okula başlaması bende yaprak oynatmıyor. sizde de öyle mi?
0
m e b
(10.06.24)
"Bir insanın yapabildiğini her insan yapabilir." sözünü duyduğumdan beri inanılmaz ilhamlar alıyorum insanlardan. Gerçek olanlardan tabii, uydurduğu yalanlara inanan toksik iyimserlerden değil.
0
sekizdokuzon
(10.06.24)
bazen filmlerde izlediğim şeyler kısa süreli gazlıyor birkaç saat kadar. ama hayatıma etki eden bi tarafı yok. dünyanın en hırssız insanı olarak başkasının yaptığı herhangi bi şeyden etkilenip heves edemiyorum.
0
nic cage
(10.06.24)
Klise gelebilir ama Atatürk'ü aliyorum ben. Beni gercekten calismaya ve ogrenmeye itiyor. Onun disinda lisedeki yakin cevrem parlak insanlardan olusuyor. Onlarin etkisi muhakkak olmustur. yine de ben en cok kendi kendimi "birileri yaptiysa ben de yapabilirim" ile motive ediyorum. simdiye kadar da pek bosa cikmadi.
0
bohr atom modeli
(10.06.24)
Hayir, hiç bir zaman.

Bilakis gördügüm her sey birbirinin tekrari ve kli$e geliyor çogunlukla.
0
Yourcousinmarvinberry
(10.06.24)
var, kuzenim.
yazılım sektöründe işe girdi. atm ve benzeri siber güvenlik konularında uzmanlaştı. şirketi halka arz olunca hisse aldı. sonra daha çok çalıştı daha çok hisse aldı. önce firmaya ortak, sonra da GM oldu. sonra firmayı sattı ve başka bir şirket kurdu. ülkemizin en zengin iş adamlarından biri şu an ortağı. takdir edip gaz alıyorum. sendekinin aksine o başardıysa ben de akılcı davranıp başarabilirim motivasyonu yakalamaya çalışıyorum.
0
KidLazer
(11.06.24)
(11)

Ali Koç mu Aziz Yıldırım mı iyi di?

sonhakan
Fikrini değiştiren var mi?
Fikrini değiştiren var mi?
0
sonhakan
(09.06.24)
Ali koç kaldığı sürece sırtımız yere gelmez.

Not: hedef 25
0
birmilyonunvarmi
(09.06.24)
gsliyim, aziz yıldırım daha iyi başkan olur diye düşünüyordum fikrim değişmedi. aziz yıldırım fena olgunlaşmış. tehlikeli gs için
0
paintov
(09.06.24)
ikisi de basarisiz oglu basarisiz. ali koc daha basarisiz hatta. al birini vur otekine.

keske ucuncu bir kisi bulabilseydik.
0
baldur2
(09.06.24)
ali koç ne yaptı ki, full başarısızlık.
0
ferenc
(09.06.24)
galiba dün geceki tartışma özelinde sordun. yani genel olarak hangisi başarılı değil, tartışma programında hangisi daha iyiydi diye sordugunu tahmin ediyorum

bence aziz yıldırım daha iyiydi. ali koçta hep bi gizemli haller, bir kibir var. karşı tarafın açığını bulmuş gibi lafı gediğine koymuş gibi konusuyor ama ortada bir şey yok. zaten aziz yıldırım da bir kaç defa dalga geçti, "ne garip adamsın" gibi bir şeyler dedi. "her şeyi yanlış anlıyorsun" dedi

seçimi büyük ihtimalle ali koç kazanacaktı zaten, bu tartışma aziz yıldırıma seçim kazandıracak kadar fark yaratmaz bence, ama aziz yıldırım gibi bir tecrübe bu şansı da değerlendirmek istedi
0
abelardo
(09.06.24)
ali koç,

aziz yıldırım sadece sermayeden yedi maalesef
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
ikiside değil
ikiside başarısız.

fakat dün akşam gördük aziz yıldırım canlı yayına iyi niyetle gelmiş, kongreyi,taraftarı birleştirmek için. oysaki ali koçun nefret kusmak için geldiği çok belliydi. konuşması, hal ve hareketleri ne kadar terbiyesiz olduğunu gösterdi.

zaten en büyük sorun koskoca kulüpte bunlardan başka aday çıkmaması.
0
my fault
(09.06.24)
gsliler ali koc'un finansal konularda ve kadro kalitesinde sahip oldugu ivmeden asiri cekiniyorlar fakat kazanacagini bildiklerinden "azizden korkuyordum" diyorlar.

aziz yildirim futboldan anlasaydi ismail koybasilarla alper potuklarla ucer senelik sozlesmeler yapmazdi. ali koc'un aldigi kadroya bakmak yeterli ikisinin arasindaki farki gormek icin.

eskiden iyi kadro kurmak kolaydi. euro dusuktu, parayi basip aliyorlardi. ffp yoktu. simdi olay cok farkli noktalara geldi. zaten ilk defa aziz yildirim bunla karsilastiginda kadro degeri 75 milyon euroya kadar dusmek zorunda kaldi cunku hicbir fikri yoktu ffp ile ilgili.

simdi de kulubun basina gecip olan kaynaklari sacma sapan transferlerle harcayacak kazanirsa. ali koc buraya adim adim geldi. bu yuzden de saglam bir temeli var. boyle devam ettigi surece yillarca surecek ambargo ve avrupada basari kacinilmaz. mourinho'yu oyle herhangi bir takimin basina getiremezsin. adam da goruyor bu ivmeyi.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
Fikrim degismedi, ikisi de Fenerbahçe seviyesinde başkan adaylari. Hangisinin 5. Yildizi kutlamalarini tvden izleyecegini merakla bekliyorum.
0
logisticsmanager
(09.06.24)
Son 20 senede rakibin 10 sen 6 kez şampiyon olduysan başarısızsın demektir. Aziz yıldırım kabadayı olduğu için hakemler üzerinde daha etkili. Ali koç zengine bebesi gibi para harcıyor. Olay sistemsizlik net. Bence fb başkanları soyunma odasına gsdan daha çok karışıyor ve daha sistemsiz bir yapılanma içinde ondan kaybediyorlar.
0
mikahakkinen
(09.06.24)
ikisi de cok kötü. ali koc un kisilik bozuklugu oldugundan emin oldum gibi bir sey ama.
0
robert bosch
(09.06.24)
(3)

Almanya çifte vatandaşlık yasası

dali dili havali korna
80'lerde almanya'da doğmuş fakat birkaç sene sonrasında türkiye'ye dönmüş biri yeni çıkacak yasa kapsamında çifte vatandaşlıktan faydalanabilir mi? Anne baba türk vatandaşı.
80'lerde almanya'da doğmuş fakat birkaç sene sonrasında türkiye'ye dönmüş biri yeni çıkacak yasa kapsamında çifte vatandaşlıktan faydalanabilir mi? Anne baba türk vatandaşı.
0
dali dili havali korna
(08.06.24)
Maalesef ben de 90 larda doğdum babamın hatası ile buraya dönmüşüz alman vatandaşlığına geçmeyi bırak orada yaşamak için oturum izni bile vermiyorlar.
0
the sound and the fury
(08.06.24)
illegalstar
(09.06.24)
almanya'da dogum yetmiyor vatandaslik icin. zaten o olay sadece abd gibi birkac ulkede var. avrupa'da yok benim bildigim.

link buldum:
qz.com
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
(15)

çok soru soran kişiler

deartheodosia
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
0
deartheodosia
(08.06.24)
Buraya mahsus soruyorsan kesinlikle burayı hareketlendirmeye çalışıyor. Bana göre. Yok genel soruyorsan iletişim ve ilgi ihtiyacını gidermeye çalıştığını düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Kararsız. Ben gibi
0
numlock
(08.06.24)
sorudan soruya fark var.

bazen sırf laf olsun, muhabbet diye de sorulabilir. bazen aşikar şeyleri sormak bile gerekebiliyor.

meraklı/zeki derim genelde soru soranlara. aptal demem pek. hadsiz de olabilir çok soruyorsa.
0
biseysorcaktim
(08.06.24)
Ömür törpüsü.

- Seni seviyorum.
- Neden?
0
gabe h coud
(08.06.24)
mal. hepsi gibi
0
pavlis
(08.06.24)
soruya göre degisir.
örnek lütfen?
....
galiba ben de cok soru soruyorum :)
0
robert bosch
(08.06.24)
olumlu veya olumsuz bir sey dusunmem
ama hafiften de sinir gelir abarti sekildeyse
0
aferin cok iyi dusunmussun
(08.06.24)
Mesela üretim yapan bir fabrikada yeni işe giren bir mühendisi düşünelim. Fabrika hakkında hiçbir şey bilmiyor. Her şeyi sormasını, merak etmesini beklerim. Sormuyorsa yadırgarım. Sorduğu soruların özelliğine göre zeki mi yoksa vasat mı onu anlarım.

Çok ufak bir araştırmayla bulabileceği şeyleri soran birisi eğer bunu alışkanlık haline getirmişse pek hoş karşılamam. Zevzek olduğunu düşünürüm.

Özellikle çocukların sordukları sorular onların zekalarıyla ilgili çok güzel ipucu veriyor. İyi soru soran çocuğa rastlayınca mutlu olurum.

Önemlidir soru sormak.
0
pispinti
(08.06.24)
Kesinlikle sordukları soruya bağlı. Sorusuna göre "Vay geri zekalı" ile "Hmm! Çok mantıklı bir soru" arasında geniş bir yelpaze var.
0
nawar
(08.06.24)
ne soruyor, anlamak için mi soruyor. konuşmuş olmak için mi soruyor bu önemli.
0
orpheus
(08.06.24)
Kişisel soruysa tersliyorum.
İş ile ilgiliyse cevaplarım, soru saçma olursa olsun, herhangi birşey düşünmem. Hepimiz öğreniyoruz. İyi bir soruysa, beğenirim kaliteli bir insanmış falan derim.
Ortamla insanlarla ilgiliyse, iyi düşünmem.
0
durgunfoton
(08.06.24)
cok soru sormak biraz aptallik gostergesi bence. dogru sorulari bulamiyor ya da cok dusunmuyor diye dusunurum ben.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
uzmanı dışındakiler soruyorsa aptal, insanları rahatsız ettiği için hadsiz.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
istihbaratçı olduğunu düşünürüm
0
Hallegadola
(10.06.24)
aramdaki ilişkiye göre değişir. kadın erkek tanışıklılık süresi. yani sorunun net değil. gerizekalı'dan çok zekalıya kadar geniş bir yelpazede
0
100binZar
(11.06.24)
(12)

Ali Koç ile Aziz Yıldırım arasındaki temel fark ne?

sonhakan
Proje yaristirmadiklarina göre nedir temel mesele?
Proje yaristirmadiklarina göre nedir temel mesele?
0
sonhakan
(08.06.24)
isimleri?
geçmişleri de olur
0
pavlis
(08.06.24)
stad projeleri var yarıştırdıkları. onun haricinde siyasi kanat farkı var. ali koç muhalif bir adam ama aziz yıldırım hükümete daha yakın, daha doğrusu ılımlı bir isim.
0
mustafakesekci
(08.06.24)
Ali Koç artık Aziz Yıldırım'ın enkazını devralmasına bırakılamayacak kadar çok hata yaptı. Finansal olarak 1,5 senedir düzlüğe anca çıktık. Daha yeni normal seviyelere geldik. Geçtiğimiz 10 yılın gelirlerine ipotek konmuştu, pos makinesine kadar haciz yolundaydık. Hepsi Aziz yüzünden oldu, Ali sayesinde düzeldi. Bu konuda hakkı yenmez ama futbol yönetiminden anlamadığı kesin. Aşırı popülist hareketler yapıyor.

Aziz Yıldırım ise ondan daha popülist söylemlerde bulunuyor. Ağzını açmasa rahat kazanırdı. Şimdi ise sadece TikTok ve Twitter'da Kurtlar Vadisi editleri izleyerek gaza gelen (ve Aziz Yıldırım yönetimi görmemiş) 25 yaş altı ile 45 yaş üstü romantikleri etkiliyor. Yani bütün taraftarı bu değil ama çoğunluk bu. Verdiği sözler çocuk kandıracak cinsten.

Ali Koç gelirse önümüzdeki Avrupa'da önümüzdeki 3 sene bizim lige göre güzel başarılar elde etmeye ve hem kulübü hem ülkeyi cazip hale getirmeye başlarız. Lig şüpheli, burada iş farklı dönüyor. Aziz Yıldırım gelirse ya bu sene ya da önümüzdeki sene 1 kere şampiyon oluruz. Bunu yaparken de düzlüğe çıkan kulübü batırıp gider. Sonra yine GS'nin BJK'nin ve TS'nin kadro dışı bıraktığı 33+ oyuncular ile belimizi doğrultmaya çalışırken ilk 3'e girmeye oynarız.
0
nawar
(08.06.24)
Ali koç muhalif mi? Tüm cemaati yanına çekmiş.

Aziz yıldırım 30+ insanların alışık olduğu başkan gibi başkan, tam bir o.g. Faruk süren gibi, Süleyman seba gibi.
Ve Ali koçtan çok daha zengin. Koç ailesi ne kadar destek olursa var, aziz yıldırım kendisi var.
Koyu bir beşiktaşlı olarak diyorum bunu.
Aziz başkan kraldır.
0
numlock
(08.06.24)
Not: inşallah da aziz başkan kazanır seçimleri.
0
numlock
(08.06.24)
Koyu bir Beşiktaşlı nasıl aziz Yıldırım över hayretle okuyorum.

Bu genç kardeşime 2003-2004 sezonunu araştırmasını öneririm.

Öte yandan futbol dünyası -sadece Türkiye'de degil- pis ve kirli bir dünya. Aziz Yıldırım bütün bu işleri ve bağlantıları çok daha iyi yonetiyordu. Şanssızlıgi akp+feto operasyonu kendisine patladı.

Ali koç ise bomboş bir adam. Türkiye'nin en varlıklı ailelerinden birisin ve tribünden adam dövmek için atliyorsun :) koç ailesinin olmamış üyesi kendisi. Kardeşlerini araştırın ne kadar alakasız olduklarını göreceksiniz (vizyon ve entelektuelite acisindan)

Temel fark, biri bulunduğu konuma kendisi geldiği için bütün bağlantılara çok daha hakim ve daha başarılı (daha kirli) öbürü ise tepeden sadece koç soyadi ile inmiş ortalıkta alık gibi gezinen bir tip

Not: tr futbolundaki bütün "basari" gibi görünen organizasyonların arkasında hep çok kirli bir ağ vardır.
0
makbur
(08.06.24)
aziz yıldırım 20 senede 10 gs şampiyonluğu
ali koç 6 senede 3 gs şampiyonluğu

şimdi aziz yıldırımın o 10 senede fb şampiyonluğu var
ali koçun hiç fb şampiyonluğu yok

bence ali koç kalsın. dış mihraklar, jome sorunho hojamız anadın mı, eagle hocamız.
0
baldan kaymak
(08.06.24)
Baldan kaymak +1
Aradaki fark birinin bir adet şeytan kupası bir adet de Türkiye kupası var. Diğerinin en azından şampiyonluğu var.

Yoksa ikisi de aynı seviyede insanlar. Sadece biri bu noktaya kendi gelmis, diğerinin dedesi zengin.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Aziz yıldırım başkan gibi başkandır. Emekli dayılar gibi "araştırmanı öneririm" demek gülünç. Yaşım da 40.
0
numlock
(08.06.24)
@numlock

Kusura bakmayın lütfen. Ben böyle başkan gibi başkan, kral adam vs ithalatı duyunca yaşınızın 40 olacağını tahmin edemedim :)
0
makbur
(08.06.24)
aziz yildirim'in futbolu hala 2000'lerin basi gibi sanmasi. halbuki son 4 fiyasko yilinda anlamaliydi.

ali koc basarisiz ama kulubu aldigi noktada kadro degeri 75 milyon euroydu. bu sene bariz sampiyonlugu calindi. avrupada ceyrek final gordu. rakibini kendi sahasinda yendi. bu bunlarin en buyuk gostergesiydi.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
Tabii canım araya hikaye sokusturuyoruz..

Her ne hikmetse reis 7 şubatta kendisini indirmek isteyen fetoculerle sadece 4 ay sonra turkiye'nin en buyuk stadinda 100 bin kisi Çılgınlar gibi fetoculuk kutluyor -türkçe olimpiyatları- yetmiyor "tulaayy gerii doonn" adamı gibi hocaefendisini çağırıyor..

Fıkra bununla da bitmiyor, koç ailesi ile yakın (!) İlişkiler içinde olan aktroll kardeşimiz allah razı olsun ki biz fakirlere koç kardeşleri detaylarıyla anlatıyor..
0
makbur
(10.06.24)
(8)

florürsüz diş macunu

toua tokuchi
bunlar dişleri florürlü olanlar kadar korur mu?
bunlar dişleri florürlü olanlar kadar korur mu?
0
toua tokuchi
(08.06.24)
Benim dişçim max florürlü olanları kullanıyormuş kendisi.
Florürün ağız içinden emilen miktarından bi şey olmaz diyenlerin görüşü bana daha mantıklı geliyor.
0
zimbirik
(08.06.24)
Uzun yıllardır florürsüz kullanıyorum, gayet güzel koruyor. Diş hekimim ilk görüştüğümüzde diş macunumu öğrenmiş ve gözleri fal taşı gibi açılmıştı, 3 sene sonra diş teli sürecim bittiğinde beni muayene edip göstermişti bak dişlerinde hiç diş taşı yok nasıl oldu anlamadım demişti. Florürsüz kullanıyorum gayet memnunum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Bir de çürük başlangıçlarını florürlü diş macunu temizleyebiliyormuş ve tekrar bir katman oluşmasını sağlayabiliyormuş diş yüzeyinde. Florürsüz olunca sadece temizlik yapıyor bildiğim kadarıyla.
0
zimbirik
(08.06.24)
Bu konuda kişilerin deneyimlerine pek itibar etmemek gerek. Çünkü dişlerin sağlığı konusunda diş macununa varana kadar onlarca etken faktör var.
En başta genetik miras, sonra beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı der, uzar gider.
İşin diş fırçalama kısmı diş sağlığında sonlarda bir yerde.

Hayatında ağzına fırça değdirmemiş, diş hekimi koltuğu görmemiş, 32 dişi de pırıl pırıl adamlar gördüm ben.

Ama dünya bu kadar kötülendiği halde florürden de vazgeçmiyorsa bir bildikleri var. Florürsüz diş macunu öneren diş hekimi de vardır mutlaka da ben hiç görmedim.

Florürsüz macunların pahalılığını görünce de bu konunun pazar oluşturmak maksatlı abartıldığını düşünüyorum.
0
Mirket
(08.06.24)
@mirket ağzına sağlık. Ben de diş hekimi olarak bir şeyler yazmak istiyorum ama şu muhabbet çok uzuyor. Biri gelip “hastr” diyecek diye çok şey diyesim gelmiyor. :)

Soruya cevap, diş macunu kullanmak zorunda değiliz. Mekanik temizlik en önemlisi, florür zararından çekiniyorsanız , florürsüz kullanabilirsiniz. Çok da mühim değil. Gidip boşuna çok para verip marka ürünler alıp, firma elemanı gibi lafta “sağlık savunucusu” da olabilirsiniz ama ne gerek.

Milyon tane çalışma var. Florür diş minesini kuvvetlendirir. Bakteri üremesini engeller/yavaşlatır. Başlangıç çürüklerini tedavi eder.

Paracelsus'un "Tüm maddeler zehirdir, ilacı zehirden ayıran dozudur" Sözünü de hatırlayalım.

Burada artı ve eksilere bakılır. Kiminin genetiği, bakımı,diyeti iyidir, florürsüzle de sorun yaşamaz. Kimi aksi durumda kötü hijyene sahip vb. kişidir, flor kaşıklar ama ne fayda.

Florür karşıtı insanların ana dayandıkları makaleler geneli etkilemiyor bence ama çoğu zaten dayandırılan bilime değil de “marketing” ve sosyal medya safsatalarına bakıyor. Haklı yönleri de var ama halk sağlığı için florür yasaklanması şu dönemde söz konusu değildir.

Sadece şebeke sularının florlanması ile bile sağlık sistemindeki çürük hastalığı yükü çok azalmıştır. Bunları çok anlamazlar.
0
bir ileti paylastim
(08.06.24)
@mirket @bir ileti paylastim @toua tokuchi

Kullandığım florürsüz diş macunu, markanın piyasaya sürdüğü diğer florürlü türlerin hepsinden ucuzdu. Hâlâ da öyle. Daha pahalı filan da değildi.

Madem diş fırçalamak diş sağlığı için yapılacaklar listesinin sonlarında, neden günde 3 defa muhakkak fırçalanması için yıllarca birileri kıçını yırttı onu da anlayamam açıkçası.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Listenin sonunda olması önemsiz olması anlamı taşımaz ki.

Bir yığın faktör var. Başkalarının kişisel deneyimleri sana emsal teşkil etmesin anlamında söyledim ben onu.
0
Mirket
(08.06.24)
olsa da olmasa da muhtemelen pek bir sey fark etmez. reklamcilik basarisi ikisi de.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
(11)

Telefonunuzu En Uzun Ne Kadar Süre Kullandınız?

rock n roll
Şu an kullandığım 4 yıl olacak. Bir önceki kapanıp açılmayınca, bu telefon ailem tarafından doğum günü hediyesi olarak alındı :)
Şu an kullandığım 4 yıl olacak. Bir önceki kapanıp açılmayınca, bu telefon ailem tarafından doğum günü hediyesi olarak alındı :)
0
rock n roll
(07.06.24)
Telefonlarımın ömürleri 4-5 yıl arasında değişiyor. 4 yıldan az kullandığım olmadı. 5'i gören de çok yok. Hepsini bozulana kadar kullandım.
0
nawar
(07.06.24)
Canımın sıkıldığı bir gün kullandığım telefonları keep'e not etmiştim. Oradan baktığımda 1999-2024 arası 25 yılda 10 farklı telefon kullanmışım. En uzun süre kullandığım telefon 5 yılla Nokia 6230i.
0
pispinti
(07.06.24)
şu an kullandığım tel 8 yıldır kullanıyorum. kırılıp bozulmazsa bir süre daha kullanırım. iphone 7
0
exlibris
(07.06.24)
4 sene. bana ideal geliyor. hala kullanılabilir haldeyken satıp yenisini alıyorum.
0
jelly bear
(07.06.24)
Şu an iki telefonum var, kişisel telefonum 15 pro max 5 aylık. Şirket telefonu 15 - 7 aylık

Bundan öncekileri 2 sene sonra değiştiğim genelde.
0
gabe h coud
(07.06.24)
Iphone 5s 7,5 sene kullandım.

Şimdi Eylül 2021 senesinde aldığım SE var. Bakalım 3 sene olacak.
0
put it in your appropriate place
(07.06.24)
Ben olabildiğince uzun süre kullanmaya çalışıyorum. 2021 yılında almıştım sanırım, daha en az bir yıl kullanırım.
0
hayirsiz
(08.06.24)
10 yıldır eşimin eski telefonlarını kullanıyorum. dolayısıyla onun istatistiğini vereceğim. 4 yıl.
0
brakgn
(08.06.24)
Hemen hemen her yıl değişiyorum.
0
numlock
(08.06.24)
3,5 - 4 yıl arası. Daha az ya da daha fazla olmadı hiç
0
akhenaten
(08.06.24)
ilk ciktiginda aldigim iphone x'i halen kullaniyorum. yaklasik 7 yil oldu. bu sene yenisini alacagim ama.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
(8)

Likör ne ile içilir?

darkwizard
Jagermeister ve türevleri ne ile içilir.
Jagermeister ve türevleri ne ile içilir.
0
darkwizard
(07.06.24)
Soğuk ve sek içilir.
0
numlock
(07.06.24)
Türk kahvesi eşlikçisi
0
Mirket
(07.06.24)
likörden liköre değişir ama jagermeister sek ve shot içilir
0
sir gawain
(07.06.24)
brandy ve likörler genelde digestive içkilerdir ve yemeklerden sonra içilir. ama ben kahve eşliğinde ya da hafif bir tatlı ile birlikte içebilirim. genelde oda sıcaklığında içilse de ben on the rocks şeklinde buzla içerdim.

şu şekilde meyve sularıyla da karıştırılabilir ama jager'in tadı baskın olduğu için herkes beğenmeyebilir
www.bigbearswife.com

alkol sağlığa zararlıdır.
0
exlibris
(07.06.24)
Jager'i portakal suyu veya enerji içeceği ile yumuşatabilirsiniz fakat sek içmeye alıştıktan sonra hiç bir karışıma ihtiyaç duymazsınız. Jager türevi likörler kış mevsimi içkisidir. Eğer bu mevsimde içeceksiniz mutlaka serin/soğuk ortamda uyuyun aksi halde olumsuz etkilenilirsiniz.
0
HellKeePer
(07.06.24)
bu tur seyler digestive diye geciyor. yemekten sonra bir iki minik shot bardaginda icilip gecilir. oyle sarhos olmak icin uzun uzun icilen ickiler degiller cunku agir ve cok sekerliler.

turklerdeki jägermeister olayini anlamiyorum bence de berbat bir icki. averna, fernet branca falan da bu egilimdeki sevmedigim ickiler.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
@bohr atom modeli

Likörlü içkiler evet baya şekerli bir disaronno vardı bizde 5dk da bir sürü sinek üşüttü üstüne içkinin
0
🌸darkwizard
(09.06.24)
soğuk ve sek derler ama oda sıcaklıgında ve sekte güzel bence.
sert falan diyorlarda Romanyada sindirim için içilen diğer likörler yanında hafif bence.

turk kahvesıne sek likorler genel olarak iyi gidiyor bence.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.